İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

30 Mart 2026 Pazartesi

Zamanı Gelenler

Merhaba Dostlar,

Bu sefer arayı çok açmadım sanki. Biraz açtım, çok denmez. 😏 Özledim size yazmayı. Aslında bu aralar genel olarak pek yazmıyorum desem yeridir. Bir önceki yazımda da söylemiştim galiba. Daha çok okumaya verdim kendimi. Bir de yine yeni yeniden Rusça çalışmaya başladım. Öhöm öhöm! Ne yalan söyleyeyim, Rusça konuşabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor. Biliyorum, anadil gibi asla olmayacak. Bırakın anadili, İngilizce seviyesinde bile olması uzun yıllar alır. Belki birkaç sene Rusya’da yaşarsam falan anca. Öyle bir niyetim de hiç yok. Büyük konuşmayayım aman. Nasıl desem işte, ufak ufak günlük hayatta derdimi anlatabilecek kadar konuşsam yeter ve o şekilde konuşabilmeme de az kaldı gibi hissediyorum. 😄 

Aslında keskin bir ara vermemiştim, her fırsatta Slav kökenli arkadaşlarımla çat pat konuşmaya çalışıyordum kendimce. Ya da ne bileyim, sosyal medyadaki Rusça yorumları falan okuyordum anlayabildiğim kadarıyla. Elbette disiplinli bir şekilde çalışmanın yerini tutamaz bunlar. Ders kitabımın son bölümlerine gelmiştim zaten o zamanlar. Pandemi idi hamilelik idi biraz çalışmalarım sekteye uğramıştı. Doğumdan sonra da kitabı kaldırmıştım. Şimdi yine elimde canım kitabım. Bitireceğim, azimliyim. 💪 Ve bence bu çok güzel bir şey. Yani benim için. Herkes dil öğrenirken benim kadar eğlenmiyordur tabii ki. Bu benim ilgi alanım ve kitabı tekrar elime aldığım için kendimi kalpten tebrik ediyorum.😎

Bu aralar uzun zamandır yapmadığım şeylere geri dönüş akımı içerisindeyim sanırım. Yine yıllar yıllar sonra satranç oynamaya da başladım. Gerçi bu benim istememle olmadı doğruyu söylemek gerekirse. Bizim minik kuşlar satranç dersi almaya başladılar bu sene. Ben de o yüzden oynamaya başladım Güneşışığımla. Öncesinde de bilgisayarla oynadım biraz ısınayım diye. Yenildim tabii ama ne kadar zevkli olduğunu bir kez daha hatırladım. Hatta bu aralar hiçbir şey yapmayıp sırf satranç oynayasım var. O derece! 😅

Bir zamanlar her akşam bilgisayarla oynardım. Çok iyi değilim, tartışmaya gerek yok ve fakat ruhuma da beynime de çok iyi geldi. Hatırlıyorum da annemler beni 5-6 yaşlarındayken kursa göndermişlerdi. Hayal meyal zihnimde o günler. Tek bir kare var hatta hatırladığım diyebilirim. Annemlerin çok yakın arkadaşlarının benden bir yaş büyük oğluyla beraber gidiyorduk. Çok da sarmamıştı beni o zamanlar açıkçası. Üniversitede tekrar ilgi duymaya başladım. Şimdi ise satranç sevgimin zirvesindeyim herhalde. ♚ Güneş de öğreniyor diye çok seviniyorum, bence herkes bilmeli.

Bir de okul etkinliklerim başladı, onu da duyurayım buradan. Biraz önce Bornova’daydım. Kütüphaneler Haftası kapsamında Bornova Belediyesi’nin bir etkinliğine katıldım. 2. Sınıf öğrencileri ile söyleşi yaptık. “Nesi Var?”ı tanıttım, sohbet ettik havadan sudan ve etkinliğin en sonunda da masal uydurduk hep birlikte. Tabii bağırış çığırış! 😂😂Bir yabancı öğretmen şöyle yazmıştı sosyal medyasında: “Public teaching means: %10 content + %90 Quiet please!” Aynen öyle oldu benim de bu miniklerle. Yapacak bir şey yok. Ücretli öğretmenlik yaptığım zaman boğazım acırdı yüksek sesle konuşmaktan. Bugün de gıcıklanır gibi oldu vallahi. Ve fakat çok keyifliydi  her zamanki gibi. Tekrar çağıracaklarmış, buyursunlar çağırsınlar. Seve seve giderim ben. 💚

Bir sonraki etkinliğe “Defne ve Ormandaki Boz Ayı” da çıkmış olur herhalde. Size söyledim mi bilmiyorum “Bear of the Woods” Türkçe olarak çıkacak. Yol Akademi ile anlaştık yine. "Nesi Var?”ı da onlar basmıştı. “Defne ve Ormandaki Boz Ayı”yı da çok sevdiler. Resimlendirmesini yapıp ücretsiz basacaklar. Ben de çok mutluyum elbette. Aslında, Jemmoo demişti onlarla konuş diye “Bear of the Woods” ilk çıktığında. Ben de haber vermiştim İngilizce masal kitabım çıktı diye. Sadece tebrik etmişlerdi o zaman. Ben de üstelememiştim.

Geçen ay aklıma düştü yine. Aradım, ikinci bir kitap için başvuru yapabilir miyim diye sordum. Ücretsiz olarak yazar başına tek kitap basıyorlar diye kalmış aklımda. Öyle değilmiş meğer. Beğenirlerse ve daha önce basılan kitapta bir sorun yaşanmadıysa ikinci kitabı da basıyorlarmış. Aylık olarak düzenledikleri yarışmaya katılırsam daha çabuk cevap alırmışım. Bir de bunu dediler. Ben de hemen başvurdum. Ve kabul edildi. 🎉🎉 Şahane oldu kısacası! Biraz önce kapak tasarımını göndermişler onay için hatta. Sanrım bir ay içinde basılır. Hayırlısıyla diyelim tabii ki. 🙏

Her şeyin bir zamanı var yani sevgili arkadaşlar. Beş senedir bekleyen kitabı bu sene tamamlayacağım İnşallah. Belki on beş senedir oynamadığım oyunu tekrar oynuyorum. Hem de kızımla. 💕Jemmoo’nun yıllar önce yaptığı öneri de bu sene karşılığını bulacak hayırlısıyla Yarabbim. 🙏🙏🙏

Zaten bu yazma işlerinde Jemmoo’nun bana hep bir şekilde faydası dokundu. Doğrudan ya da dolaylı olarak mutlaka güzel bir kapı araladı bana. Uğurlu geliyor bana. Ona da buradan teşekkürler ve öpücükler…😘

Yazımı da sonlandırıyorum artık, kuzucuğumu almaya gideceğim. 😍

Sevgiler,

💛

 


19 Şubat 2026 Perşembe

Neler Yazmışım Bir Bakalım

Merhaba Canım Dostlar,

Bu akşam ev halkı erkenden uyuyunca içimden sizlere şu ana kadar yazdıklarımın envanterini çıkarmak geldi. Gerçi bir süredir niyetleniyordum ama vakit bulamamıştım her zamanki gibi. 🤦‍♀️Ve yine her zamanki gibi zaman koştura koştura geçiyor, uçuyor adeta! Rahmetli anneannemin dediği gibi bir bakmışsın Pazartesi, bir bakmışsın Cuma olmuş. Hele bir de bir yerlere gittiysek jet hızı devreye giriyor. Hafta sonu babaannelerdeydik, vallahi ne zaman döndük de günlerden artık Perşembe oldu anlamış değilim. 😁 Elbette her zaman dediğim gibi zamanın akıp gitmesi olağan, yeter ki keyfimiz yerinde olsun. Çok şükür sağlığımız, keyfimiz yerinde. 🙏🙏🙏🙏🙏 Hafta sonu da ailecek çok güzel zaman geçirdik beraber. Daha ne olsun?

Birkaç haftadır hiçbir şey yazmıyorum işte, tek sorun o. Bu aralar okumaya verdim kendimi. E tabii, yazmak için beslenmem lazım değil mi?

Neler okudum? Önce, kendi öykümün de yer aldığı Cumba Fanzin'in son sayısını okudum. 🎉Sonrasında "Kurtlarla Koşan Kadınlar"a başladım tekrar. Hamileyken okumaya çalışmıştım, hiç sarmamıştı. Çok hevesle aldığım için hayal kırıklığına uğramıştım açıkçası. Sonra birilerinden aslında o an hiç de mantıklı gelmeyen bir şey duymuştum. Artık saçma gelmiyor. 👍Hamileyken bazı kitapları okuyamazmışsın. Hormonların bütün vücudunu etkisi altına alması kitap zevkini bile şaşırtıyormuş. Hiç de saçma değil zaten. Nasıl bazı kadınlar asla ağızlarına değdirmedikleri yiyecekleri parmaklarını yalaya yalaya yemeye başlıyorsa hamileyken, kitap zevki de değişebilir. Neden olmasın? Gerçekten de öyleymiş bu arada. Bende haklı çıktı bu tez. "Kurtlarla Koşan Kadınlar" bir sardı şimdi beni, ne sarmak! Bayılarak okuyorum vallahi ama daha bitmesine çok var. Birazcık uzun ve ağır bir kitap. Bitirince tekrar yorumlarımı paylaşırım sizinle buradan.

Son olarak, "Müphem"i okuyorum tabii ki! 😎 Şimdilik bölümler birbirini pek tutmuyor gibi ama bir şekilde bir yerlere bağlanacak diye ümit ediyorum. 😅 Yanlış anlaşılmasın, her bölüm kendi içinde başarılı. Kesinlikle abartmıyorum, öyle ilk defa eline kalem almış değil hiçbir bölümün yazarı. Belli yani, herkesin en az benim kadar yazarlık geçmişi var. Ancak… Roman bir bütünlük kazanacak mı? Orasını göreceğiz hep birlikte. ❓❓❓❓

Bu yazımın amacına dönecek olursak aşağıya şu ana kadar yayınlanmış tüm yazılarımı sıralıyorum dostlar (tahmin ettiğimden daha fazla çıktı ve ben buna çok sevindim 😊):

            1. Nesi Var? - Kitap olarak basıldı

            2. Bear of the Woods - Kitap olarak basıldı

            3. Yine de Gel! - O Belde'de yayınlandı (şiir)

            4. Gitmek - O Belde'de yayınlandı (şiir)

            5. Metroda Gidiyoruz - Öykü Kumbarası adlı seçkide yayınlandı

            6. Kayıp - Pencere adlı seçkide yayınlandı

            7. Cinayet Silahı - Buram Buram Anadolu adlı seçkide yayınlandı (3.lük ödülü)

            8. Kilit Taşı - Dutluk Dergi'de yayınlandı

            9. Öykünün İçinde Bekler Seni - Dutluk Dergi'de yayınlandı

           10 - I Lit a Candle and Made a Wish - Dutluk Dergi'de yayınlandı

           11. Zor Gurbet - Truva Edebiyat Dergisi'nde yayınlandı

           12. Defter - Kirpi Edebiyat & Düşün Dergisi'nde yayınlandı

           13. Duygu Kadın - Sis Dergi'de yayınlandı

           14. Bir Bahar Günü Gündüz Düşü - Varyasyon Kalemler Dergisi'nde yayınlandı

           15. Bozuk Üçgen -  Gri Kalemler'de yayınlandı

           16. Bu Şehri Terk Etmek İçin En Uygun Saat - Öykümen Edebiyat'ta yayınlandı

           17. Kargalar - Öykümen Edebiyat'ta yayınlandı

           18. Hemen Önce - Cumba Fanzin'de yayınlandı

           19. Ardından - Eecstaticc'in son sanat kitabı "Veda"da yayınlandı (babacığıma yazdığım şiir 🙇 💛)

            20. Deprem - İLESAM İlim ve Edebiyat Dergisi'nde yayınlandı

            21. Deney - Yeni Yazar Dergisi'nde yayınlandı

           22. Sen Vazgeçme - YouTube kanalımda bestelenmiş olarak paylaştım (Jemmoo için yazdığım şarkı sözü 😇)

            23. Müphem - Kolektif roman olarak basıldı (son bölümü ben yazdım)

Sanırım şimdilik bu kadar. Bu listeye almadığım ve yayınlanmayı bekleyen üç öyküm daha var. Onları da zamanı gelince paylaşırım. Bir-iki küçürek öykü ve şiir ve hatta Haiku denemelerim de var aslında ama linklerini bulamadım şimdi. Ben, ara ara bu yazıya döner güncelleme yaparım zaten şüphesiz. ✍️

Daha nicelerine İnşallah diyerek yazımı bitiriyorum. 🙏

Sizi seviyorum, kendinize iyi bakın!

💕