Bu işte bir terslik var. Ben yanlış biliyorum sevmenin ne olduğunu herhalde! Ben de birçok şeye kırılıyorum ama kavga çıkarmamak için, geçinmeye niyetim olduğu için yutuyorum, uzatmıyorum. Sen ufacık konulardan kavga çıkartıyorsan bu sevgi değil arkadaş. Her gün bir sebebin var kavga etmek için. Ya sevmiyorsun ya kavga bağımlısı olmuşsun. Tabii ömrü billah kavga etmiş, normalin bu olduğunu zannediyor herhalde. Mesleği de kavgaya, polemiğe uygun zaten. Ama ben öyle değilim!!! Asla normal olduğunu da düşünmüyorum. İki günde bir kavga mı edilir? Çocuk muyuz biz, oyuncakları paylaşamayan kardeşler miyiz?
Bakın şimdi size son kavga sebebimizi anlatacağım. Benim pamuk (!) sevgilimle birlikte ofise indik geçen gün. Tek arabayla haliyle. O da bir yere gidecekti o gün, toplantısı vardı. Benim de Torbalı'ya gitmem gerekiyordu çünkü Zat-ı Muhterem Sultan Süleyman Han Hazretleri'ne hediye alacaktım, sadece Torbalı'daki mağazada vardı o ürün falan filan. Beni bütün sabah oynattı, "sen hemen çık", " yok yok beni bekle", "iyi o zaman sen git bari" diye. (Bu arada belli bir saatte geri dönmem lazımdı çünkü hastanede randevum vardı. Ona da 100 kere söyledim ama 1 saniye bile aklında tutamıyor benimle ilgili şeyleri nedense!! Çok sevdiği için herhalde...)
Neyse efendim yarım gibi ben çıktım artık. Bu arada yine bir uyuzluk yapmıştı ve beni kırmıştı ama ben olabildiğince kavga etmemeye programlandığım için uzatmadım. Torbalı'ya gittim, alacağım üründe sorun çıktı, sevgilim olan şahsiyetle konuştum defalarca. Şebek şebek resim bile gönderdim. Gördüğünüz gibi kırgın olmama rağmen hiç uzatmadım. Bu arada Torbalı'da "Metropolis Antik Kenti" varmış. Ben de o gün öğrendim, bulunduğum yere 8 km mesafede yazıyordu tabelada. Ben de oralara kadar gitmişken bir yarım saat dolaşırım diye düşünmüştüm. Çok da yakınmış zaten. Tabii evdeki hesap çarşıya uymadı. Üründe sorun çıktığı için, dakikalarca telefonla konuşmak zorunda kaldığım için, yemek yediğim için vs. gezecek vakit falan kalmadı. Ofise geri döndüm. Ayy bu bir sinirli, delirmiş, kudurmuş. Ne bencilliğim kaldı ne gezme meraklılığım.. Yüksek tonda söylendi herkesin içinde. Neden? Çünkü bana söylemediği halde benim onu almamı bekliyormuş gittiği yerden. Gittiği yer de ofisine 10 dakika mesafede, memlekette de bol bol taksi var çok şükür!!!
Evet soruyorum size sevgili arkadaşlar; bu yüzden siz kırar mısınız sevgilinizi? Benim elimde o kadar kuvvetli doneler var ki kavga çıkartacak. Ben susuyorum ama adam böyle bir sebepten bile kavga çıkartabiliyor. Atlayacaksın taksiye, geleceksin ofise! Ya da en başından "Beni mutlaka alman gerekiyor, oyalanma, işini çabuk hallet." diyeceksin. Böyle şey ne duydum, ne gördüm!!! Benim bundan tek anladığım senin geçinmeye niyetin yok arkadaş. Benim de artık seni eyleyecek, her şeyini yutacak takatim yok. Ben her gün kavga istemiyorum. Gayet de normal bir istek bu sanırım değil mi?
"Abla" ve "Kardeş" bile ilk defa beni haklı buldu düşünün yani! Çoğu tartışmamızda Jemmoo'yu haklı bulurlar çünkü. Ama bu sefer o kadar haksız ki ve o kadar saçmaladı ki herkese pes dedirtiyor. Bana da "Git!" demek istiyor herhalde. Ben anlamıyorum. Olabilir... Artık ne düşüneceğimi bilmiyorum.
Sonra ne oldu? Onu da söyleyeyim. Ben ne kadar kırılmış olsam da konuşmuyor olsam da gönlümü almasını bekliyor olsam da merak edip mesaj attım, aradım (şehir dışına çıktı bu tartışmadan bir gün sonra) ve bana saatler sonra dönüş yaptı. Benim meraktan çıldırmamda hiç mahsur görmüyor yani.
Soruyorum o zaman size, hangimizinki sevgi acaba?
-------------------------------
Birazdan Metropolis'e gideceğim bu arada. Başladığı yerde bitsin bu saçma tartışma. Totem diyelim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder