İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

17 Mayıs 2017 Çarşamba

İçimizdeki Hastalık

Bugün itiraflarda bulunmak istiyorum. Bazı söylemlerim haddini aşarsa ya da sizi üzerse affola 😌. Kompleksli olduğumuzu düşünüyorum, bir takım konuları aşamadığımızı, geçmişten gelen kayıtlarımız/kırgınlıklarımız olduğunu ve bu yüzden o hassasiyet duyduğumuz konularda sürekli ve bazen doğal olmayan bir şekilde iyileştirme çabalarımız olduğunu düşünüyorum.

En başta kendimden biliyorum tabii ki. Çok sağolsunlar, etrafımdaki insanların bir kısmı genelde dış görünüşümle ilgili iltifatlarda bulunurlar, beni mutlu ederler 💛. Beğenmelerinin en temel sebebi de formuma ve bakımıma özen gösteriyor olmam, süslü püslü olmam ve giyinmeyi, kuşanmayı sevmem elbette. Dünya doğal güzellik birincisi değilim yani hahahaha 😜😜😜. Demem o ki, ben kendime özel bir çaba harcıyorum insanlar beni beğensin diye. Evet, gerçek bu! Beğenilmek, güzel bulunmak istiyorum. Neden? Çünkü neredeyse tüm ortaokul ve lise döneminde gözlüklü, kaşları birleşen, okulun en uzun kızı, tam bir genç irisi olduğum için ve şımarık, züppe, zengin çocuklarının (Şimdi akıllı, uslu, kibar yetişkinler oldular. Bunu söylemem lazım.) acımasızca herkesle dalga geçtiği bir kolejde okuduğum için... Hoş, yazlık çevremde de aynı beğenilmeme ile karşılaşıyordum. Güzellik yarışması yapılmıştı, 3 kişi katılmıştık ve ben 3. olmuştum 😁😁😁😁😁. Gayet net hatırlıyorum, çok üzülmüştüm...

Velhasıl-ı kelam, bütün ergenliğim bana "Azman" ya da "Dana" diye seslenen erkek çocuklarının kalbimi kırmasıyla geçti. Ondan sonra da hemen kendime çeki düzen verdim. Kötü mü oldu kendime çeki düzen vermem? Hayır, elbette değil. İnsanlar, olabildiğince en iyi formlarında dolaşmalılar. Ben buna inanıyorum. Ancak, bu kırgınlıklarım/kayıtlarım yüzümden beğenilme dürtülerim fazla gelişti sanırım ve bu beni rahatsız ediyor. Hangi konuda olursa olsun insanlar tarafından beğenilmeyi takıntı haline getirmemeliyiz. Elimizden geleni yapmalıyız, o kadar. Sonra isteyen beğensin, istemeyen beğenmesin. Ayrıca, formülü de biliyorum işte. İsteyince oluyor. Kendine biraz dikkat eden, bakımlı, giydiğini yakıştıran herkes alımlı oluyor. Daha da önemlisi, o alım/çalım asla kalıcı bir şey değil, bir anda yok olup gidebilir. Asıl bunun bilincinde olmalıyız. Bakın 10 gün oldu, ayağımdaki yanık yaraları kabuk bile bağlamadı. Şişliklerim daha dün indi. Ayağım değil yüzüm yansaydı ne olacaktı? Allah kimsenin başına vermesin 🙏.

Yani, hiç bir konuda kendimizi beğendirmeyi takıntı haline getirmemeliyiz, sunileşmemeliyiz. Diyorum, diyorum ama en başta ben koşuyorum işte. Hem de bayrak taşıyorum 😅. Entelektüel anlamda da takıntı sahibiyim ben. Yüksek lisans ve doktora (Doktora bitmedi, belki bir gün biter...) zamanlarımda bazı hocalarım tarafımdan kör cahil, Allah'ın bilgisizi, donanımsızı, köyden gelmişi muamelesi gördüğüm için bu konuda da takıntılıyım. Yaşasınnn!!!! Hehehehehe, hadi o kadar abartmayayım. Bu süreçlerden geçen herkes bilir, ruhunuzu emen hocalar vardır her üniversitede. "Bu kadın/bu adam evinde ne yaşıyor da böyle olmuş?" diye sorarsınız. Zaten düşününce, ne kadar kötü olabilirim de bu muameleyi hak edeyim? Ben orada yüksek lisans/doktora yapıyorum, belli bir cehalet seviyesini geçmişim yani değil mi?? Bu bilinçle o kadar çok kırılıp, gücenmedim ama yine de o dönemleri çağrıştıran başlıklardan bir tartışma başladı mı herhangi bir ortamda, hala ve hala biraz geriliyorum. Çok saçma ama böyle! Ha öbür yandan bana ne kattı bu durum? Gayet sorgulayan, araştıran, okuyan bir birey oldum ve bundan da oldukça memnunum. Maalesef her okuduğum aklımda kalmıyor ama ne kadarı kalırsa kardır diyerek, tekrar tekrar bilmediğim konulara, terimlere bakmaktan asla yorulmuyorum 👍.

Bu içimdeki hastalık, ilişkimi yansıtmama da yansıdı. Jemmoo ile de defalarca konuştuk bunu. Farkındayım ve engel olamıyorum. Kendime de kızıyorum sonra fakat bazen ilişkimi ve mutluluğumu sosyal medyada paylaşmak için bastıramadığım bir istek duyuyorum. O kadar uzun bir süre sonra arzu ettiğim iletişimi ve ilişkiyi yakaladım ki, bugüne kadar "Sen düzgün birini bulamıcan bu gidişle!", "Kedili kadın olucan sen!" diyen herkesin gözüne sokmak istiyorum bunu. Diyeceksiniz, daha başka arızan yok mu? Hehehehehe şimdilik bu kadar. En rahatsız olduklarım bunlar en azından. Ve maalesef yalnız olmadığımı da biliyorum. Ben ve benim gibiler umarım en kısa sürede bu dış yanılsamalardan kurtulur, daha çok içine dönebilir ve duygu durumlarını dengeleyebilir. Hepimize, id, ego ve süperegomuzun optimum uyum, optimum dağılım/bütünleşme içinde olduğu sağlıklı, bilinçli yaşayışlar, kavrayışlar, oluşlar diliyorum.

Kendinize dikkat edin 😍😍😍.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder