Merhaba arkadaşlar, bir Bahar Pazarı'ndan merhabaaaa!!!! 🌼🌼🌼
Çok uzun yazmayacağım bugün çünkü çooook işim var ve sabahtan beri sallanıyorum. Dün biraz yoruldum, geç de yattım derken derken bugün kendimi kaldıramıyorum bir türlü 😁.
Bu aralar çoook senelerden beri yapmadığım şeyleri yapıyorum. Sizlerle de paylaşmak istedim. Mesela düz vites araba kullandım, hem de defalarca. Ne zorum mu vardı? Valla ben hiç istemedim ama şirket bizim birime düz vites bir araba tahsis edince zorla oldu 😆. İyi de oldu tabii bir yandan, düz vitese de alışkın olmak lazım. Amaaa nerede otomatik arabanın rahatlığı, nerdeee??? Normalde araba kullanırken bir yoga yapmadığım kalır 😁😁😁ama düz vites kullanırken nefes bile almıyorum vallahi!
Başka ne oldu yine senelerdir olmayan? Örgü örmeye başladım. En son üniversitede sabunluk (!) örmüştüm. Sabunluk yani 😆... Şimdi Jemmoo'ya atkı örüyorum. Koca çenemi tutamadığım ve söylediğim için sürprizi kalmadı. Rahat rahat yazabilirim. Eşsiz bir parça olmuyor ama el emeği göz nuru! Önemli olan da bu değil mi? (Neye benzeyecek ben de çok merak ediyorum. Buradan resim paylaşırım belki. 😉)
Aa çok önemli bir başka konu, ev değiştiriyorum!!! Annemler kendi evine geçecek, ben kiraya çıkacağım. Bakalım nasıl olacak kendi evim 🏡. Yine üniversiteden beridir yapmadığım bir şey... Tek yaşamak! Çiçekler alacağım, süs eşyalarımı serpiştireceğim her yere, Jemmoo'nun aldığı banyo takımını kullanacağım (öyle bekliyor garipler nicedir) vesaire vesaire... Her şeyin güzel olması için elimden geleni yapacağım kısacası, başka türlü olmamalı zaten değil mi? Değişen şartlara ayak uydurmak ve şartlar ne olursa olsun ortamımızı güzelleştirmemiz lazım. (Jemmoo da Jemmoo Juniorlarla başka bir eve çıkıyor. Dediğim gibi şartlar böyle gerektirdi.)
Arabamı da değiştiriyorum, elimde kalacak yoksa zaten 😛. Sanırım en çok birkaç ay içinde değiştirmiş olurum İnşallah 🙏. Her şey yolunda giderse tabii! Ev değişecek, araba değişecek... Benim tarafımda baya değişiklikler var kısacası.
(Yine burada yarım bırakmak zorunda kalmıştım. Şimdi gecenin bir yarısında devam ediyorum. Yoga yaparken de kolumu incittim bu arada, bir hayli zorlanıyorum şu an. 😌 İnsan yoga yaparken bir yerini nasıl incitir yaa? Boks yapsam ne olacak acaba? 😕)
Gelelim bloğumun başlığında yazan, dünyanın en tatlısına, en miniğine, en sevdiğime... Bir kuşum var artık. Üç ay falan önce Jemmoo gitti, arkadaşının çiftliğinden kaptı geldi onu. O bir kanarya... 💖💖💖Adı da Pingo. (Ben koydum adını.) Yıllar önce Sarışın vardı, onun adını da ben koymuştum. Muhabbet kuşum... Onu da çok sevmiştim ama biliyorsunuz işte kuşların ömrü insan ömrü kadar uzun değil 😪. Şimdi Pingo var ve o kadar çok seviyorum ki onu, anlatamam. O da beni tanıyor biliyor musunuz? Yemin ederim, minnacık kuş beni tanıyor ve ciklemeye başlıyor beni görünce 😊😊😊😊. Jemmoo'nun da kuşu tabii ama en çok benim 😎. Bir süre Jemmo'da kaldı, yalnız kalıyor diye kıyamadık. E tabii bütün gün işteyiz. Annemlere getirdim, bir süre de annemlerde kaldı. Maalesef annemin alerjisi tuttu, yine yer değiştirmemiz gerekti. Şimdi kaplıcada. Keyfi de yerinde. Aslında, eve çıkınca yanıma mı alsam diye düşünmüyor değilim ama... Bunu yapamayacağım herhalde. Pingocuk kaplıcada sürekli insan içinde, hiç yalnız kalmıyor ve oraya iyice alıştı. Şimdi sırf ben istiyorum diye yine yerini değiştirip, bütün gün yapayalnız benim işten gelmemi beklemesini isteyemem ki! Bazen, bazı fedakarlıklar yapmamız gerekiyor. Kuşumuzu ne kadar seversek sevelim ve ne kadar özlersek özleyelim, onun için daha iyi olacaksa ondan uzak kalmak zorundayız.
Biraz fabl, biraz kıssadan hisse olsun benden!
Herkese iyi geceler diliyorum, Allah rahatlık versin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder