İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

2 Ekim 2018 Salı

Havaalanı Yazısı

En sonunda yıllık izne çıktım arkadaşlar. Havaalanından yazıyorum şu anda. Birazdan İstanbul'a doğru yol alacağım. Biliyorsunuz daha önce "Karanlıkta Diyalog"a gitmiştik. Çarşamba günü de "Sessizlikte Diyalog"a gideceğim İnşallah.  Bakalım "Karanlıkta Diyalog" kadar büyük bir etki bırakacak mı ruhumda? Dönünce buradan paylaşacağım sizlerle. Bir de Oktoberfest'e denk geliyorum ne güzel ki, bir aksilik olmazsa ilk gününde gezme fırsatım olacak festival alanını. (Darısı Münih'e İnşallah!) Gerçi bu aralar içki içmiyorum ve bir süre daha içmeyi düşünmüyorum ama sorun değil. Önemli olan elindeki imkanlar doğrultusunda anın tadını çıkarabilmek! Eksik de olsan, yarım da olsan, yaralı da olsan...

Yara demişken, evvelsi gün ufak bir ev kazası geçirdim. Kapı çaldı ve ben de aceleyle kapıyı açayım derken ayağım kapıya çarptı. Küçük parmaklarımdan birinin tırnağına geldi kapının sivri kenarı. Et ile tırnak arasına girdi. Nasıl canım yandı, nasıl canım yandı... O kadar canım yandı ki oturdum, ağladım. Gözümden yaş geldi falan değil, baya baya ağladım. Evet ben her şeye ağlayabilirim, bir şeylere duygulanmam an meselesidir. Filmlere ağlarım, kitaplara ağlarım, biri ağlarsa ağlarım ama canım pek tatlı değildir. Hatırlarsanız, geçen sene Hıdırellez'de ayağım komple yandı neredeyse de gık demedim hani. 

Bu acı başka türlü imiş. Tırnağımın, etimden ayrılmadan bile verdiği acı bu kadar ise ayrıldığını hayal bile etmek istemiyorum. Boşuna dememişler "Et, tırnaktan ayrılmaz!" diye... Et, tırnaktan ayrılmıyor arkadaşlar. Ayırmaya çalışınca da canından can gidiyor vesselam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder