Bu ülkede bekar bir kadın olmak gerçekten zor. En çok güvenebileceğimi düşündüğüm insanlar bile bazen tedirginlik yaratıyor bende. Tamamen benim paranoyaklığım olabilir tabii ama ne bileyim işte... Hele bir tanesi var, gerçekten tuhaf... Geçen gün masamdayım, bir şey okuyorum, kafamı bir kaldırdım, o da ne? Bizim müdürlüğün kapısında hayalet gibi dikilmiş, bana bakıyor! Sonra da iyi çalışmalar diledi, gitti.
İlişkileri yürütmek zor, bekar olmak zor. Hepsi zor işte...
İlişki deyince, aklıma hep "Abla"nın geçenlerde söyledikleri geliyor: "Jemmoo, zor bir dönemden geçiyor ve etrafındaki herkesi kırıp geçiriyor. Bu yolun sonunda, yanında onu gerçekten sevenler kalacak!"
Gerçekten sevmek...
Elbette, onu hala çok seviyorum ama son yaptıklarından sonra kendini nasıl affettirir bilemiyorum. Aklımın tutulacağı bir şey olması lazım. Mucize gibi... Bir keresinde o bana öyle demişti: "Seni affetmem için bir mucize olması lazım. Bana böbreğini falan vermen lazım mesela." Tabii ki ben böyle saçma bir cümle kurmayacağım. Yine de... Affetmek, unutmak zor.
.............................................
Daha fazla yazasım gelmiyor bu akşam. Sonra görüşürüz arkadaşlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder