Pazartesi
sabaha karşı dayımı kaybettik dostlar... Çok üzücü çok! Anneannemin hali
perişan. Güneş, moral oluyor kadıncağıza. Evimizin neşesi güzel kızım. 💕 Çok
şükür, bin şükür. 🙏
Son
zamanlarda bizden uzaklaşmış olsa da onun iyiliği için söylediğimiz hiçbir şeyi
dinlemediyse de o benim dayım. Bütün çocukluğum birlikte geçti.
Az mı
dinledik kuzenimle ünlü “Ölü Gelin” hikayesini ya da “Fabrikanın Arkasından Gelen Sesler”
hikayesini! 😂😂 Nasıl da korkardık ama çok da eğlenirdik. Ya da yine kuzenimle “Hayvan Mezarlığı”nı izlerken tir tir titriyoruz
diye bizimle dalga geçmesine ne demeli? 😅
Az mı
peşimden koştu yazlıkta ben en deli yaşlarımdayken? Hele o sapık adamı nasıl
kovalamıştı? Ben 15-16 falandım. Tabii genç irisi olduğum için en az 20
gösteriyordum. 😄 35 mi 40 yaşında mı artık bilmiyorum ama bıyıklı bir sapık adam
yazlığın kafesinde beni görüp sürekli o kafeye gelmeye ve bizim evin önünden
geçmeye başlamıştı. Ben geç fark ettim. Aklım başımda değil tabii. Pek de anlamıyorum
böyle şeylerden o zaman. Fark eder etmez hemen evdekilere söylemiştim. Tam da üzerine o herif
yine bizim evin önünden geçmeye kalktı arabasıyla. Dayıcığımın bir fırlayışı vardı
balkondan bahçeye. Eline geçirse bir güzel sopalayacaktı. Hahahahaha 😆😆😆Adam arabanın gazını
kökledi, defoldu gitti. Bir daha da uğramadı bizim siteye.
Bir de İzmir’in
ilçelerini turlamamız var beraber. Bunu da hiç unutamam. Benim yüksek lisans tezimin anket çalışması
için tüm ilçe belediyelerini gezmiştik tek tek. Dinlene dinlene, çay kahve molası
vererek. Sonrasında tez savunma jürime de birlikte gittik Muğla’ya. Babam, dayım, Rahman amcam (öz
amcam gibidir), Fatte ve ben. Hey gidi günler… 😍
Her zaman
güzel zamanları hatırlayacağım, her zaman güzel hatırlayacağım. Yengeme kavuştu
artık dayım. Huzur içinde uyuyun.
İkinizi de çok seviyorum... 💗💗💗💗💗💗
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder