Sevgili Dostlar,
Bu aralar kısmetim eski
yazılarımdan açıldı. Ve ben bu işe çok seviniyorum. Hele bu sefer taa ortaokul
yıllarımdan bir yazımı buldum. Hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum.
Düşünsenize ’97 tarihli bir yazım var. O kadar kıymetli ki…💫💫💫
Annem, bir zamanlar dilbilgisi ve
kompozisyon defteri olarak kullandığım defteri saklamış. Ve ben bu defteri
yıllar yıllar boyunca hiç görmedim. Geçen gün, Güneşışığım üzerine yazsın diye ona
vermiş. (Sanırım bebeğim de annesi, babası gibi yazmaya hevesli olacak ya da ağabeyleri
gibi çizmeye… 😍 Göreceğiz.)
Bir bakayım dedim deftere, a aa
benim 26 sene önceki defterim. Hemen açtım baktım ne varmış içinde diye. Birkaç
tane yazı var ama sanırım hepsi gerçek değil. Bazıları kompozisyon ödevi. Belli oluyor zaten, öncesinde not düşülmüş. “...aşağıdaki üç kavram
kullanılacak…” gibi.
Ancak düşündüm de ben o
kompozisyon ödevlerimi de paylaşmak istiyorum. Gerçek olmasa da yine de bana
ait yazılar. Benim kurgum. Hem de 26 sene önceki! Sırayla hepsini
yayınlayacağım burada. Bugün ödev olanlardan biriyle başlıyorum. Ödev olmasına
rağmen yazılanlar tamamen gerçek. O günleri gayet iyi hatırlıyorum. Kullanılması
gereken kelimeleri içine serpiştirerek gerçek hayatımdan bir kesit yazmışım. Yazıda geçen
arkadaşımı da uzun zaman önce hayatımdan çıkarttım. Farklı insanlar haline getirdi
hayat bizi diyelim. Ve fakat çocukluğum ve ilk gençliğim açısından çok önemli
bir karakterdir demeden geçemem. O masumiyet zamanlarında çok güldük, çok
oynadık, çok paylaştık birlikte. Umarım kendisi de ailesi de iyidir ve şansı,
bahtı açıktır. 🙏
Evet, artık yazıma geçiyorum. Bakalım beğenecek misiniz? Dilbilgisi hatalarını düzelttim ama metne sadık kaldım. Bir kelime bile ekleyip çıkarmadan kopyalıyorum buraya. Adı “Hafta Sonu Planı” ancak sadece Cuma planından bahsetmişim. 😄😄 Kullanılması gereken kelimeler: kızgın, küçük, koşmak
Hafta Sonu Planı
Oh be, en sonunda Cuma günü
geldi! Okul açılalı tam bir ay oldu. Aman Tanrım, daha sekiz ay var! Nasıl geçecek?
Neyse Cuma günü geldi, şimdi bugünün planını yapalım.
İlk önce bu akşamüstü çok yakın
arkadaşım olan Rüyamlara gideceğim. Birlikte her zamanki gibi tıkınıp sonra da
bizim eve doğru gideceğiz. Yaklaşık on beş-yirmi dakika sürüyor. Bazen bu
sallanarak yürümem yüzünden eve geç kalıp ceza aldığım olur. Ne yapayım, günün
bütün yorgunluğu üzerimdeyken koşmak hiç işime gelmiyor. Zaten hafta sonları voleybolda canım çıkıyor, bir de hafta içi antrenman yapamam. Yine konuyu
dağıttım galiba.
Bizim evde teybi son sesine kadar açıp kendimizi bizim yumuşak, turkuaz koltuklara atıp yine bunalım takılacağız. Beş dakika sonra da dayanamayıp heyecanlı heyecanlı konuşmaya başlarız herhalde. O da benim gibi düşük çenelidir. Saat altıya yaklaşırken de kendimizi yine sokağa atarız her zamanki gibi. Hava da o kadar güzel oluyor ki o zaman. Rüzgarlı, güneşsiz, romantik bir hava... Sallana sallana, çene çalarak yürüdüğümüz yol, on beş dakikalıktan çıkıp yarım saat olur. Küçük çocukların neşeli cıvıltılarını duyduğumuzda da küçükken yaptığımız çılgınlıklar aklımıza gelir.
Saat altı buçuk gibi annem eve geldiği için ondan önce eve dönmem lazım
çünkü şu anda cezalıyım. Annemin dışarı çıktığımdan bile haberi yok. Duysa herhalde
cezam iki katına çıkar ve o da kızgınlıktan deliye dönerdi. Her neyse, bu
işlerde artık profesyonel olduğum için kesinlikle annemden geç gitmem. Hemen hemen
her Cuma olduğu gibi bu Cuma da annemler arkadaşlarıyla yemeğe çıkarlar. Belki ben
de giderim, keyfime bağlı. Böylelikle hafta sonuna iyi bir başlangıç yapmış
olurum.
--------------------
😇💕🙏🙋
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder