Sevgili Dostlar,
Yine kaç zamandır yazamamışım. 😅 Güya ücretsiz izindeyim, Güneş de kreşe gidiyor. Boş zamanım bol yani ama... O kadar çok iş çıkardım ki kendi kendime, anlatsam inanmazsınız. 😁 Memnunum bu durumdan bu arada, yanlış anlaşılmasın. Tamir edilmeyi/ettirilmeyi bekleyen bir sürü eşya vardı, kendi yıllık kontrollerim vardı. Alışveriş vardı, ziyaretler vardı, resimleri düzenlemek vardı. Vardı da vardı. Hala da bir sürü işim var. Örneğin yarın depomuzu düzenleyeceğiz. Senelerdir atıl kalan ya da Güneş'in saldırı tehdidinde olan 😆😆😆 her şeyi atıp kapısını kilitlediğimiz depomuzun bir elden geçmesi gerekiyor.
Velhasılıkelam sizlere yazmaya vakit bulamadım maalesef. O kadar ki Kıbrıs'ı yazmak bile bu geceye kısmet oldu. Neredeyse bir ay oldu gideli ama dediğim gibi arkadaşlar anca oturabildim bilgisayarın başına.
Kıbrıs'a Gülten annem ve Güneşışığım ile birlikte gittik. Gülten annem, bana doğum günü hediyesi etti bu geziyi. Kesesine bin bereket! 🙏🙏🙏🙏🙏 Çok da güzel oldu. Nasıl özlemişim gezmeyi, nasıl... Biraz tedirgin oldum başta açıkçası ne yalan söyleyeyim. Güneş daha çok küçük, burnumuzdan gelir mi acaba diye. Çok şükür her şey yolunda gitti. 🙏 Uçağa binmeye bayılmasından bellydi zaten. 🌞🌞
Tabii ki yorulduk. Yorulmadan gezmek olmuyor zaten. Güneş ile birlikte bir kat daha yorucu oluyor haliyle. Babasının ya da ağabeylerinin de olması lazım böyle gezmelerde. Uzun süre kucakta taşıyabilmeleri bakımından! 😅 Bebek arabası ittirmek de bir süre sonra zor gelmeye başlıyor. Kucak daha zor. Erkek kuvveti lazım kısacası. 😁
Üç gecelik gezimizin iki gününde de doya doya gezdik. Yağmura da yorgunluğa da hiç aldırmadık. Şansımıza çok zorlandığımız bir durum da olmadı şükür. Gazimağusa'daki Namık Kemal zindanı tüyler ürperticiydi. Giderseniz mutlaka görün. Kapalı Maraş daha da tüyler ürperticiydi. Çernobil'i geziyormuşsunuz gibi (tabii orayı gezemeyiz de hayalet şehir deyince ilk aklıma Çernobil geliyor). Artık kimsenin yaşamadığı, terk edilmiş bir şehir. Boş dükkanlar, boş apartmanlar. Çürümüş tabelalar. Korku filmi sahnesi gibi. Ama bir sahili var... Aman Allah'ım o ne güzellik öyle. Bir zamanlar Akdeniz'in en gözde sahillerinden olması hiç yersiz değil. Bakmaya doyamadık. 💙 Artık, Kapalı Maraş'a günübirlik giriş yapılabildiği için bir dahaki gidişimizde denize de gireriz belki. Hava daha sıcak olursa. Neden olmasın? 😉
Bir daha gitmeyi zaten çok istiyorum çünkü hem vakit darlığından hem de mesafeden ötürü başşehir (Kıbrıslılar öyle diyor) Lefkoşa'yı göremedik. Aynı şekilde ünlü kaçakçı Pablo Pavlides'in evini nam-ı diğer Mavi Köşk'ü de göremedik. Tekrar gitmek şart oldu yani. 😏
Girne'yi gezdiğimiz gün de tesadüfen Kıbrıs'ın Cumhuriyet Bayramı idi (15 Kasım). Türk Yıldızları, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve hatta Özgür Özel de oradaydı. Hoş bir tesadüf oldu.
Ve yine tesadüfen sömestr haftası gittiğimiz için otelde Çocuk Festivali düzenlenmişti. Her akşam çocuk diskosu vardı. Güneş'in o diskoda nasıl eğlendiğini hatta kudurduğunu anlatmama gerek yok sanırım. 😂😂😂
Özetle, çok çok iyi ettik de gittik dostlar. Allah sizlere de gönlünüzden ne geçiyorsa nasip etsin İnşallah. Oteli de beğendim. Onu da söyleyeyim bitirmeden. Acapulco! Çok geniş bir alanda ve çok rampa var yalnız. Bir de bungalov tercih ederseniz eğer acayip nemli oluyorlar haberiniz olsun. Geri kalan her şey harikaydı. 🎆🎆🎆
Yatma vakti. Hepinizi öpüyorum. Görüşmek üzere...
💞
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder