İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

19 Mart 2025 Çarşamba

Marteniçka

Selam Dostlar,

Soğuk bir Mart gününde, yine uzun bir aradan sonra tekrar bloğuma yazabildiğim için çok mutluyum şu anda. Şansıma emektar bilgisayarım da çalıştı. 😀En son denediğimde çalışmamıştı. Pilini çıkartıp denedim, çalıştı. Hemen size yazayım dedim.

Biraz zihnim bulanık dostlar. TÜRGÖK’ten çıktım az önce. Bir seçkiden 20 sayfalık bir öykü okudum. Yordu beni. "Bunda yorulacak ne var?" diyebilirsiniz tabii. Sesli kitap okuması biraz farklı oluyor. Kabinde okuma, normal okuma gibi olmuyor yani. Sürekli hata yapıyorsunuz ister istemez. Hata olmasa bile gıcık tutuyor, sesiniz titriyor. Abuk sabuk şeyler oluyor kısacası. Tekrar tekrar okumak zorunda kalıyorsunuz. 20 sayfa değil de 40 sayfa okumuş gibi oluyorsunuz sesli olarak. E bu da biraz yoruyor haliyle. Zaten çıktım kabinden görevliye bir şey soracağım, iki kelimeyi bir araya getiremedim. Kadın da bakakaldı suratıma. Ne var canım, anla işte yorulmuşum Allah Allah! 😅😅

Neyse, çok seviyorum ben kitap okumaları. Daha önce de okuyordum biliyorsunuz. Yazmıştım burada. Pandemi ve doğum derken ara vermek zorunda kaldım. Bu kış tekrar sahalara geri döndüm. Hatta şöyle güzel şeyler de oldu. Kendi kitabım “Nesi Var?”ı da okudum. Son onaydan geçtikten sonra o da sesli kitap olarak TÜRGÖK kütüphanesinde yerini alacak. Diğer kitabım “Bear of the Woods” da Çankaya Lions Kulubü sponsorluğunda kabartma (Braille) olarak basılacak. Buna da çok sevindim. Braille çevirisini bitirdiler, sadece basımı kaldı. Harika değil mi? Çok seviniyorum ben bu güzel işlere. 💚💚

Dün de yine başka güzel bir iş yaptık. Ay zaten dün fırtına gibi bir gündü. Sabahtan Manisa’ya gittim, geldim. Babacığımın redd-i miras duruşması vardı. Oradan döndüm, üstümü başımı değiştirdim, okula fırladım. Okul dediğim, bizim evin yakınındaki Mehmet Seniye Özbey İlkokulu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Dilimizin Zenginlikleri” adlı bir projesi var ve bu proje kapsamında (adından da anlaşılacağı gibi) dil ile ilgili etkinlikler yapılması planlanıyor. Sağ olsun, okulun müdür yardımcısı da beni ana sınıfları için hem kitap okuyayım hem de kendi Türkçe kitabımdan bahsedeyim diye okula çağırdı. Kendi kitabım onların yaşına biraz büyük kaçtığı için MEB’in gönderdiği kitaplardan birini okudum. Bol bol da sohbet ettik. Geçen hafta sabah sınıflarına girmiştim. Dün de öğleden sonra sınıflarına girdim.

Allah artık, bağırış çığırış! 😆Nasıl tatlılar, nasıl eğleniyorlar… Ben de eğlendim tabii ama biraz da sersemledim doğrusu. Yine de çok mutlu oldum. Sonra da Güneşışığımı 2 saat parkta eğleyince iyice pestilim çıktı. Akşam yattığım yeri beğendim vallahi. Ne yapayım ona da hiç kıyamıyorum. Temiz hava alsın, açık havada oynasın istiyorum. Zaten arkadaşlarıyla sözleşiyorlar okulda, çıkışta hepsi bir ağızdan “Parka gidelim!” diye bağırıyorlar. Biz de götürüyoruz mecburen. 💕💕💕💕

Çok şükür. 🙏🙏🙏🙏🙏Bu yorgunluklar, bu koşuşturmacalar çok güzel. Hiç yakınmıyorum, hep şükrediyorum. Sadece biraz mide bulantısı sıkıntım var bu aralar. O da demir ilacından kaynaklanıyor. Arada zorluyor beni ama yapacak bir şey yok. Birkaç ay kullanmam lazım. Demir eksikliği önemli bir şey. Dün fena bulandı mesela, herhalde çok koşturmak da etkiledi. Dediğim gibi katlanmak zorundayım, alışırım diye ümit ediyorum. Aman iyi olalım da gerisi önemli değil. Virüsler, salgınlar kudurdu yine bu kış.

Neyse efendim, yavaş yavaş bitiriyorum. Minik böceğimi almaya gideceğim. Uğur böceğimi. 🐞Ve trafik coşmaya başlamıştır. Kalkmam lazım.

Emektar bilgisayarıma da bu vesileyle teşekkür ediyorum. Maşallah sana, seviyorum seni. 🧿

Son söz, dört yeni öykü yazdım bu kış arkadaşlar. Onlardan da bir sonraki yazımda bahsedeceğim.

Marteniçkaları taktık, bahar bolluk bereket getirsin hepimize İnşallah! 🙏🧿🐞🥰🌺🌸🌺🌸🌺

Görüşmek üzere...

💋

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder