Şu an bu bloğu iki bacağımda
kısım kısım 1., 2. ve 3. derece yanıklarla ve burkulmuş bir ayak bileğiyle
yazıyorum. Neden? Çünkü bennn Hıdrellez gecesi ateşe düşmeyi başardım! 😞😞😞Hayır, yanlış duymadınız, Hıdrellez
eğlencesine katılalım derken az daha şişte kebap olacaktım!!!
Aslında her şey çok güzel başlamıştı. "Kardeş" ile beraber Parc Cérémonie Kilizman'da düzenlenen Hıdrellez etkinliğine gittik. Jemmoo İstanbul'daydı ve gece geç dönecekti, o yüzden katılamadı. Planımız, etkinlikten sonra hep birlikte Jemmoo'nun evinde buluşmaktı. O da o saate kadar dönmüş olacaktı. Ben, gecenin sonunda Jemmoo'yu göreceğim diye biraz süslü püslü olayım istedim. Etek giydim 😐. Altına da bildiğiniz opak çoraplardan. Kloş bir etek yani olur da ateşten atlamaya falan kalkarsam bana problem çıkarmayacaktı orijinal planda. Zaten ateşin anlık değmesi ile yanmak imkansız. Basit fizik. Herkes o yüzden kısa kısa elbiselerle, şortlarla patır patır atlamıyor mu ateşin üzerinden? Ancakkk, öngöremediğim şeyler varmış meğersem.
Dediğim gibi her şey çok güzel başladı. Güzel bir kalabalık, herkes rengarenk, hepimizin kafasında çiçeklerden taçlar, bileklerimizde kırmızı kurdeleler... Her yer yiyecek, içecek dolu. Falcı kabinleri bile vardı ve hatta önünde de kuyruk vardı. Havai fişek gösterileri falan. (Gerçi ben atmosfere ve uçan dostlarımıza zarar verdiği için sevmiyorum havai fişekleri, hemen notumu düşeyim buraya.) Profesyonel dansçılar çıktı ve saatlerce Roman Havası oynadılar. Yabancı dansçılar bile vardı. Biz de kalktık oynadık tabii ki 😏. Her şey harika, hatta "Kardeş" ile Roman Havası dersi alalım falan diye konuştuk.
Sonracığıma efendime söyleyeyim, ateşler yakıldı. Dı dı dıdın!!! Hadi dedik ateşlere bakalım. Bir tanesi daha küçüktü ateşin. Diğeri baya palazlanmıştı. İnsanlar başladı birer ikişer atlamaya. Biz de bir süre seyrettik, sonra hadi biz de atlayalım dedik. Önce küçükten atladık, gayet güzel. Atladıktan sonra benim ayakkabılarımın altı çakıl taşları yüzünden hafif kaydı ama sorun olmadı. Hemen toparladım. Sonra büyük ateşin oraya geldik, önce ben atlayacaktım ama ayakkabılardan korktum. O yüzden değiştik ayakkabıları "Kardeş" ile. Geçtim ateşin karşısına, "Kardeş" de beni videoya çekiyor. Bekledim biraz başka biri atlayacak mı diye. Yok. Sonra hızımı aldım ve koşmaya başladım veeee GÜÜÜÜÜÜÜMMMMMMMM!!!!!!!!!
Aslında her şey çok güzel başlamıştı. "Kardeş" ile beraber Parc Cérémonie Kilizman'da düzenlenen Hıdrellez etkinliğine gittik. Jemmoo İstanbul'daydı ve gece geç dönecekti, o yüzden katılamadı. Planımız, etkinlikten sonra hep birlikte Jemmoo'nun evinde buluşmaktı. O da o saate kadar dönmüş olacaktı. Ben, gecenin sonunda Jemmoo'yu göreceğim diye biraz süslü püslü olayım istedim. Etek giydim 😐. Altına da bildiğiniz opak çoraplardan. Kloş bir etek yani olur da ateşten atlamaya falan kalkarsam bana problem çıkarmayacaktı orijinal planda. Zaten ateşin anlık değmesi ile yanmak imkansız. Basit fizik. Herkes o yüzden kısa kısa elbiselerle, şortlarla patır patır atlamıyor mu ateşin üzerinden? Ancakkk, öngöremediğim şeyler varmış meğersem.
Dediğim gibi her şey çok güzel başladı. Güzel bir kalabalık, herkes rengarenk, hepimizin kafasında çiçeklerden taçlar, bileklerimizde kırmızı kurdeleler... Her yer yiyecek, içecek dolu. Falcı kabinleri bile vardı ve hatta önünde de kuyruk vardı. Havai fişek gösterileri falan. (Gerçi ben atmosfere ve uçan dostlarımıza zarar verdiği için sevmiyorum havai fişekleri, hemen notumu düşeyim buraya.) Profesyonel dansçılar çıktı ve saatlerce Roman Havası oynadılar. Yabancı dansçılar bile vardı. Biz de kalktık oynadık tabii ki 😏. Her şey harika, hatta "Kardeş" ile Roman Havası dersi alalım falan diye konuştuk.
Sonracığıma efendime söyleyeyim, ateşler yakıldı. Dı dı dıdın!!! Hadi dedik ateşlere bakalım. Bir tanesi daha küçüktü ateşin. Diğeri baya palazlanmıştı. İnsanlar başladı birer ikişer atlamaya. Biz de bir süre seyrettik, sonra hadi biz de atlayalım dedik. Önce küçükten atladık, gayet güzel. Atladıktan sonra benim ayakkabılarımın altı çakıl taşları yüzünden hafif kaydı ama sorun olmadı. Hemen toparladım. Sonra büyük ateşin oraya geldik, önce ben atlayacaktım ama ayakkabılardan korktum. O yüzden değiştik ayakkabıları "Kardeş" ile. Geçtim ateşin karşısına, "Kardeş" de beni videoya çekiyor. Bekledim biraz başka biri atlayacak mı diye. Yok. Sonra hızımı aldım ve koşmaya başladım veeee GÜÜÜÜÜÜÜMMMMMMMM!!!!!!!!!
Aynı anda karşıdan da biri koşmaya başlamış ve
her nasıl olduysa ikimiz de birbirimizi fark etmedik. Artık basiretimiz mi
bağlandı? Ne olduysa artık... Ateşin üstünde çarpıştık. Ve düştük. Ben ateşe
daha yakın bir yere düştüm ve opak çoraplarım kav gibi yandı saniyesinde ve pek
tabi bacaklarımı da yaktı 😔. "Kardeş" ve diğer herkes çığlık
çığlığa yanıma geldi. (Diğer arkadaşımıza hiçbir şey olmadı çok şükür.) Beni söndürmeye çalıştılar. Hemen paravan kurdular, ben
çoraplarımı çıkardım falan amaaaa iş işten geçmiş bile...
Tuvalete gittik, mekan sahibi kadıncağız hemen ekmek hamuru yaptı getirdi, sürdü bacaklarıma. Açıkçası acımı hafifletti ama aslında doğru bir şey değilmiş. Sonrasında Acil'e gittik zaten. Aslında hemen gitmeliydik.
Ekmek hamuru kazanına düşmüş bir şekilde Acil'de muayene oldum, pansuman yapıldı. Vesaire vesaire... Şimdi fena değilim ama sol ayağım kötü yanmış. En az bir hafta falan sürecek iyileşmesi. Hiç görmediğim deri katmanlarımı görüyorum şu anda! Subcutis (!) falan herhalde, öyle söyleyeyim. Ayrıca, aynı ayağımı burkmuşum da. Tadından yenmez oldu anlayacağınız. Neymiş efendim? Ateşin üzerinden atlayıp, dilek tutacakmışız. Yok bir daha ateş mateş. Ne Hıdrellez ateşi, ne Nevruz ateşi ne Beltane ateşi!!!
Tuvalete gittik, mekan sahibi kadıncağız hemen ekmek hamuru yaptı getirdi, sürdü bacaklarıma. Açıkçası acımı hafifletti ama aslında doğru bir şey değilmiş. Sonrasında Acil'e gittik zaten. Aslında hemen gitmeliydik.
Ekmek hamuru kazanına düşmüş bir şekilde Acil'de muayene oldum, pansuman yapıldı. Vesaire vesaire... Şimdi fena değilim ama sol ayağım kötü yanmış. En az bir hafta falan sürecek iyileşmesi. Hiç görmediğim deri katmanlarımı görüyorum şu anda! Subcutis (!) falan herhalde, öyle söyleyeyim. Ayrıca, aynı ayağımı burkmuşum da. Tadından yenmez oldu anlayacağınız. Neymiş efendim? Ateşin üzerinden atlayıp, dilek tutacakmışız. Yok bir daha ateş mateş. Ne Hıdrellez ateşi, ne Nevruz ateşi ne Beltane ateşi!!!
-------------------------------------
Bu arada
söylemeden edemeyeceğim, Acil'de benim gibi en az 20 kişi vardı ateşten
yaralanan. Allah hepimizi korusun ve tüm bu kazaların karşılığı dileklerimiz
kabul olsun İnşallah 🙏.