İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

14 Aralık 2018 Cuma

25'e Girerken :)

Biraz tozlu sandıkları kurcaladım. 12 sene önce yazdıklarım çıktı karşıma. İlk olarak aşağıdaki yazımı paylaşmak istiyorum, içim cız etti. 25. doğum günümden hemen önce yazmışım. Şaka gibi değil mi ya? Bir tuhaf oldum. Nasıl anlatayım bilmiyorum. İyisi mi siz okuyun. Sene 2006, günlerden 27 Ekim…

“Yarın 25'e giriyorum İnşallah 😊! 24 yılın sonunda kendimi daha iyi tanıyorum. Meğer ne kadar çok sevme meraklısıymışım. En nefret ettiklerimi bile severmişim ben aslında.

Görüşmemeyi kendi tercih ettiğim insanları bile bir yanım özlermiş hep. Ben onların yokluklarını sevmişim, çocukluğumda tertemiz kalsınlar diye.

Büyük haksızlıklara uğradığım, karşılarında paramparça olduğum insanları da çok sevmişim. Hem de ne sevmek! Ana gibi, baba gibi bir yerde... Hani nasıl insan ömrünün sonuna kadar anasını babasını sever ya, her ne olursa olsun parçalarıdır onlar onun, işte öylesine sevmişim ben de! Affetmeyerek ama ömür boyu sevmesine sevmişim...

Birbirimizden gideli çok olan ama her yere kalbimde taşıdığım bu insanlar “ben” olmuşlar bir yerde, “bende” kalmışlar. Yarın, hep birlikte küllerimizden yeniden doğacağız! Doğum günümüz kutlu olsun...”

Yıllar sonra bu yazıyı tekrar okuyunca ne hissettim biliyor musunuz? 12 sene önceki kendimi mıncıklayasım geldi. Hahahaha gerçekten! Hiç değişmiyor insan. İsterse 112 yıl geçsin!

Hep seveyim ben. Ne olursa olsun hep seveyim. Hiçbir kırgınlık, hiçbir haksızlık, hiç kimse sevmeyi alamasın benden! En kötü anlarda bile sevecek bir şey bulayım, kalbim kararmasın. Yaradanı ve tüm yaratımını koşulsuz seveyim her zaman.

Ve umarım siz de...

30 Kasım 2018 Cuma

Adalet

Merhaba dostlar, 

Bu gece blog yazmak niyetim yoktu aslında. Zira, bu aralar tüm yazma enerjimi masalıma harcıyorum📖. Haykıracak, tepinecek, isyan edecek bir durum da yok. Keyfim yerinde çok şükür 🙏. Jemmoocuğumun da ameliyatını kolaylıkla ve hızla hallettik miydi benden mutlusu yok! Öyle de olacak Allah'ın izniyle. 

Peki, niye şimdi bunları yazıyorum? Söyleyeyim. Annemle yerli dizilerden birini seyrediyorduk, birden aklıma düştü. Aslında nicedir aklıma düşüyor. Hep bu yerli diziler yüzünden 😃. Bazen eşlik ediyorum anneme izlerken. En azından bir işe yarıyorlar işte bakın, düşünmeye sevk ediyorlar. Düşünmekten korktuğum şeyleri düşünmeye zorluyorlar. İyi bir şey.

Velhasıl, bir yerli dizinin ortasında yine aklıma düştü düşenler. Sadece aklıma düşeni paylaşmak istedim sizlerle:

"Adaleti layığıyla sağlamak mümkün olmuyor, tüm kalbinle sevdiklerin var oldukça..."  Ha diyeceksiniz, kalbinde sevgi olmayandan adil olması beklenir mi? İşte, bu da günün paradoksu!

Kolay gelsin efendim. İyi geceler...