Bir önceki yazıma not düşmem gerektiğini hissettim arkadaşlar. Aslında, her şey kötü değil tabii ki. Güzel şeyler de oluyor. 2020'yi suçlamak manasız. Büyük doğa olaylarının yaşandığı bir sene olması büyük talihsizlik oldu. Şüphesiz! Bireysel olarak benim için de bazı kötü olaylar yaşandı. Hem kendimde hem başkalarında hem de dünyada sevgiyi, güveni, sadakati ve adaleti sorguladığım bir sene oldu. Dibe düştüğüm, kendimi kaybettiğim ve maalesef beni en çok sevenleri üzdüğüm bir sene...
Fakat güzel şeyler de oldu dediğim gibi. Kısa süreli bir ilaç tedavisinin yardımıyla ve asıl olarak sonsuz teslimiyet haline geçerek kendimi iyileştirdim bu sene. Tekrar yazdım. Bir öykü bitti ve bir masalın da ortasındayım şu anda. Rusçayı bir hayli ilerlettim. Yaklaşık 3 senedir bölük pörçük öğrenmeye çalışıyordum. Bu sene daha sistemli bir şekilde adadım kendimi bu işe. Online derslerden yararlandım. Ders kitabı sipariş ettim. Ders kitabını da yarıladım bu arada.
Efendime söyleyeyim, TÜRGÖK'te okuduğum romanı bitirdim. Şimdi oradaki yetkililer dinliyorlar kaydımı, en kısa zamanda cd olarak basılacak ve dağıtılacak. Bu da benim senelerdir emek verdiğim ve emeklerimin karşılığını görmeyi dört gözle beklediğim bir şey.
Sonracığıma, bedenime bir iyilik yaptım ve diyete başladım. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar dengeli ve sağlıklı beslenmemiştim. Bana çok iyi geldi. Sürekli kefir ve yoğurt tüketmekten karnım hamile gibi şiş 😄 ama sanırım geçici bir şey bu. Sonuç iyi olacak, biliyorum. Ve tabii bu arada son derece düzenli bir şekilde, haftada iki kere yoga yapıyorum. Öyle yat, yuvarlan değil. Direkt kas çalıştırarak, terleyerek yapıyorum anlayacağınız.
Ayrıca, anlık güzel şeyler de oldu. Hem de çok güzel şeyler oldu. Depremden hemen önce mükemmel bir hafta geçiriyordum. Doğum günü haftamdı. Doğum günlerini hep özel görürüm ben. Herkes doğum gününde pasta üflemelidir bana göre. Mutlaka kutlanmalıdır doğum günleri. Abla'nın dediği gibi doğum günleri enerji olarak bu dünyada bedenlenmeyi seçtiğimiz zamanlardır. Çok kuvvetli bir istek ve umut vardır bu zamanlarda. Ve her doğum günümüzde o güzel enerjiyi tekrar hatırlarız, hissederiz. O yüzden benim için önemlidir doğum günleri. O aramış mı, öteki aramamış mı değil benim derdim. İnsanlık hali birileri unutabilir doğum gününüzü. Babam bile bir kere unutmuştu birkaç sene önce. Önemli olan benim o günü hakkıyla yaşamam. Sanırım 80 yaşıma gelince de böyle hissedeceğim.
İşte, tam doğum günü haftamda diyete başladım. Çok doğru bir kararın uygulanması için çok doğru bir zamanlama. Diyet konusunda beni motive eden Jemmoo'yu da unutmuyorum tabii. Salı diyete başladım, Çarşamba da doğum günümdü. Ofiste çok keyifli bir şekilde kutladık doğum günümü. Canım iş arkadaşlarımdan biri elleriyle pastamı yapmış, getirmiş. Ben de diyet kurallarına uygun olarak küçük bir dilim yedim tabii ki. 😋😋 Biricik Fatte'm ta Milaslardan BonnyFood göndermiş bana, bir de resmimi bastırmış üstüne. Nasıl hoşuma gitti, anlatamam. 💖
Akşamına da Jemmoo ile baş başa kutladık. Gayet sade ve bir o kadar güzel. İçki bile içmedik ama ben son derece mutlu ve huzurluydum. Bebekler gibi uyudum o gece. Jemmoo'ya da söyledim, 2016'dan beri geçirdiğim en güzel doğum günüydü. Aradaki senelerde bazı tatsızlıklar oldu maalesef. Oluyor. Hayat...
Ertesi gün 29 Ekim! Şanlı bayramımız! Her yer kırmızı-beyaz. İnsanın içinin coşkuyla dolmaması mümkün değil. Feribotla Bostanlı'ya dönerken 10. Yıl Marşı çalmaya başladı. Ben de kornaya basmaya başladım. Aman Yarabbi... Bütün feribot bu anı bekliyormuş. Herkes başladı korna çalmaya. Nasıl duygulu, nasıl güzel bir an! Nerdeyse iskeleye varana kadar devam ettik kornalara. Kalplerde çarpıntı, duygular gümbür gümbür çağlayan bir ırmak!
Aynı günün akşamına da bizim belediye 29 Ekim için Zumba aktivitesi planlamıştı. Ben de katıldım koşa koşa. Kendi zumba hocamı da gördüm. Özlemişim zumba derslerini. Neyse efendim hoplaya, zıplaya kan ter içinde zumba yaptık. Yorgunluktan öldük ama acayip eğlenceliydi.
Derken 30 Ekim oldu. İçler acısı 30 Ekim... Halbuki nasıl güzel başlamıştı gün. Yamanlar Dağı'na çıkmıştık, çekim için. Belediye tesislerinden birinin tanıtım videosunda oynadık. (Benim böyle kaçıncı çekimim oldu, hatırlamıyorum. Yakında profesyonel olacağım hehehehe 😂) Temiz hava, nefis bir kahvaltı, köpek, kedi... Çekim yaparken yine çok eğlendik.
İşimiz bitti, belediyeye geldik. Yarım saat ya geçti ya geçmedi o korkunç deprem başladı...
Mutluluk ve acı arka arkaya. Sanki kol kola...
Halbuki ne kadar keyifliydik o ana kadar.
-----------------------------------
Allah'ım sen tüm depremzedelerin yar ve yardımcısı ol! 🙇
Bizler de elimizden geldiğince yaraları sarmaya, kardeşlerimize moral olmaya devam edeceğiz.
Sıra, yine mutluluğa geçti!
🙏
*** 2025 yılından yazıyorum. 2020 yılında hamile olduğum haberini aldım. Dünyanın en güzel haberini aldım bir başka deyişle. Çok şükür bin şükür Yarabbim. 🙏🙏🙏🙏Bunu da not düşmeden edemedim. 💙💙💙💙