İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

25 Aralık 2020 Cuma

Pirinç Tanesi

Yaklaşık bir buçuk ay kadar önce açık havada yürüyüş yapıyordum. Çok büyük, görkemli mi görkemli bir Meşe Ağacı'nın altına geldim. Sararmış yapraklarını öpmek üzere durdum. Tam elimle bir yaprağı tutmuştum ki yukarıdan avucuma bir şey düştü. Bir pirinç tanesi! Beyaz, minicik bir pirinç tanesi. Çok mutlu oldum. Sanırım Meşe Ağacı bana hediye veriyordu. Ben Meşe Ağacı'nı çok sevdiğim için o da bana hediye veriyordu.

Hemen pirinç tanesini cüzdanımın en güvenli kısmına sakladım. Bundan sonra da onu daima koruyacağım. O, bana Meşe Ağacı'nın bir hediyesi. Ve avucuma düştüğü ilk andan beri mutluluk, şans ve bereket getiriyor. 

Yaşanan zorlu Corona sürecine rağmen (babam da pozitif çıktı mesela ama iyi çok şükür 🙏) ve günlük hayatın getirdiği birtakım olumsuzluklara rağmen nedensiz bir neşe içindeyim bir süredir. Bunlar hep pirinç tanesinin işleri! 😅

Ayrıca, siz de biliyorsunuz bu aralar yazma konusunda bir hayli coştum. Dönüşümlü çalışıyor olmaktan ötürü zamanımı istediğim gibi kullanabiliyorum. Bu da önemli bir faktör tabii. Ve yazdıkça yazasım geliyor. 😊 İçimden sürekli yazmak geliyor. 

Yazmalarım sonuç da veriyor bu arada. İlk defa bir yabancı web sitesinde hikayem yayınlandı. Hatırlarsanız, 50 kelimelik hikaye yarışmasına katılmıştım. Üç farklı hikaye ile katıldım, üçünü de yayınlamışlar. Anladığım kadarıyla sadece birinci seçmişler ve sadece ona 25 Pound hediye etmişler. Ancak, diğer katılımcıların da hikayelerini yayınlamışlar. Ya da sadece en çok beğendiklerini yayınlamışlar. Orası net değil açıkçası ama önemli de değil. Önemli olan yabancı bir sitede 50 kelimelik hikayelerim yayınlandı. Ve daha da sevindirici olan benim gibi 3-4 tane daha Türk yazarın hikayeleri de vardı yayınlananlar arasında. O kadar gururlandım ki anlatamam!

Bir başka güzel haber ise sanırım ilk masalım "Nesi Var?" belediyemizin YouTube kanalı için hazırlanan bir çocuk programında anlatılacak! 😍😍😍 Harika bir şey değil mi? Masalımı bir sürü çocuk dinleyecek demek oluyor bu. Masalı yazan başka ne isteyebilir ki zaten?

Şimdi bir de seyahat yazısı hazırlıyorum. Yine İngilizce. Hatta size nasıl başladığımı aktarayım hemen: 

It was 4 years ago when I first traveled to Chios. Although I am living in İzmir which is very close to Chios, I never knew why it took so long for me to go there. My fatherland! I call it fatherland because it is the place where my father’s father was born and raised.

Chios belonged to the Ottoman Empire until 1913 and by the treaty of London, it was left to Greece. From then on, my grandfather and his family moved to Çeşme because they were of Turkish origin. Therefore, my father was born in Turkey, but on the other hand all the ancestors of my father were born in Greece according to today’s governmental borders.

I did not realize that this situation really creates a bond between me and Chios. But it did. I felt it the second I got off from the ferry. (The easiest transformation is taking a ferry from Çeşme to Chios.)

It was almost the same. Literally, it was almost the same with İzmir. The sandbar, the roads, the cafes, the people… If the signboards were not in Greece, I would not believe that I was abroad. Even my phone was working normally through the sandbar. It was funny.  (Due to the close-range of the two countries.)

My first shock happened when I sat at a café and ordered a Greek coffee. I was expecting to drink something different, but instead came our well known, old, beloved Turkish coffee in a bigger cup. And I never ordered Greek coffee again. 🙈

My original plan was to see the old towns actually because they were the real history. They were going to remind me my ancestors. So, I found a tour which would take me to Mesta, Pirgi and Olimpi.

Böyle başladım bakalım devamı nasıl gelecek? Yıl sonuna kadar vakti var, o yüzden oturup yazmam lazım dostlar. 

Bugünlük bu kadar. Hepimize pirinç tanesi mutluluğu, şansı ve bereketi diliyorum tüm kalbimle... 🙏

Ve hepinizi seviyorum! 💖💖💖


7 Aralık 2020 Pazartesi

Bereketin Sevinci

Beklenen yağmur yağıyor.  Hem de şakır şakır... Bütün kirimizi, isimizi, pasımızı alsın götürsün. Afet bölgesindeki çadırlarda da kimse kalmadı artık çok şükür. 🙏 Dilediği gibi yağabilir canım yağmur. Bereketli yağmur. 

Yağmurdan mı böyleyim yoksa evvelsi gün  aldığım güzel haberin etkisinde miyim hala bilmiyorum ama içim kıpır kıpır. Çiçekler açıyor kalbimde. 💙

Dün, biraz yoruldum gerçi. Yine bir öykü yarışmasına katıldım. Dün, son gündü başvuru için. Kelimenin tam anlamıyla sabahtan akşama kadar bilgisayarın başında öykü yazdım. Tamamladım daha doğrusu. Aslında, aylar önce katıldığım bir hikaye tamamlama yarışmasına yazdığım devam hikayesiydi. Tabii baya elden geçirdim ve genişlettim. 350 kelimelik bir yazı 13 sayfa oldu. 😀

Biraz yoruldum ama değdi. Yarışmaya soktuğum için burada yayınlayamıyorum maalesef. İnşallah dereceye girerim ve mutluluğumu paylaşırım sizinle burada.

Açıkçası, ben seviyorum yazılarımı. Elbette daha çok geliştirilebilirler. Zaten öyledir, aynı yazıyı sonsuza kadar geliştirebilirsin. Sonu yok bunun. Benim demek istediğim, kendimi okumayı seviyorum ve sanki başkasının yazısını okuyormuşum gibi duygulanıyorum. Biraz önce şiirlerimden birini okudum mesela. Onu da beğendim vallahi. Güzel yazmışım be! dedim kendi kendime. 😄

Evvelsi gün aldığım güzel haber de neredeyse bir buçuk, iki sene önce yazdığım bir şarkı sözü ile ilgili. Bir tanıdığımız olan besteci sözleri çok beğendi ve besteleyecek! İnanabiliyor musunuz? Bir şarkım olacak!! Nasıl mutlu oldum anlatamam. Resmen havalara zıpladım. E artık ünlü olurum, bu bloğun takipçileri milyonları falan bulur! 😂😂😂 Yok vallahi hiç öyle şeylerde gözüm yok. Yazdıklarımın beğenilmesi hoşuma gidiyor tabii. Çünkü bu çok güzel bir şey!!!

Yağmur gibi bereketli hissediyorum kendimi bu aralar. Sırada; tamamlanması gereken bir masal, bir İngilizce seyahat yazısı ve geçen sene yazdığım ama gözden geçirilmesi gereken bir başka hikaye var. Yani dostlar, daha yapacak çok iş var. Ve bu beni çok mutlu ediyor! 😍😍😍😍😍

İyi ki yazıyorum vesselam…