Selam Dostlar!
Hazır Güneş Hanım
uyuyorken hemen sizinle güzel bir haberi paylaşmak istedim. Geçtiğimiz kış
yazdığım küçürek bir öykü vardı: “Metroda Gidiyoruz”. Jemmoo falan da okumuştu
ama pek beğenmemişti, daha doğrusu metaforik olduğunu düşünerek okumamıştı ve
bu yüzden olması gerektiği gibi anlamlandıramamıştı. Tabii biraz değişik bir
yazın tarzı. Ben de ilk defa denedim açıkçası. Ve ne yalan söyleyeyim, güzel oldu be! 😅
Gerçi hamile olduğumu
öğrendikten sonra küçük bir değişiklik yaptım öyküde. Hayatını sonlandırmak pahasına
mutsuz olan insanlar için kullandığım metafor hamile bir kadındı, hemen hamile
olmayan bir kadın ile değiştirdim. İçim çok fena oldu, o şekilde bırakamadım. Batıl
inanç da diyebilirsiniz ama ne yapayım öyle işte. Ben hamileyken ve hamile olduğum için
müthiş mutluyken, yazdığım öyküde intihar eden bir hamile kadın metaforu
kullanamazdım. Elim varmadı, gönlüm el vermedi. Allah kimseyi o uçurumun kenarına getirmesin! 🙇
Neyse efendim, ben bu
öyküyü yarışmaya sokmuştum fakat dereceye girememişti o zaman. Ancak, geçen hafta yarışmayı düzenleyen aynı
yayınevinden (Luna Yayınları) bir mail geldi ve “Öykü Kumbarası” diye bir proje başlatacaklarını,
katılmak istersek öykümüzü ilgili kişilere göndermemiz gerektiğini
yazmışlar. Elbette bir değerlendirme süreci olacakmış ve seçilen öyküler
birlikte basılarak kitaplaştırılacakmış. Ben de hemen öykümü gönderdim. Aynı gün
dönüş yaptılar. Hem de 3 paragraf mail yazmışlar, öykümü ne kadar çok
beğendiklerini uzun uzun anlatmışlar. Çok sevindim tabii. 😊😊😊 Kasım’da kitap satışa
çıkacak, bana da 10 adet göndereceklermiş. Bir kitapta daha öyküm çıkacak yani. Çok güzel değil mi?
Ay dayanamayacağım ve gelen maili sizlerle paylaşacağım. Biraz övünesim geldi galiba. İdare ediverin gari! 😋😋
Sıradan bir metro
yolculuğu beklerken işler anlatıcının tasvirleriyle ilginç ve ilgi çekici
bir hal alıyor. Alışılagelmişin dışında farklı bir yolculuk bu. Metro
ilginç olduğu gibi yolcuları da kendine has. Özgün bir çalışma!
Derin
okuma halinde, kullandığınız metaforlar üzerine kafa yorulabilir, her
okuyucu kendi gerçeklik ve düş algısıyla yazdıklarınıza yorum ekleyebilir.
Gerçek üstü anlatım ile desteklenmiş yalın, akıcı, abartıdan
uzak dil kullanımı sayesinde birkaç sefer okunası bir eser ortaya çıkmış.
Tebrik ederiz.
Eseriniz hem niteliksel olarak hem teknik açıdan Yayın Kurulumuzca basıma uygun bulunmuştur. Dosyanız bu aşamadan sonra editöre yönlendirilecektir. Editör çalışması sonrası dosyanın son hali tarafınızla paylaşılacaktır.
Zaten tahmin ettiğim
kadarıyla yarışmaya gönderilen ve beğenilen fakat dereceye giremeyen öykü
sahiplerine mail atmışlar. Onların içinden yine bir değerlendirme yapıp artık
30 mu 40 mı 50 mi neyse o kadar öyküde karar kılıp kitabı basacaklar.
Hemen size yazmak
istedim. Malum ne zaman neye vaktim olur bu aralar hiç belli olmuyor. Her yanım
süt ve mama içinde bir yanda sürekli uyumaya çalışan bir anneanne, bir yanda
tozla aklını kaçırdığı için sürekli bir yerleri silen bir anne ve içine doğduğu
dünyaya büyük bir çabayla alışmaya çalışan minik uğur böceğim ile birlikte şu
sıralar hiçbir şeye vakit bulamıyorum açıkçası. 😅E öyle! Kolay değil. İlk günler
biraz zor olacak tabii, yeni bir can geldi girdi hayatımıza. Bir süre Güneş Hanım
ne isterse o olacak. 😇😇😇
Bugünlük bu kadar, burada bitiriyorum yüksek müsaadenizle. Saat yarım oldu ve artık uyku gözümden
akıyor gibi. Tekrar görüşmek üzere arkadaşlar. Kendinize iyi bakın… 💁
💚