Merhaba Dostlar,
Bugün biraz boş zamanım oldu belediyede. Azıcık Rusça çalıştım. Sonra da aklıma bir şey geldi ve senelerdir ajanda olarak kullandığım "kara kaplı" defterimi açtım. Ne zaman yazdığımı bile unuttuğum bir yazıma denk gelince asıl ne aradığımı bile unuttum. 😊
Yazı hoşuma gitti ve hemen sizinle paylaşmak istedim. Kim bilir ne tetikledi de yazdım? Belki de bir ara yaptığım içsel dönüşüm çalışmalarının ödevlerinden biriydi. İnanın hiç hatırlamıyorum. Olduğu gibi aktarıyorum:
Denizin iyileştirici gücünde sevgiyi gördüm.
Bebeğin, kedinin kuyruğunu ısırmasında,
Annemin dayanamayıp dönmesinde,
Babamın yavru köpekçik için ağlamasında,
Bana selam veren ağaçlarda,
Latte'yi anlatırken içimin kıpırtısında,
Arabamla kurduğum bağda, onu öpmemde,
Kitaplarımı okşamam ve bir an önce bitirip Jemmoo'ya vermek istememde,
Sol serçe parmağımda kalan eğrilikte,
Yanık izlerimde,
Evlerimde,
Eşyalarımı toplasam da toplamasam da...
Darıcı çocuğun aklıma gelmesinde,
Carmen'in bakışlarında, benim Latte'yi gördüğüm güzel gözlerinde,
Anneannemin dayıma kıyamamasında,
İdil'in yüzünü görmeden kanımızın kaynamasında,
Gökten gelenin babaannem olduğunu düşünmemde,
Sevgi her yerimde ve daima benimle!
Bu kitaba yazdığım notta bile...
Belki şiirleştirebilirim bile. Bakalım, olabilir. Ya da böyle bırakabilirim. Göreceğiz.
Anladığım kadarıyla dayım bile sağ imiş. Babamlar bir önceki evlerindelermiş. Sanırım Jemmoo ile aramız kötüymüş. 😩 Kuşadası'ndaki yazlık evin son zamanları sanki. 2019-2020 arası yazmışım demek ki.
Nasıl hoşuma gitti şimdi bu yazıya rastlamak. İçim tatlı bir şekilde tuhaf oldu. Biraz da hüzünlendim tabii. Gidenler var...
Ve fakat gelen de oldu. Güneşışığım geldi. 🙏🙏🙏
Hepinizi öpüyorum. İyi hafta sonları olsun İnşallah!
💝