İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

30 Eylül 2025 Salı

Çocukluğuma Dair

Merhaba Dostlar,

Aslında bugünü yeni öyküme ayıracaktım, ancak baktım ki yine uzun zamandır blogcuğuma yazmamışım. Zamanım kalırsa yeni öykümün son rötuşlarını yapıp dergiye gönderirim. Perşembe göndersem de olur. A bir de ilginç olan bir şey var, bu yeni öyküm tamamen buraya yazdığım yazılardan meydana geldi. Birkaç yazımı birleştirdim ve bazı değişiklikler yaptım. Bir kurgu yarattım tabii, kes-yapıştır değil. Öyle anlaşılmasın. 😁

Geçen hafta da yine başka bir öyküm Varyasyon Kalemler Dergisi'nde yayınlandı. Daha birkaç aylık bir dergi ama kaliteli işler yapıyorlar ve işlerini çok ciddiye alıyorlar. Ben biraz da destek amaçlı öykü yolladım onlara doğruyu söylemek gerekirse. Yeni göndereceğim öykü de yine destek amaçlı olacak. Başka bir çömez dergiye. Yanlış anlaşılmasın kendimi büyütmek, onları küçümsemek için söylemiyorum asla. Tam tersine çok hoşuma gidiyor çünkü bu dergiler beni kendileri buluyor ve yazı göndermemi istiyorlar. Her türlü yazıya açıklar ama öykü gönderiyorum ben genelde. Bu aralar öykülerle haşır neşir olup kendimi üçüncü masalıma hazırlıyorum bir yandan da. 😍

Unutmadan söyleyeyim, yarın ilk imza günüm olacak Bornova Büyükpark'ta. Öhöm öhöm! 😎 Komik bir şekilde oldu aslında. Bana başka bir kitap fuarına davet etmek için ulaştılar. O konu hakkında konuşurken Bornova'daki kitap fuarını öğrendim. Belediye düzenliyor, gidip konuşayım dedim. Gidemedim. 😕 Sonra iki hafta önce Salı günü mü ne bir arayayım dedim. İlgili kişiye bağladılar. Hemen ismimi, numaramı aldı. "Bornovalı Yazarlar"a 1 Ekim'de stant vereceklerini söyledi. Ben de çaktırmadım artık. Yıllarca Bornova'da yaşadım zaten, hak geçmez bence. 😄 Neyse efendim, akşamına şak diye sosyal medya afişini gönderdiler bana. Son dakika mı aramışım artık ne olmuş anlamadım. Ama çok iyi olmuş. Yarın imza günüm var kısacası dostlar. 💕

Ah yine aynı şey oldu işte. Başka bir şey yazacaktım, bilgisayarın başına geçince bambaşka bir şey yazdım. 😄Öykülerimde de böyle oluyor, daha önce söylemişimdir size de. Kafamda belli bir kurgu oluyor tabii başlarken ama yazdıkça değişiyor öykünün yolu genelde. Başlangıç kurgumdan apayrı bir şey çıkıyor bazen, tamamen bağımsız. Bu da çok heyecanlı, çok sürprizli bir serüven oluyor bana da. Yazmayı çok seviyorum. 💛

..............

Bugün size çocukluğumdan hatırladığım en mutlu anlarımdan bazılarını anlatacağım. On bir yaşında falandım herhalde. Rahmetli babamın iş ortağı Hüseyin amca vardı o zamanlar. Hüseyin amca ve eşi Nevin teyze ile zaman zaman ailecek görüşürdük. Onlar da rahmetli oldular. Hepsi nur içinde yatsın. 🙏🙏🙏🙏🙏🙏

Hüseyin amcaların üç kızı vardı. Aslı en küçüktü ve benden iki yaş büyüktü. Tuğçe abla benden dört-beş yaş büyüktü. En büyükleri Esra abla da yedi-sekiz yaş büyüktü herhalde. Aslında Esra abla Jemmoo ile yaşıt muhtemelen ama ben o zamanlar çok küçük olduğum için bana çok büyük geliyordu. E tabii ben koleje yeni başlamıştım, o üniversitedeydi. Hukuk okuyordu. Sonradan öğrendiğime göre ciddi psikolojik sorunları varmış, tedavi görüyormuş. Ben hiçbir şey anlamıyordum o zamanlar tabii ki. Çünkü beni çok eğlendiriyordu. 😅 Umarım şu anda hepsi çok iyidir. 🙏

İşte bir gün anne babalar birlikte yemeğe çıktılar ve beni de Hüseyin amcaların kızları ile birlikte onların evine bıraktılar. Ay ne eğlendim Allah'ım, ne eğlendim. O gece hiç bitmesin istedim. Ortaya bir sürü abur cubur hazırlamışlar. Üstüne de korku filmi açtık. Benden mutlusu yok. Oldum olası severim korku filmlerini. Taa o yaşlardan geliyor bu sevgi. Korku filminden sonra da Esra abla bize korkunç hikayeler anlatmaya başladı. Ama dozunda. 😉 Biz Aslı ile nasıl eğleniyoruz. Hem korkuyoruz hem eğleniyoruz. Böyle sesini falan da değiştiriyordu. Teatral yeteneği vardı kesinlikle. 

O geceyi hiçbir zaman unutmadım. Babamlar beni almaya geldiklerinde resmen ayaklarım geri geri gitmişti. Belki de ondandır sinemaya gitmeyi, sinemada çatlayana kadar patlamış mısır yemeyi sevmelerim. Özellikle de korku filmlerine olan ayrıca düşkünlüğüm...

Tabii bu noktada kuzenimi de anmam lazım. Sinemayı ve korku filmlerini bana sevdiren diğer majör faktör odur. Dayımların Güzelyalı'daki evlerinde, kuzenimin küçücük odasındaki bit kadar televizyonun önüne yere oturur, ışıkları kapatır, açardık Jason'ları, Michael Myers'ları. 😂😂😂😂 Allah'ım yine ne çok eğlenirdik. Sevgili kuzenim, yaptığı "kıh kıh kıh", "ma ma ma" efektleriyle 5D'ye çevirirdi filmi sağ olsun. 😆😆

Hemen hemen her hafta gider kalırdım onlarda. Bir keresinde de Hayvan Mezarlığı'nı izlemiştik beraber. Abooovv! Kuzenim de ilk defa izliyordu bu sefer, o yüzden beni korkutamıyordu çünkü kendi de korkuyordu. 😆Yazlığın balkonunda yan yana oturup güpegündüz Stephen King'in Falcı'sını okurken de feci korkmuştuk mesela. Rahmetli dayım çok eğleniyordu biz korktukça. Daha önce bahsetmiştim size dayıcığımdan ve onun da ünlü olan korkunç hikayelerinden. Dayımın da yeri eşsizdir hem çocukluğumda hem korku edebiyatı sevgimde. Rahmetle anıyorum hepsini. 😞🙇

Artık bitiriyorum yazımı. Kalan sevdiklerime tüm varlığımla sarılıyorum ve öpüyorum. Gününüz, haftanız güzel geçsin. Bir sürü hayırlı haberler alın İnşallah. 🙏

Öpücükler...

💋

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Ballı Böreğim 4 Yaşında! 🌞🌞🌞🌞

Çok Sevgili Dostlar,

Benim biricik minnoşum, geçen Cumartesi 4. yaşını bitirdi çok şükür bin şükür Yarabbim. 🙏🙏🙏🙏 Biz yine geleneksel olarak atlara gittik doğum gününde. 😄 Doğum günü diye kızımı fazladan fazladan bindirdiler bir de, pek mutlu oldu. Ahh ne güzel anne olmak... Her sene aynı şeyi yazıyorum, farkındayım. Ve fakat gerçek bu. Dünyanın en güzel şeyi anne olmak. Bir o kadar da zorlayıcı tabii. Yorgunluk falan değil bahsettiğim. Yorgunluk dinlenince geçiyor da kızımı birileri üzdü mü... Allah!!! İşte orası benim en zorlandığım yerlerden biri. Çocuklar acımasız oluyor bazen, hepimiz biliyoruz. Günden güne de değişiyorlar, onu da biliyoruz. (Geçen sene Güneşışığımı küçük diye dışlayan çocuk, bu sene peşinden ayrılmadı mesela. 😍) Arkadaşlar arasında itiş, kakış olur biraz. Hepsine evet de... Ben çok gıcık oluyorum işte. Çocuğumu üzen çocuk da olsa sinir oluyorum vallahi. 😅 

Elbette böyle böyle hayata hazırlanacak bu bıdıklar. Çok fazla müdahale etmemek lazım. Kendimi daha çok kontrol etmeye çalışacağım bundan böyle. Amannn kimi kandırıyorum Allah aşkına? Kızımı üzenin canına okurum arkadaş. Bitti. 

Geleneksel Türk annesiyim ben. 😁 Herkes ayağını denk alsın. Tabii burada amacım bir "zorba" yetiştirmek değil. Yanlış anlaşılmasın. Zorba olmayan ama zorbalıktan kurtulmasını bilen akıllı, sağ duyulu bir şahsiyet olsun İnşallah. Babasının dediği güzel bir laf var; "kendini korumasını gerektirecek durumlara düşmeyecek akılda fikirde olsun" demişti. Çok doğru söyledi. Ben de ümit ediyorum ki anne ve baba olarak tüm sevgimiz ve gücümüzle kızımızı bu şekilde yetiştireceğiz. 

Bu arada, anne olmak ile birlikte çocuklar için bir şeyler yapma arzum iyice kabardı. Biliyorsunuz, iki çocuk kitabım basıldı bir sene arayla. Umuyorum üçüncü de en kısa zamanda basılacak. 🎉Hem kitaplarımı konuşmak hem okumaya, yazmaya dair başka aktiviteler yapmak üzere okullara da gittim geçtiğimiz kış. Bunu da biliyorsunuz zaten. Bu kış da yine çocuklarla birlikte olmak üzere bir şeyler planlayacağım.

Yazı da boş geçmedim. Bizim yazlık evimizin olduğu sitenin Kitap Kulübü var. Yöneticiler tarafından çok iyi düşünülmüş bu kulüp fikri. Normalde, haftanın bir günü toplanıp sessiz sessiz kitaplarını okuyorlarmış bir saat boyunca. 4 haftadır ben de katılıyorum bu kulübe. İlk iki hafta hep birlikte benim Türkçe kitabımı okuduk yüksek sesli. Geçen hafta ise birlikte öykü yazdık. 😎 Anahtar kelimeler kullanarak bir nevi hikaye tamamlama atölyesi gibi bir şey oldu. Çok da güzel oldu. Bir hoşlarına gitti, bir hoşlarına gitti. Tabii benim de. 💜

Bu hafta da efendime söyleyeyim, 30 Ağustos Zafer Bayramımız için bir şiir yazdık. ☾⋆ Harika değil mi? Sitemizde mutlaka her bayram tören yapılıyor. Hatta 30 Ağustos için sunuculuk yapmamı istedi yöneticimiz. Durumlar uygun olacak mı, sunuculuk yapar mıyım bilemiyorum ama en azından çocuklarımızın törende kendi yazdıkları şiiri okumalarına vesile olacağım. Bu da bana yeter. 😇

Tabii ben kendi yazılarıma da devam ettim bu arada. İki küçük öykü daha yazdım, yolladım geçenlerde. Toplamda beş öykü yazmışım bu sene demek oluyor bu.  İnşallah bu öykülerden derece haberi alıp burada sizlerle paylaşırım yine dostlar. (Yeni öykülerimden bahsedeceğim deyip bir türlü bahsedemedim, biliyorum. Derece müjdesi verirken bahsederim artık. ☺️) Öykü yazmayı gerçekten çok seviyorum, hem de çok. Ve fakat önümüzdeki kış yeni çocuk kitabıma odaklanacağım. Üçüncü kitap gelsin artık. 🎈

Çocuklara izler bırakma meselesi tüm mesele. En çok da kendi kızıma elbette. Yazımı, son dileklerimle bitiriyorum sevgili dostlar. Zamanı geldiğinde tüm masallarımı, öykülerimi keyifle okuyalım kızımla birlikte İnşallah. Güzel kızım her yeni yaş gününde Güneş gibi yeniden doğsun. Yüce Allahım tüm yavrularımızı korusun, kollasın, sakınsın ve kayırsın. Nerede varsa. 🙏🙏🙏

Seni fevkalade çok seviyoruz Güneşışığım! 🌞😍✨💕🙏🧿💕🥰

Hepinizi öpüyorum.

💋