İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

31 Mayıs 2017 Çarşamba

İşler Güçler Vol. 30495049

Kahveci dükkanı açabiliriz diye yazmıştım son bloğumda hatırlarsanız. Başta çok eğlenceli bir fikir gibi gelmişti. Aslında hala öyle fakat detayları düşününce yan çizmeye başladım. Neden derseniz... Temel olarak tek başıma öyle bir dükkanı idare etmem mümkün değil. Kendimi biliyorum, 09:00-18:00 çalıştığım ofis işlerinde bile kendime hiç zaman kalmadığını hatta hayatımın söz konusu ofiste çürüdüğünü düşünen bir profilim ben. E şimdi kendi dükkanım olunca temelli oraya çakılmam gerekecek. Doğal olarak! İlk başlarda ne kadar heyecanlı gelse de eminim bir süre sonra yine aynı monotonluk, gün dolduruyor olma hissiyatı saracak beni. Hem de kat kat fazlasıyla çünkü böyle bir dükkanı haftasonu da açmak lazım ki iş yapsın. Ayrıca, akşam 18:00'de kapatıyorum diye bir şey de söz konusu olamaz. Falan filan... Bir çözüm bulunabilir mi? Gerçekten çok güvendiğim iki kişi olursa yanımda, evet bu bir çözüm olabilir. Birlikte çalışacak, çok güvenilir iki kişi bulmak da... Sanırım derdimi anlatabildim.

..........................................................................

Neyse hiiiiiç sorun değil. Alternatifler sonsuzdur ve önünde sonunda (eninde sonunda yanlışmış arkadaşlar, doğrusu buymuş ☺) en hayırlısı olacaktır. Buna inancım tam. Bugün birçok yere iş başvurusunda bulundum. Gerçekten severek, adanarak yapacağım iş ilanları bile vardı bir iki tane. Sığınmacılar ile ilgili saha çalışmaları gibi sosyal projeler vb. İçimde bugün başvurduğum işlerden biri olacak gibi bir his var. Bakalım hayırlısı 😇😇. Direkt kamu yararı ile ilgili bir sosyal projede çalışmak en çok istediğim iş. Gönüllü olarak kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum biliyorsunuz (TÜRGÖK'te gönüllü okuma yapmak gibi). Ancak, hem kendimi çok faydalı hissedeceğim hem de karşılığında para kazanacağım bir iş mükemmel olmaz mı??? MÜ-KEM-MEL!!! Neden olmasın? Bu "İşin Neşesi" kitabı beni baya motive etti vallahi. Jemmoo'nun annesi iyi ki vermiş bu kitabı bana. Kendi de bizzat cesaretlendirmişti beni zaten. İnşallah, İnşallah 🙏.

..........................................................................

Yeni bir iş serüvenimin sonunu oldukça merak ediyorum doğrusu 😃😃😃. Biraz da benim yapımdan kaynaklanıyor itiraf etmek ve kabullenmek lazım. Seviyorum hayatımda böyle heyecanları, değişiklikleri. Zaman zaman "es" vermeyi. Allah da beni böyle yaratmış 😰😰😰😰😰.

Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Blog yazmaktan henüz para kazanmıyorum (kazanmak için girişimlerim devam ediyor 😎) ama beni gerçekten çoooook mutlu ediyor. Daha önce söyledim ama yine söyleyeceğim, hep söyleyeceğim. Bloğumu seviyorum ve iyi ki yazıyorum! Bunun için de aslında Jemmoo'ya teşekkür etmek lazım. O vesile oldu çünkü.

Not: Yazmaktan para kazanmak deyince aklıma geldi. "İçerik Bulutu" yazarlığı konusu ne oldu diye sorarsanız şayet ona da cevap vereyim. Açıkçası hiçbir şey olmadı çünkü fren lambası çakar modülü gibi bir konuda 500 kelimelik içerik üretmenizi istiyorlar ve karşılığında 10 TL, 15 TL falan kazanıyorsunuz. Almayayım, teşekkürler 😶.

Bugünlük bu kadar arkadaşlarrr, görüşmek üzere...

25 Mayıs 2017 Perşembe

Kahveci Dükkanı

Uzun zaman oldu yazamadım. Ne yaptım da yazamadım, çok mu yoğundum? Yooo... ama bazen böyle oluyor işte. Daha çok kitap okumaya adadım kendimi bu aralar. Jemmoo'nun annesinin verdiği iki tane kitabı okuyorum. Birini bitirdim daha doğrusu, ikinciyi de yarıladım gibi. Access Consciousness diye bir şey duydunuz mu bilmiyorum ama herhalde "Bdino?" yazarsam çoğunuza tanıdık gelecektir. (Bundan daha iyi nasıl olur? = Bdino?) Kimdir, nedir bu Access Consciousness? Ne istersek o oluruz, her şeyi gerçekleştirebilme gücü ve yeterliliği hepimizde var, yeter ki varsayımlarımızı katılaştırmayalım, diğer insanların empoze ettiği paradigmaları benimsemeyelim, farklı gerçekliklerin farkında olalım, kendi gerçekliğimizi yaratalım vs. manifestosu olan bir kolektif diyelim. İşte efendim bu topluluğun yayınlarından iki tane kitap bahsettiklerim. "Nasıl Para Olunur?" ve "İşin Neşesi" adlı kitaplar. "Nasıl Para Olunur?" bir Access Consciousness seminerinin basımı aslında. Konuşulan konular, sorulan sorular ilginç. Kitabı bitirir bitirmez para olmuyorsunuz tabii 😅ama değişik bakış açıları her zaman ilgimi çektiği için ve kitabı okurken alakasız konularda kendimi sorgulamamı sağladığı için hoşuma gitti. Kitapların temel amacı zaten bunlar bence. Diğer kitap daha çok biyografi tadında. Akıcı bir dili var ve hem esinlendim hem de hayranlık duydum desem yalan olmaz yani. Tam da yeni bir iş fikri gündemimize bomba gibi düşmüşken!

Tabii daha çok minik bir fikir ve ne olur, biter bilemiyoruz ama eğer her şey yolunda giderse ve KOSGEB'ten destek alabilirsem bir kahveci dükkanı açmayı planlıyoruzzzzz!!!!!! ☕☕☕☕☕☕🍩🍩🍪🍪🍪. Bu fikir o kadar çok hoşuma gitti kiii!!! Hemen anama, babama söyledim zaten😁😁😁😁😁. Mis gibi kahveler, lezzetli kurabiyler, kitaplar, dergiler, tablolar, süsler, mumlar... Küçük ve şipşirin bir dükkan 💟. Benim gerçekten çok sevdiğim bir, iki kahveci dükkanı var bu şekilde ve kendi dükkanımın olması fikri belki bu yüzden çooook hoşuma gitti. Sanıyorum, okuduğum kitabın ("İşin Neşesi") da bununla bir ilgisi var. Bu zamana kadar hiç kendi işimi kurmak gibi bir hayalim olmamıştı. Ama şimdi??? Neden bu kahveci dükkanı fikri bu kadar hoşuma gitti, bilemiyorum. Gerçekten beni heyecanlandırdı ve bu heyecanın kitapla bir ilgisini olduğunu düşünüyorum vallahi.

Bakalım, Cuma günü KOSGEB İzmir Müdürlüğü ile görüşmeye gideceğim. Sizi haberdar edeceğim merak etmeyin.

..........................

Kısa kısa notlar:

1. Daha önce Yunan vatandaşlığı için konsoloslukla görüşeceğim demiştim ya. Görüşemedik ama mailleştik. Kanuna falan baktık vs. Olmuyormuş öyle dedemgiller doğma büyüme Sakızlı diyerek arkadaşlar. Maalesef 😧.
2. Doktoraya geri dönmeye karar verdim. Af çıksın diye lobi faaliyetlerine katılıyorum 😅😅😅. Yüksek lisansta da böyle olmuştu. Önce kaydımı sildirmiştim, sonra aftan yararlanıp geri dönmüştüm. Var bende bir tuhaflık galiba hahahaha 😆😆😆😆.
3. Cuma günü sağ ayak başparmağımın tırnağını çektireceğim. Çok korkuyorummmmmmm 😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰😰. Sanırım bu konunun çok detayına girmeyeceğim.
4. Veee günün mottosu: Beklenti yok, plan/program yok! Bu şartlar altında mutlu olmak çok daha kolay!!

Haydinn görüşmek üzereeee 😊...