Tavla turnuvası siyasete alet edilebilir mi arkadaşlar Allah aşkına söyleyin?? Söyleseler inanmazdım ama bizzat yaşayınca başka çare kalmadı.
Yaklaşık iki aydır yeni bir işte çalışıyorum biliyorsunuz. Bir belediye şirketinin Halkla İlişkiler Sorumlusu'yum. Görevim itibariyle etkinlikler düzenliyorum, daha önce bahsetmiştim. Son etkinliğim bir tesisimizde organize ettiğim, halka açık Tavla Turnuvası idi. Biz belediye şirketi olduğumuz için ve sosyal belediyecilik anlayışını benimsediğimiz için etkinliklerimiz halka açık ve ücretsiz oluyor. (Bakın ben de siyaset yapıyorum artık ahahahahah, elde değil 😜😜😜.)
Neyse efendim, beklediğimizden bile çok başvuru aldık. Hatta, son gün bile arayanlar oldu da kontenjanımız doldu demek zorunda kaldık. (Son gün aramak nedir ya bu arada? 3 hafta duyurduk biz bu turnuvayı, üüüççç!!! Bir de kontenjan doldu deyince bozulanlar oldu, onlardan bahsetmek istemiyorum 😑.)
-------------------------------
İnsanlar geldi, güzel güzel yemeklerini yediler turnuva öncesinde. Biz de hazırlıklarımızı yaptık. Ben profesyonel olalım diye Tavla Federasyonu'ndan bir uzman hocamızdan rica ettim, o da kırmadı, turnuvayı yönetmeye geldi. Her şey mükemmel. Sıra geldi kura çekilişine. Çekiliş yapıldı, eşleştirmeler yapıldı. Sonraaaaa... Bir çığlık, bir kıyamet 😱😱😱😱. 8-10 kişinin ismi okunmamış. Ve bu 8-10 kişi deliler gibi bağırıyor, "Benim adım okunmadı! Ben adımı yazdırmıştım!!! Başkanım, nerede ADALETTTT!!!!!!!!!!!!!!". Evet, yanlış okumadınız. Tavla turnuvasında adaleti sorgulayan arkadaşlarımız oldu. Başkan da maruz kaldı bu saçma serzenişe. Elbette bir çözüm bulduk. Ne olacak zaten arkadaş, ölüm mü, kalım mı bu? Alt tarafı bir daha kura çektik. Herkes eşleşti, herkes oynadı. (Gecenin 2'sine kadar sürdü turnuva, az daha kendimizden geçiyorduk 😓.)
İşin acı tarafı, "Ben buraya arıza çıkartmaya geldim zaten." diye konuşmuş bazı arkadaşlar. Muhtemelen isminin okunmadığını iddia edenler arasından birileri. Duyduklarıma inanamadım ama maalesef böyle duyumlar aldım. PES dedim! Başka da ne diyeyim bilemiyorum... Aferin, bravo, turnuva başlangıcında bir yarım saatlik kargaşaya neden oldun, ellerine sağlık!!! Ne oldu, eline ne geçti acaba, ne başarmış oldun??
Neyse uzatmayayım, biz turnuvamızı başarılı bir şekilde sonlandırdık. Kazananlarımıza hediyelerini, kupalarını teslim ettik. "Çok keyifliydi, her ay düzenleyin, çok teşekkür ederiz." diyerek ayrıldı büyük çoğunluk. Bizim için önemli olan da bu zaten. Tesisimizin tanıtımını da yapmış olduk. Güzel ciro da yaptık o akşam. E daha ne olsun? Başkan da alışkın zaten bu tür provokasyonlara, ayrıca herkesi aynı anda mutlu etmenin mümkün olmadığını, bu tip etkinliklerde/organizasyonlarda aksilikler çıkabileceğini 25 senelik siyasi yaşamından ezbere biliyor.
Dolayısıyla, biz hiçbir şey kaybetmedik. Biraz yorucu olmasına değecek şekilde gayet başarılı ve keyifli bir turnuva düzenlemiş olduk. Darısı ileriki etkinliklerimizin başına 🙏.
İhtiyacı olan herkese akıl, fikir dileyerek sizlere şimdilik veda ediyorum.
Bir sonraki yazımda Tayland'ı anlatacağım!
❤❤❤❤
Hoşçakalınnnnn...
14 Eylül 2017 Perşembe
25 Ağustos 2017 Cuma
Benim Sevgili Garipliklerim
Valla niye inkar edeyim arkadaşlar, bir sürü garip garip huyum, suyum var benim. Nev-i şahsıma münhasır bir düzen oturtmuşum anatomik olarak, herhangi bir sapma olduğunda bünyem çıldırıyorr 😬😫😫. Uykusuz kaldığımda mesela... Çarpıntı tutuyor beni uykusuz kaldığımda, ateşim varmış gibi yanıyorum, midem bozuluyor. Hatta ve hatta duyma ve görme kaybı bile yaşıyorum, o derece 😑😑😑. Gerçekten öyle. Görüşüm bulanıklaşıyor, algım bile bozuluyor. Bir şapşallık geliyor yani bana üzerinize afiyet hahahahha 😜😜😜😜😜.
-----------------------------------
Boşaltım sistemim ile ilgili de çooooook komik takıntılarım, anlarım, zor durumlarım vs. var ama buradan yazacak cesaretim yok vallahi ahahahahahhah 😆😆😆😆😆😆.
------------------------------------
Sonracığıma, mental tuhaflıklarım da var tabii. Çok çabuk moralim bozulur ama aynı hızla da toparlarım. İyi mi kötü mü bilemiyorum, değerlendirme size ait. Çabuk toparlanmak iyi tabii ama çabuk bozulmak hiç iyi olmuyor. Zaten benim bütün duygularım yüzümde. Ne hissediyorsam anında yüzüme yansıyor.
Yüzüme yansımakla da kalmıyor bazen 🙁. Gerçekten çok stresli olduğumda ya da çok üzgün olduğumda nefes alamıyorum. Evet maalesef... Bu oldukça kötü bir şey. Allah kimseye vermesin! Sanırım panik atak dedikleri şey bu işte. Olayın çok üzerinde durmayıp, kendimi telkin yoluyla sakinleştiriyorum böyle anlarda.
------------------------------------
Bir de bana değişik gelen başka bir duygu durumum daha var. Ben "hemen öncesi"ni seviyorum güzel şeylerin. En çok "hemen öncesi"ni seviyorum daha doğrusu. Güzel şeyleri yaşarken de çok mutlu oluyorum elbette ama "hemen öncesi"nin tadı, keyfi bambaşka 😍. Ne demek istiyorsun? diyorsunuz galiba. Hemen açıklayayım. Bugün Cuma, haftanın son iş günü ve saat 18:00 itibariyle 10 günlük tatile çıkıyoruz değil mi? Ben şu an, daha tatile çıkmadan yani, en az tatilde olacağım kadar mutluyum. Belki daha bile fazla! Çünkü çok güzel vakit geçireceğimin beklentisini taşıyorum. Ve bu beni çok mutlu ediyor. Gitmişim, görmüşüm, yaşamışım kadar mutlu ediyor. (Bu arada, yarın İnşallah 🙏 hayatımda hiç gitmediğim kadar uzağa tatile gidiyorum Jemmoo ile. Nasıl heyecanlıyım size anlatamam. Dünyanın bir ucuna, Tayland'a gidiyoruz ve ben yerimde duramıyorum an itibariyle. "Hemen öncesi" diyerek anlatmak istediğim tam olarak budur işte ✌.)
--------------------------------------
Daha yazacak çok şey var ama ofisten çıkmam lazım. Hepinize iyi bayramlar, iyi tatiller diliyorummm...
❤❤❤
-----------------------------------
Boşaltım sistemim ile ilgili de çooooook komik takıntılarım, anlarım, zor durumlarım vs. var ama buradan yazacak cesaretim yok vallahi ahahahahahhah 😆😆😆😆😆😆.
------------------------------------
Sonracığıma, mental tuhaflıklarım da var tabii. Çok çabuk moralim bozulur ama aynı hızla da toparlarım. İyi mi kötü mü bilemiyorum, değerlendirme size ait. Çabuk toparlanmak iyi tabii ama çabuk bozulmak hiç iyi olmuyor. Zaten benim bütün duygularım yüzümde. Ne hissediyorsam anında yüzüme yansıyor.
Yüzüme yansımakla da kalmıyor bazen 🙁. Gerçekten çok stresli olduğumda ya da çok üzgün olduğumda nefes alamıyorum. Evet maalesef... Bu oldukça kötü bir şey. Allah kimseye vermesin! Sanırım panik atak dedikleri şey bu işte. Olayın çok üzerinde durmayıp, kendimi telkin yoluyla sakinleştiriyorum böyle anlarda.
------------------------------------
Bir de bana değişik gelen başka bir duygu durumum daha var. Ben "hemen öncesi"ni seviyorum güzel şeylerin. En çok "hemen öncesi"ni seviyorum daha doğrusu. Güzel şeyleri yaşarken de çok mutlu oluyorum elbette ama "hemen öncesi"nin tadı, keyfi bambaşka 😍. Ne demek istiyorsun? diyorsunuz galiba. Hemen açıklayayım. Bugün Cuma, haftanın son iş günü ve saat 18:00 itibariyle 10 günlük tatile çıkıyoruz değil mi? Ben şu an, daha tatile çıkmadan yani, en az tatilde olacağım kadar mutluyum. Belki daha bile fazla! Çünkü çok güzel vakit geçireceğimin beklentisini taşıyorum. Ve bu beni çok mutlu ediyor. Gitmişim, görmüşüm, yaşamışım kadar mutlu ediyor. (Bu arada, yarın İnşallah 🙏 hayatımda hiç gitmediğim kadar uzağa tatile gidiyorum Jemmoo ile. Nasıl heyecanlıyım size anlatamam. Dünyanın bir ucuna, Tayland'a gidiyoruz ve ben yerimde duramıyorum an itibariyle. "Hemen öncesi" diyerek anlatmak istediğim tam olarak budur işte ✌.)
--------------------------------------
Daha yazacak çok şey var ama ofisten çıkmam lazım. Hepinize iyi bayramlar, iyi tatiller diliyorummm...
❤❤❤
Kaydol:
Yorumlar (Atom)