İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

28 Nisan 2023 Cuma

Ağlamak Yok

Selam tatlı arkadaşlarım!

Bugün, son ortaokul yazımla huzurlarınızdayım. Aslında, bir tane daha küçücük bir not var. Onu da yayınlarım sonra ama dediğim gibi yazı olarak kabul edilmez, küçük bir not.

Aşağıdaki yazım bir ödev yazısı değil anladığım kadarıyla. İçimden gelmiş, yazmışım. Bakalım sizin düşünceleriniz ne olacak? 

Tarih: 13.03.1997

Ağlamak Yok 

Ben, güçlü insanları severim. Sadece dış görünüş olarak değil, karakter bakımından da. Karşılaştığı en ufak bir problemde yıkılan, ulu orta yerde ağlayan, her yeniliğe çekinerek yaklaşan, doğruyu söylemekten kaçınan... Kısacası, zayıf karakterli insanları yadırgarım. Açıkçası, ben de öyle olmak istemezdim. Hayatımın şu bölümüne kadar; yaşadığı bir sürü probleme karşı hala ayaklarının üzerinde dimdik duran ve gülümseyen, elinden geldiği kadar şanssızlıklarıyla, hatalarıyla savaşan ve onları yenen insanlara hayran olmuşumdur. Tamam ben de hiç üzülmeyen, hiç problemleri kendine dert etmeyen, her zaman hayata pembe gözlüklerle bakan biri olduğumu iddia etmiyorum. Fakat her geçen gün daha iyimser daha güçlü bir yapıya sahip oluyorum. Tabii ki her insan zaman zaman ağlar, acı çeker. Kimse doğumdan ölüme mutlu yaşamaz. Önemli olan o acıyı, üzüntüyü atlatıp tekrar eski mutlu kişiliğine dönmek!

Ben de çok üzüldüm, çok ağladım. Bir sürü sıkıntım, acım oldu.  Herkes gibi. Eskiden en ufak bir olayda ağlayarak annemin yanına koşardım. O da her seferinde bir çıkış yolu bulurdu bana. Canım annem... Şimdi yine gidip konuşurum annemle dertleşirim ama yardım istemek için değil. Yakın arkadaşlarımla olduğu gibi içimdekileri söylemek için. Artık, kendimi geliştirmem lazım. Kendi kendimi kurtaracak, kötülüklerle yüzleşecek yaşa geldim. Doğasından ötürü yerinden kıpırdayamayan ve birilerinin onu sulamasını bekleyen bir çiçek olarak kalmak istemiyorum.  

😁😁😁 Jemmoo bu yazıyı okuyunca baya eğlenecek. Bütün bu yazdıklarımı yalayıp yutmuş, üstüne de su içmişim. 😆 Yazının başlığı "Ağlamak Yok" ama ben gelmiş geçmiş en ağlak insanlardan biriyim. Ve asıl önemli nokta ise ağlamanın ya da çok güçlü olmamamın kötü bir şey olduğunu, bir dezavantaj olduğunu düşünmüyorum artık. Belki de ağlayabilmek, bir şeyleri yapamadığını itiraf etmek, yardım istemek, çaresiz kaldığını söyleyebilmek... Belki de bunlar zayıflık değildir. 

Bir de esaslı bir başka konu daha var. Başkalarını yargılamak/yadırgamak konularında da dikkatli davranmak gerek. "Kınadığını yaşamadan ölmezsin." diye boşuna dememiş atalarımız.

Son cümlemi çok beğendim yalnız. Tamamen kendi kelimelerim mi yoksa bir yerlerden esinlenmiş miyim hiç bilmiyorum. Ne olursa olsun, hoşuma gitti.

Velhasıl dostlar, 1997'de yazdıklarımın hiçbirine katılmıyor değilim ama benim için artık önemli olan huzurlu ve mutlu olmak. Çok şükür bin şükür ki öyleyim. 🙏🙏🙏 Varsın kim ne istiyorsa onu düşünsün.

Hepinize iyi hafta sonları diliyorum...

Sevgiyle,

💝


20 Nisan 2023 Perşembe

Sarmaşıklı Banklar

Sevgili Dostlar,

Bu güzel Arife gününde bloğum aracılığıyla sizlere de merhaba demek istedim. Yoğun ve fakat keyifli geçeceğini düşündüğüm bir bayram tatili bizleri bekliyor. 13:00 itibariyle işten çıkıp koşa koşa kuaföre gideceğim. Malum, bir kadının kuaför işleri asla bitmez. Allah bitirmesin. 🙏 Sonra, Güneşışığımı alıp Mavibahçe'ye götüreceğim. Oyuncaklarla eğlensin biraz annesinin balı. 💝😍

Yarın sabah babamlarla Bornova'da kahvaltı yapacağız. Sonra da ver elini Altınoluk! Bu bayramı, Altınoluk'ta bir termal otelde geçirmeye karar verdik. Bayramlarda termal alışkanlık yaptı zaar. 😁

Bayram öncesi bir yazı daha paylaşayım istedim sizinle. Bu da betimleme ödeviymiş. Elbette yine gerçek hayattan kesitlerle dolu bir yazı. Buyurun efendim...

-------------------------------------

Sarmaşıklı Banklar

Hani lise binasının önündeki sarmaşıklarla kaplı o banklar var ya, orayı gördükçe içim bir garip oluyor. Bence çok hoş ve romantik bir görünümü var. O kadar duygusal ya da romantik olmamama rağmen bu görüntü benim için çok özel. Gariptir ama bana biraz hüznü de hatırlatıyor.

Henüz liseye geçmediğim için daha o banklara oturamadım fakat gelecek sene ilk işim boş bir derste, çok yakın bir arkadaşımla oraya oturup çene çalmak olacak. Oh, ne kadar zevkli olurdu! Zaten, liseye geçsek bir daha hiç okuldan sıkıldığımı söylemeyeceğim. Bilmiyorum ama liseye geçmeye can atıyorum. İçinde kaybolacağım yeni bir bina, değişik öğretmenler, değişik dersler, farklı saatler... Belki de çok meraklıyım ama ne yapayım sabırsızlanıyorum.

Orta son olmak, en büyük olmak, bir havalara girmek güzel ama gene de lisenin olgun tadını da tatmak istiyorum. Şu anda en büyük isteklerimden biri liseye geçmek, en azından şu dönemin geçmesini çok istiyorum. Allah'ım ne olur yardım et de şu zaman çabuk geçsin. Bu sınav dolu haftalardan, geç kâğıtlarından, sabah erken kalkmalardan, lisedeki bazı arkadaşlarımı sürekli görememekten çok sıkıldım. 

Liseye geçtikten sonra, hani lise binasının önündeki o sarmaşıklarla kaplı bank var ya... 

-------------------------------------

😏😏 Betimleme ödevi olduğu için biraz zorlama olmuş. Daha doğrusu gerçeklik testi yaparsam zorlama geliyor çünkü liseye geçmek için bu kadar delirdiğimi hatırlamıyorum. Yazı gerçek olmak zorunda da değil tabii bu arada. O noktayı atlamayalım. 

Ve fakat gerçek olarak değerlendirirsek eğer;

 "... duygusal olmamama rağmen...". Yorumu size bırakıyorum. 😃😃😃

Herkese hayırlı, uğurlu bayramlar diliyorum. Ramazan Bayramımız ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

💕💕💕