Merhaba Dostlar!
Yaz bitti, şehre döndük. Yine bir koşuşturmaca, hep bir koşuşturmaca... 😁 Allah bitirmesin koşuşturmacalarımızı. Bebişkomun kreşe başlamasıyla hayatımızda yeni bir dönem başladı. 2 yaşında vermeyecektim ama planlar değişti. Tamamen adapte olunca işe de geri döneceğim İnşallah. Malum, para kazanmak lazım. 💶💶
Artık hafta içi her gün 11:00 - 17:00 arası kreşte benim canımın içi. 💞💞 Dolayısıyla, iki sene sonra yeniden kendime ayırabileceğim zamanlar doğdu. Ve fakat yine de size ancak yazabiliyorum gördüğünüz gibi. O kadar bekleyen işim varmış ki yap yap bitiremedim hala. 😄😄😄 Biri bitiyor, biri başlıyor. Ben de bu durumdan gayet memnunum, yanlış anlaşılmasın. Sadece yazmaya ve spora istediğim gibi zaman yaratamadım henüz. Elbette bu durum da bir düzene girecek. An meselesi. Zaten kreşin dördüncü haftasındayız. İlk iki hafta oryantasyonla geçti. Güneşışığımı yavaş yavaş alıştırdılar yeni ortamına. Haliyle 2 yaşında çocuk ne yapsın, önceleri garipsedi biraz. Beni aradı. Yine de maşallah! Çabuk alıştı diyebiliriz. 🧿🧿🧿 Umarım hep böyle sağlıkla, keyifle devam ederiz kreş hayatına. Hemen hasta da olduk tabii, Allah'ın emri. Atlattık gitti, şükür. 🙏 Olacak arada ufak hastalıklar. Her seferinde üzülsem de çocuklar böyle büyüyor, biliyorum.
Kısacası; şimdi şimdi okumaya, yazmaya daha çok vakit ayırabilmeye başladım. Bir sürü hikaye dönüp duruyor kafamın içinde. 😊 Birine konsantre olup olay örgüsünü kabataslak oturtunca yazı aşamasına geçeceğim. Zaten yazı aşamasında hiçbir şeyin garantisi yok. 😅 Her an bir sürpriz olabiliyor ve hikaye bambaşka yerlere sürüklenebiliyor. İşin en eğlenceli tarafı burası. Benim için de saklı kapılarla dolu bu süreç. Son paragrafta bile aklımın çelindiği ve hikayenin farklı bittiği oldu mesela. Bence harika bir şey bu. Bakalım sıradaki hikayemde neler çıkacak bu benden? 😏
Bu arada, biliyorsunuz "Nesi Var?" basıldı ve satışa çıktı. İlk göz ağrım. 💛 Daha önceki yazılarımda bizim belediyenin YouTube kanalında okunacağını söylemişim. Sonra ben bile unuttum bu dediklerimi. 😆😆 Olmadı öyle bir şey ve iyi ki de olmadı. İyi ki kitap olarak basıldı. Ve şimdi belki de diğer masalım da basılacak!!! 😍😎 Vallahi ben de şaşkınım. O yüzden hemen sizlerle de paylaşmak istedim. Olayların gelişimi şöyle oldu...
Yazın ortası falan gibiydi galiba, ben yabancı bir internet sitesi keşfettim. Son derece sevimli, tamamen masallara adanmış bir site. Kurucusu da Jade adında bir hanım. İlk kitabım basıldı fakat ilk kitabım olması sebebiyle teşvik kapsamında ücretsiz basıldı. İkinci kitabım için öyle bir şansım yok. Kitap bastırma maliyetlerini bilmem biliyor musunuz? Gerçekten çok pahalı. Bu sebeple, ben de bulduğum bu yabancı sitede masalımı yayınlatabilir miyim acaba diye düşündüm. Tabii öncelikle İngilizceye çevirdim. Sonra da gönderdim. 💣Bu Jade adındaki tatlı hanım, masalımı beğendiğini ve yayınlayacağını söyledi. İlk plana göre Kasım ya da Aralık ayında illüstrasyonları ve seslendirmesi (podcast için) tamamlanacaktı ve sitede yayınlanacaktı. (Düzeltmeleri zaten hemen yaptı. Anadilim olmadığı için tabii ki dilbilgisi hataları vardı, onları düzeltti. Kurguda bazı ufak değişiklikler yaptı. Çocukların okuyacağı içeriklere çok daha hassas yaklaşılıyor biliyorsunuz.) Ancak, bugün gönderdiği mailde kitap olarak basılmasını ister miyim diye sormuş. 😀 İstemez miyim hiç? Hem de çok isterim. Nasıl olacak bilmiyorum. Benden para isterse olamaz ne yazık ki. Ücretsiz izindeyim ve zaten dolarla euroyla kitap bastıracak halim yok. 😂😂 Biraz sonra cevap yazacağım ve gelişmeleri acayip merak ediyorum. Elbette sizi de haberdar edeceğim. 😎
Bizden haberler böyle dostlar. Cuma günü de Jemmoocuğumun doğum günü. Onun için de ayrıca mutluyum. Ben, doğum günlerini çok severim ve doğum günü sihrine kesinlikle inanırım. Dedikleri gibi o ruh o gün bu dünyada bedenlenmeye karar vermiş. Bu çok büyük ve çok güzel bir enerji. Umut dolu bir haber! Özeldir yani doğum günleri. Allah hep keyifle kutlamayı nasip etsin İnşallah! 🙏🙏🙏🙏
Bir yandan bunları yazarken bir yandan da kalbim acıyor. Susturamıyorum o sesi, susacak gibi değil. Susmamalı ayrıca. Savaş var. Yine savaş var. Yine olan masumlara oluyor. Bu dünyayı hem çok sevip hem de öfkeyle nefret ediyorum. Yukarıda yazdığım keyifli cümleler aynı anda kalbime batıyor. Ve hiçbir şey yapamıyoruz. İnsanı delirten bu aslında. Ben kendimce uluslararası bir örgütün imza kampanyasına katıldım, kampanyayı paylaştım ve bütçem yettiğince bağış yaptım. O kadar. Başka da bir şey yok. Başka hiçbir işe yaramıyorum. Gerçek bu.
Sosyal medyamda şunları yazmıştım ve her satırının arkasındayım:
Çağrı dediğim, bahsettiğim uluslararası örgütün imza kampanyası. En azından bunu yapalım. Tamamen tepkisiz kalmayalım.
Bugünlük bitiriyorum dostlar, karmakarışık hisler içerisinde veda ediyorum size. Allah, hepimizin kalbini sevgi ve iyilik ile doldursun. Menfaatler, vicdanlara baskın gelmesin.
İyi geceler...