İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Ballı Böreğim 4 Yaşında! 🌞🌞🌞🌞

Çok Sevgili Dostlar,

Benim biricik minnoşum, geçen Cumartesi 4. yaşını bitirdi çok şükür bin şükür Yarabbim. 🙏🙏🙏🙏 Biz yine geleneksel olarak atlara gittik doğum gününde. 😄 Doğum günü diye kızımı fazladan fazladan bindirdiler bir de, pek mutlu oldu. Ahh ne güzel anne olmak... Her sene aynı şeyi yazıyorum, farkındayım. Ve fakat gerçek bu. Dünyanın en güzel şeyi anne olmak. Bir o kadar da zorlayıcı tabii. Yorgunluk falan değil bahsettiğim. Yorgunluk dinlenince geçiyor da kızımı birileri üzdü mü... Allah!!! İşte orası benim en zorlandığım yerlerden biri. Çocuklar acımasız oluyor bazen, hepimiz biliyoruz. Günden güne de değişiyorlar, onu da biliyoruz. (Geçen sene Güneşışığımı küçük diye dışlayan çocuk, bu sene peşinden ayrılmadı mesela. 😍) Arkadaşlar arasında itiş, kakış olur biraz. Hepsine evet de... Ben çok gıcık oluyorum işte. Çocuğumu üzen çocuk da olsa sinir oluyorum vallahi. 😅 

Elbette böyle böyle hayata hazırlanacak bu bıdıklar. Çok fazla müdahale etmemek lazım. Kendimi daha çok kontrol etmeye çalışacağım bundan böyle. Amannn kimi kandırıyorum Allah aşkına? Kızımı üzenin canına okurum arkadaş. Bitti. 

Geleneksel Türk annesiyim ben. 😁 Herkes ayağını denk alsın. Tabii burada amacım bir "zorba" yetiştirmek değil. Yanlış anlaşılmasın. Zorba olmayan ama zorbalıktan kurtulmasını bilen akıllı, sağ duyulu bir şahsiyet olsun İnşallah. Babasının dediği güzel bir laf var; "kendini korumasını gerektirecek durumlara düşmeyecek akılda fikirde olsun" demişti. Çok doğru söyledi. Ben de ümit ediyorum ki anne ve baba olarak tüm sevgimiz ve gücümüzle kızımızı bu şekilde yetiştireceğiz. 

Bu arada, anne olmak ile birlikte çocuklar için bir şeyler yapma arzum iyice kabardı. Biliyorsunuz, iki çocuk kitabım basıldı bir sene arayla. Umuyorum üçüncü de en kısa zamanda basılacak. 🎉Hem kitaplarımı konuşmak hem okumaya, yazmaya dair başka aktiviteler yapmak üzere okullara da gittim geçtiğimiz kış. Bunu da biliyorsunuz zaten. Bu kış da yine çocuklarla birlikte olmak üzere bir şeyler planlayacağım.

Yazı da boş geçmedim. Bizim yazlık evimizin olduğu sitenin Kitap Kulübü var. Yöneticiler tarafından çok iyi düşünülmüş bu kulüp fikri. Normalde, haftanın bir günü toplanıp sessiz sessiz kitaplarını okuyorlarmış bir saat boyunca. 4 haftadır ben de katılıyorum bu kulübe. İlk iki hafta hep birlikte benim Türkçe kitabımı okuduk yüksek sesli. Geçen hafta ise birlikte öykü yazdık. 😎 Anahtar kelimeler kullanarak bir nevi hikaye tamamlama atölyesi gibi bir şey oldu. Çok da güzel oldu. Bir hoşlarına gitti, bir hoşlarına gitti. Tabii benim de. 💜

Bu hafta da efendime söyleyeyim, 30 Ağustos Zafer Bayramımız için bir şiir yazdık. ☾⋆ Harika değil mi? Sitemizde mutlaka her bayram tören yapılıyor. Hatta 30 Ağustos için sunuculuk yapmamı istedi yöneticimiz. Durumlar uygun olacak mı, sunuculuk yapar mıyım bilemiyorum ama en azından çocuklarımızın törende kendi yazdıkları şiiri okumalarına vesile olacağım. Bu da bana yeter. 😇

Tabii ben kendi yazılarıma da devam ettim bu arada. İki küçük öykü daha yazdım, yolladım geçenlerde. Toplamda beş öykü yazmışım bu sene demek oluyor bu.  İnşallah bu öykülerden derece haberi alıp burada sizlerle paylaşırım yine dostlar. (Yeni öykülerimden bahsedeceğim deyip bir türlü bahsedemedim, biliyorum. Derece müjdesi verirken bahsederim artık. ☺️) Öykü yazmayı gerçekten çok seviyorum, hem de çok. Ve fakat önümüzdeki kış yeni çocuk kitabıma odaklanacağım. Üçüncü kitap gelsin artık. 🎈

Çocuklara izler bırakma meselesi tüm mesele. En çok da kendi kızıma elbette. Yazımı, son dileklerimle bitiriyorum sevgili dostlar. Zamanı geldiğinde tüm masallarımı, öykülerimi keyifle okuyalım kızımla birlikte İnşallah. Güzel kızım her yeni yaş gününde Güneş gibi yeniden doğsun. Yüce Allahım tüm yavrularımızı korusun, kollasın, sakınsın ve kayırsın. Nerede varsa. 🙏🙏🙏

Seni fevkalade çok seviyoruz Güneşışığım! 🌞😍✨💕🙏🧿💕🥰

Hepinizi öpüyorum.

💋

31 Mayıs 2025 Cumartesi

Kafa Doktoru

 Benim Canım Dostlarım Merhaba!

“Long time no talk” olduk yine. İdare edin beni vallahi, hep yazmak istiyorum ama işte…  Rahmetli anneanneciğim hep şey derdi: “Bir Pazartesi oluyor, bir Cuma. Nasıl geçiyor hafta, anlamıyorum.” Ben de aynen öyle hissediyorum. Nurlar içinde yatsın. 🙇

Zaten iki hafta öncesine kadar her Cuma “Anne Destek Programı” vardı. Beş ay sürdü. Çarşambalar da TÜRGÖK günü. TÜRGÖK, Haziran sonuna kadar devam edecek İnşallah. Pazartesi; temizlik yapalım, çamaşır yıkayalım. Salı; pazara gidelim, detoks vs. hazırlayalım. Kuaför işi falan varsa oraya gidelim. Çarşamba ve Cuma zaten tüm gün dolu. Bir Perşembe boştu, o günlerde de maşallah hep bir iş çıktı. 😀 Güzel tabii, hiç şikayetim yok. Boş oturmayı sevmem zaten. Size yazamıyorum sık sık ama ne yapalım, gönüller bir olsun. 💕

İki haftadır da yıllık kontrollerimi yaptırmakla uğraşıyorum. Onlar da zaman alıyor tabii. Neyse, hepsi güzel geçti çok şükür. 🙏 Ay yıllık kontrol deyince hep aklıma şey geliyor; 10 sene falan önce bir gün rahmetli babamla telefonda konuşurken yıllık kontrollerimi yaptırdığımı söylemiştim. O da bana “Kafa doktoruna da gittin mi kızım? Kafa doktoruna git sen bir de.” demişti! 😆😆😆😆😆 Baya gülmüştüm. Hala gülüyorum. Mekanı cennet olsun. Bir sene oldu ayın 27’sinde. 🙇

Aslında hepimizin ara ara “kafa doktoruna” gitmesi lazım bence. Vallahi insanlar içindekileri kimselere anlatamadıkları için ya olmadık yerlerde öfke patlamaları yaşıyorlar ya da oralarında buralarında bir şeyler çıkıyor evlerden dışarı. Ne güzel olur bazı Avrupa ülkelerindeki gibi SGK karşılasa da “Çocuklar Duymasın”daki Meltem gibi düzenli olarak psikoloğa gidip deşarj olsak. İnşallah o günleri de göreceğiz.

Gerçi bizim milletimiz neyi ne kadar hak ediyor bilemiyorum. Çöpünü çöpe atamayan bir millet. 😡 Vallahi bazen birilerini gırtlaklamak istiyorum. Kaç kere kaç kişiyi uyardım hatırlamıyorum. Emekli Albay gibi. Ya da Sabri Bey! Ama yani dostlar; adamın biri evinde tadilat yaptırıyor diye çıkan molozu evin önüne bırakınca (belediye ekipleri tarafından alınacak olan molozu), başkalarının yemeden içmeden hemen kendi ev çöplerini molozların yanına bırakması nasıl tabir edilir? Salaklık mı? Hainlik mi? Sorarım size. Ben de çok sinirleniyorum. Her yer çöp, her yer köpek kakası içinde. Köpeklerinin kakasını da toplamıyorlar. Köpekten soğuyacağım bunlar yüzünden. Lattoş hariç tabii. 🐶Canım benim, artık yaşlı bir teyze oldu Latte’miz. Hep iyi olsun İnşallah. 💖

Neyse… Düzeleceğiz İnşallah diyelim. Ben bu yazıyı aslında binlerce kez şükretmek için yazıyorum. Her şeye ve herkese rağmen iyiyiz çok şükür. Yaradan’a binlerce kez şükürler olsun. 🙏🙏🙏🙏🙏 İyi olmak için de elimden geleni yapıyorum. Şimdi aklımda fikrimde hep deniz. Nasıl özledim! Haftaya bir gün kaçarım yine Foça’ya sezonu açmaya. İyice hava ısınsın. Gerçi bayramda Kuşadası’nda da gireriz büyük ihtimalle. Bakalım, göreceğiz. Bu sene Ekim başında bile girdim. Güneşışığımı okula bıraktıktan sonra, atladım arabaya gittim Foça’ya. Girdim bir saat denize, sonra çıktım hemen bir kafede üstümü başımı değiştirdim. Bir kahve aldım, döndüm. Birkaç kere yaptım bunu. Nasıl iyi geliyor deniz bana, nasıl…🏊

Hadi bir itirafta bulunayım şimdi burada. Yıllar önce de Jemmoo’dan gizli böyle bir kaçamak yapmıştım. 🙈Temmuz’du galiba. Bir şey olmuştu, denize gitmek istemediğini söylemişti Jemmoo. Zaten Cumartesi çalışması gerekiyordu. Ben de o ofise gittikten sonra evdeki işlerimi halledip atlamıştım arabaya, Güzelbahçe’de bir saat denize girip dönmüştüm.

Çoğu insan üşeniyor ya da yalnız bir yere gitmeye çekiniyor. Onları da anlıyorum tabii. Herhalde ben çok alışkınım yalnız bir şeyler yapmaya. Zaten denize girerken birileri ile sohbet etmeye ihtiyacım yok. Tek başıma yüzmeyi de çok severim ayrıca.

Hamileyken de Kuşadası’nda kaçmıştım öyle denize ama o zaman yakalandım. 😅 Saçlarım kurumadan dönmüştüm çünkü. Jemmoocuğum çalışıyordu, benim de karnım burnumda. Artık doğuma sayılı günler kalmış, sıcaktan fenalıklar basıyor. Attım kendimi denize. Doğumdan önceki gün bile denizdeydim zaten. Denizde doğururum diye ödü kopuyordu herkesin. Çok büyük şanstı benim için, çok şükür. 🙏 Muhtemelen her gün denize girdiğim için çok fazla şişlik olmadı hiçbir yerimde. Asıl şişkinlik doğumdan sonra oldu. Spinal anestezi yiyince gördük şişmeyi. 😐

Ayy yine çeneme vurdu. Özlemişim size yazmayı. Bu arada, “Nesi Var?”ı okuyan 3. Sınıf öğrencileriyle bir araya geldik geçen hafta. Aman Allah’ım bu çocuklar nasıl zehir gibi böyle. Maşallah! 🧿🧿🧿 Hiç tahmin etmediğim sorular sordular. Şahane bir buluşma oldu. 💫💫💫💫 Kitabımı çok beğenmişler, bu beni çok mutlu etti tabii. Bir de bana hediyeler hazırlamışlar. Canlarım benim… 💝Hepsi oturmuş ayrı ayrı resim yapmış, bir şeyler yazmış. Simlerle süslemişler. Birisi kalem başlığını hediye etmiş. Pure Goodness! İyi ki bu güzel çocuklar var ve ben de iyi ki yazıyorum!!! 🙏

Artık bitiriyorum dostlar. Güneşışığımı alacağım okuldan. Bekliyordur şimdi beni annesinin canı. 💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜

Hepinizi öpüyorum. Sağlıcakla kalın! İçinizi kimselere açamıyorsanız ve yazmak gibi başka yöntemlerle kendinize destek olamıyorsanız mutlaka "Kafa Doktoru"na gidin. 😉

Sevgiler,

💋