Biraz stresli bir yolculuktan sonra feribota yetişebilmeyi
başardık ve bir başka günübirlik Yunan Adası gezisine başladık. Çarşıda
kahvaltı ettikten sonra otobüsle köy turuna çıkma vakti geldi. (Mastelo
peynirli çörek çok lezzetliydi 🍩, tavsiye edilir.) Zaten ben köy turu için
gittim ve inanın gittiğime fazlasıyla değdi!!
İlk durağımız
Mastichoria yani Sakız Ağaçlarının bulunduğu bölge idi. Bu ağaçların sakız
üretmesi için toprak ve ısı kadar belli bir hava akımına da ihtiyaçları varmış.
Bu sebeple, adanın sadece güneyinde yetişebiliyormuş. Daha doğrusu sadece güneyinde sakız
üretebiliyormuş bu ağaçlar. Ayrıca, adada yangın riski de çok yüksek olduğu için Sakız
Ağaçlarının dağınık şekilde dikilmesine izin veriliyormuş ancak. Allah korusun,
yangın halinde hepsi birden yanmasın diye. Tahmin edebileceğiniz gibi sakız,
ada halkı için altın kadar değerli. Çok zahmetli uğraşlar sonucunda elde
ediliyor ve silah sanayi (sakız yağı silah temizleme maddesi olarak kullanılıyormuş),
gemi yapımı dahil birçok alanda kullanılıyor. Ben hayatımda ilk defa Sakız
Ağacından sakız topladım ve sonra da bir güzel çiğnedim 😄😄😄.
Tabii ki çok az miktarda ve geçen seneden kalmış sakızdı. Bu sezonun sakızını,
birinin ağacından izinsiz toplamanın hapis cezası varmış zaten 😨.
Sakız topladıktan
hemen sonra küçük bir dükkana girdik. Bazı hediyelikler almak lazım tabii 😏.
Ben mideye iyi geldiği için sakız üzerine yoğunlaştım ama muhteşem seramik
hediyelikler de vardı. El yapımı ve hepsi çok güzeller. İlgilenenlere belirtmek
isterim. Bu köyün adı Armolia. Sakız topladığım ağaçların da bulunduğu köy aynı zamanda. Eğer yanlış anlamadıysam, Mastichoria bir yerleşim adı değil, Sakız Ağaçlarının bulunduğu bölgeyi adlandırmak için Mastichoria deniyor 🌲🌲🌲🌲. Yani her Sakız Ağacı dikilen bölge bir Mastichoria. En azından ben böyle anladım!
Armolia'dan
çıktık, sonrasında ver elini Pyrgi. "Kule" anlamına geliyor Pyrgi ve
"Geometrik Köy" olarak biliniyor. Picasso'yu kıskandıran köy de
deniyor çünkü evlerin her birinin dış cephesi, kazınmış (xysta yöntemi) geometrik
süslemelerle kaplı. Geometrik süslemeler haricinde mutlaka her evin dış
cephesinde çiçek ya da çark motifi de oluyor. Ya da her ikisi birden. Çiçeğin
sevgi, aşk, mutluluk getireceğine, çarkın ise şans, para, bolluk getireceğine
inanıyorlar.
Bu arada 25 Mart,
Yunanistan'ın hem dini hem milli bayramlarından biri imiş. (Yunanistan'ın
Osmanlı'dan bağımsızlığını kazanmasının yıl dönümü ve aynı zamanda Hz. Meryem'e Hz. İsa'nın doğacağı
vahyinin verilme günü olan Müjde.) Gezimizin
bugüne denk gelmesi şahane oldu çünkü Pyrgi Meydanı'nda çocuklar halk oyunları
gösterisi yaptılar, bando geçişi oldu. Biz de bir süreliğine tören alayını ve
oyunları izleyebildik. Kendimi 23 Nisan'da zannettim 👧👧.
Veee bu köyden aldığım sakızlı, tarçınlı likörün mükemmel olduğunu da
söylemeden geçemeyeceğim. (Geçen gün Jemmoo ile içtik, bayıldık. Bir dahaki
gidişimde galonla alacağım 😆😆😆😆😆😆.)
Yemek molası ile
ilgili çok anlatacak bir şey yok aslında. Çok beğendiğim söylenemez ve burada
uzun uzun yemek yazmak istemiyorum. Ancakkkk, Fresh Chios Beer (Sakız birası)
ve tatlı niyetine gelen kumkuat reçeli harikaydıı!!! Mmmııımıımmııımmıımmm...
Son durağımız ise
Mesta Köyü idi. Burası bir labirent köy. Ortaçağ'da, Korsan saldırılarına karşı
labirent şeklinde dizayn edilmiş. Dolambaçlı, daracık sokaklar… Anlatmak çok
zor, mutlaka görmelisiniz. Boşuna UNESCO dünya miras listesine girmemiş 👏👏👏. Ziyaret ettiğimiz Palaios Taksiarhis
Kililesesi de görülmeye değerdi. Özellikle Mikail ikonu çok etkileyici. Bildiğiniz gibi başmeleklerden biri olan
Mikail, bizleri Şeytan’ın kötülüğüne karşı korumak üzere yeryüzüne
gönderilmiştir. Bu vasfını vurgulamak amacıyla ikonu özel bir teknikle
yapılmış. Siz sağa da gitseniz, sola da gitseniz, Mikail gözleriyle sizi takip
ediyor 👀. Gerçekten çok etkileyici! Ayrıca, bu kilisenin şöyle bir
geleneği var. Eğer dilekte bulunmak isterseniz, 50 Cent gibi ufak bir bağış
yapıp, bir tane küçük mum yakıyorsunuz. Dileğiniz kabul olursa, kiliseye tekrar
gidip, bu sefer € 5 değerinde olan büyük mumlardan alıp yakmanız gerekiyor. Ben diledim
ve büyük mum yakmak için tekrar gideceğim çok şükür 🙏. Son bir detay daha Mesta ile ilgili, söylenene
göre Homeros İlyada’yı burada yazmış. Hep okumaya niyetlendim ama daha kısmet
olmadı. Bakalım, bir gün İnşallah…
Bu sefer çok uzun yazdım, farkındayım. Umarım benim yazmaktan aldığım kadar keyif alırsınız okumaktan!
Tekrar görüşmek üzere, iyi gecelerrr 😃…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder