İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

28 Mayıs 2018 Pazartesi

Pazartesi Fırtınası

Bazı sorularım var size bugün... Hadi biraz beyin fırtınası yapalım. Elbette bu sorular direkt ya da dolaylı olarak benimle ilgili. Tuhaf şeyler oldu hayatımda son birkaç gündür. Anlamaya çalışıyorum beynim el verdiğince.

Geçen Pazar Kuşadası’ndan dönerken, harika bir hafta sonu geçirdiğim ve kendimi çok keyifli ve huzurlu hissettiğim için Kardeş’e "Çok mutluyum, sen buradasın, Latte burada, Jemmoo burada. Daha başka ne isteyebilirim ki?" dedikten yarım saat sonra beklenmedik ve korkunç bir şey olması, bu beklenmedik ve korkunç şey yüzünden o güzel ortamın un ufak dağılması hangi ilahi mesajı içeriyor olabilir?

Sevgilinizin, Whatsapp mesajlarınızı okuması / kopyalaması ya da herhangi bir yöntemle sizi takibe alması mutluluk verici midir? Kaygı verici midir?

Orta ölçekli bir hata yaptığınızda (telafisi mümkün, kismeye kalıcı bir zarar vermeyen, kasıtlı olmayan) aileniz sizi bir kalemde silip atar mı?

Çocuğunun velayeti kendinde olan boşanmış bir adam, sırf boşandığı karısına çok öfkeli olduğu için çocuğunu göstermiyorsa bu adam iyi bir baba mıdır? (Kadın çocuğunu çok seviyor, düzgün bir hayatı var, çocuğu ile gayet güzel zaman geçiriyorlar ve çocuğa hiçbir şekilde, asla zarar vermez.)

Başkalarının evini kullanıyoruz, arabasını, ofisini kullanıyoruz. Başkalarının bir zamanlar sevgilisi ile karısı/kocası ile aşk yaşıyoruz. Başkalarının kedisini, köpeğini hatta çocuğunu sahipleniyoruz. Aslında ne kadar ortak yaşıyoruz bu hayatı ve ne kadar bihaberiz bu durumdan. Tüm yaşanmışlıklar bize geçiyor ve bizim yaşanmışlıklarımız da başkalarına... Yine de egomuzdan ölüyoruz! Dünya bizim etrafımızda dönüyor ve biz her şeyin en doğrusunu biliyoruz. Bizim olan kıymetli, gerisi önemli değil! Sanki gerçekten "bizim"miş gibi... Kendimizi bu kadar ayrıcalıklı zannetmemiz hangi aklın kârı?

Bir insan bir insanı gerçekten sevdiğinde, o sevgi o kişide ölümsüz bir parça olarak kalır mı?

Sevdiğiniz, güvendiğiniz adam ilk kırılmanızda sizi aldatırsa, onu affedebilir misiniz?

Sevgiliyle birlikte kendini çok güçlü hisseden, “Yeter ki biz yan yana olalım, her engeli aşarız.” diye düşünen kadın, o olmayınca yapayalnız ve çok çaresiz hissediyorsa o kadın aslında zayıf bir kadın mıdır? Kolu, kanadı kırılmış yaralı bir kuş mudur yoksa?

Bizi bekleyen ürkütücü birçok olasılığa rağmen hayatı sevmek nasıl bir yaradılış?

Bir gece bile evde yalnız kalmaya pek tahammül edemeyen, tırsak ben Eylül'de tek başıma eve çıkınca korkmadan nasıl yaşayacağım acaba?

Hadi buyurun bakalım! Sorular benden, cevaplar Allah'a kaldı. Zaten Allah’tan başka kimsemiz de yok aslında…

Çok sevdiğim bir söz ile bitiriyorum bugünlük.

“Yara, ışığın içine sızdığı yerdir.” Mevlana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder