İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

31 Ağustos 2019 Cumartesi

Etme! Bulursun...


İyi geceler dostlarım,

Yatmadan önce hemen sizinle kısa bir tecrübe paylaşmak istiyorum. Daha doğrusu bir "İlahi Adalet" dersi!

Bildiğiniz gibi yeni görev yerimde bir takım sıkıntılar yaşıyordum, daha önce yazmıştım sizlere. Nedendir hiç anlamadığım bir şekilde kadının biri benimle aylarca konuşmadı. Sadece konuşmamakla kalmadı, her fırsatta laf soktu. Beni tehdit etti!! Benim düzenlediğim bir etkinlikte gelip yine saçma sapan laflar etti. Ben orada bir şeyleri yetiştirmeye çalışırken ve zaten stresliyken beni daha da strese soktu. Tabii ki ben ona her zaman cevabını verdim bana yakışan bir şekilde ama o hiç durmadı. Ben durduk yerde ona bir kere bile bulaşmadım fakat o her fırsatta bulaştı. Susup otursaydı ve benden nefret etseydi, sorun yoktu. Gerçekten. Umurumda bile değil beni sevmesi ya da nefret etmesi. Ama susup oturmadı. Sinirlerimi tepeme çıkarmak için, beni işimden soğutmak için hatta oradan gitmem için elinden geleni yaptı. Müdürümüz de bu konuda pek yardımcı olmadı açıkçası, kendi aramızda çözmemizi salık verdi. Kısacası, üç ay kadar bir süre zor bir dönem yaşandı bizim ofiste.

Fakat bir gün, bu kadın bana doğru bir adım atar gibi oldu. İşte kahvaltılık bir şeyler almış falan filan, bana da ikram etti diyelim. Ben de ikramını kabul etmedim ama kibar ve samimi bir şekilde karnımın çok tok olduğunu söyledim, teşekkür ettim. Aynı gün, birkaç saat sonra babası rahatsızlandı. Apar topar çıktı ofisten. E ben yabani miyim? Dağdan mı geldim? Geçmiş olsun dedim tabii ki. Kim olsaydı derdim zaten. Düşmanım bile olsa derdim. Kaldı ki, bu kadını tanımıyorum bile aslında. Geçmişimiz yok, bir husumetimiz de yok. Sadece benden nefret ediyor işte. 

Neyse efendim, o gün bugündür bana bir hayli sıcak davranmaya başladı. Sıcak dediysem yanlış anlaşılmasın, o kadar da değil. Nedir işte, günaydın falan demeye başladı yani. Ben de selamına, günaydınına karşılık vermeye başladım. 

Ancak! Bu arkadaş esaslı arıza olduğu için diğer insanlarla da tartışmaya başladı. İki arkadaşımızın tansiyonlarını fırlattı yani o derece. Müdür de yüzüne bakmaz oldu. Önceden pek bir değer verirdi lafına, sözüne. Hiç muhatap almaz hale geldi. Diğer arkadaşların zaten sıdkı sıyrıldığı için onlar da iletişimi kesti. Ve şu an ofisteki kadınlar arasında onunla tek konuşan ben kaldım! (Erkek arkadaşlar zaten iki tane ve pek etliye sütlüye karışmıyorlar. Onları saymıyorum. Ancak, onlar bile mesafeyi iyice açtılar.) 

Olayın "İlahi Adalet" kısmı ise şu; bundan üç ay önce, ben göreve yeni başladığımda, bizim ofisteki kadınlara "Kimse konuşmasın bununla, delirsin de gitsin buradan!" diyormuş. Bunu daha yeni öğrendim ve tüylerim ürperdi. 

Şu an onunla kimse konuşmuyor ve herkes gitmesini istiyor. Tek konuşan kişi ise "Kimse konuşmasın bununla, delirsin de gitsin buradan!" dediği benim!

Çok manidar değil mi?

Sevgiyle kalın ve unutmayın; İyilik Mutlaka Kazanır!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder