Merhaba Dostlar!
Yine blog yazacağım diye niyetlenip günlerdir yazamıyorum. Koştur koştur bir çalışma içerisindeyiz belediyede biliyorsunuz. (Salgın çalışmaları haricinde iki arada bir derede sanki çok acilmiş gibi bir meclis kararı bile çevirdim. Niye olduğunu hala anlamış değilim.) Türkiye'nin 2/3'sinin çalışmadığı bir dönemde biz tam zamanlı çalışmaya devam ediyoruz. Normal şartlarda acayip isyan eder, yıkardım ortalığı ama şu anki şartlar çok farklı tabii. Burada olup salgın döneminde bize ihtiyaç duyanlara yardımcı olabildiğim için çok büyük mutluluk duyuyorum. İnanın hiç zor gelmiyor. Sadece hastalık kaygımız var tabii doğal olarak. O konuda da Cipralex imdadıma yetişti. İyi ki Jemmoo'yu dinlemişim ve ilaca başlamışım. Biraz kafamıza göre oldu ama iyi oldu. Hem genel ruh halime hem de salgından kaynaklanan kaygı durumuma çok iyi geldi. Hatta fazla iyi geldi, maske bile takmıyorum çoğu zaman. İyice gevşedim. Bu iyi olmamış olabilir... 😅
Ne tuhaf ama değil mi? Nasıl da alıştık salgın şartlarına! Sinemaya gidemiyoruz, dışarıda oturup bir kahve içemiyoruz, şehir dışına çıkamıyoruz. Maskesiz markete bile giremiyoruz... Ve tüm bunlar normalleşmeye başladı. Gerçekten insanoğlu her şeye alışabilme iradesine sahip. Tabii ben biraz rahat konuşuyorum çünkü hiç karantina yaşamadım aslında. Altı üstü iki gün üst üste evden çıkamadım. Bu da her zaman olabilecek bir şey yani. Fakat bütün hayatım iş oldu tabii. Beni tanıyanlar durumun ne kadar ironik olduğunu bilir 😆. Resmen evden işe, işten eve. Ertesi gün hooop yine aynı...
Bu felaket durumun bazı iyi yönleri de var tabii. Her şerde bir hayır olduğu gibi! Dünya ölçeğinde, doğa kendine geldi. Denizler, kanallar temizlendi, her yerden çiçekler fışkırıyor. Tam ilkbahar gibi ilkbahar oldu. Doğa yeniden doğdu. Kendi ölçeğimde de iyi şeyler oluyor. Uzun zamandır yapamadığım kadar düzenli spor yapıyorum. Az alkol ve az sigara içiyorum. Fazla para harcayamıyorum hehehehhehe 😁😁😁😁. Rusça çalışmalarıma ara vermiştim, bir hayli mesafe katettim bu dönemde. Yazıyorum. Geçen gün paylaşmıştım, bir hikaye tamamlama oyununa katıldım. Yine katılacağım, onu da okutturacağım sizlere bitince. Gibi gibi...
Bir de Jemmoo'yla yaptığımız kaçamaklar var tabii... Bu karantina günlerinin en güzel anları desem yeridir. Mısırımızı, cipsimizi alıp birlikte film seyretmeyi o kadar özlemişim ki! Kucağına yattığımda saçlarımı koklamasını, kocaman elleriyle beni sevmesini. Sevgili kokusunu, birlikte uyuyup uyanmayı... Şimdi diyeceksiniz siz ayrıldınız, sevgili değilsiniz. Evet, teoride öyle. Ağzımızla söylediğimiz o. Fakat gerçek bu mu? Bilemiyorum. Bir gün birbirimizi tamamen affedebilir miyiz bilmiyorum. Hayat bize neler getirecek bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, tüm yaşananlara rağmen her fırsatta birbirimize koşmamız "Aşk"tır. Onun bunun dediği gibi bitip gitmedi de bu aşk. Hala burada ve hala capcanlı! Belki de Jemmoo'nun dediği gibi biz aslında hiç ayrılmadık. Zaten kalbin kime aitse onunlasındır. Onunsundur. Öyle değilmiş gibi yapmak sadece bir yanılsama. O kadar.
Yine çok konuştum 😏. Artık belediyeden çıkıp eve gitmem lazım. Ve iyileşmeye devam etmem... Dünya da iyileşiyor, ben de! Her şey güzel olacak! 🙏
Görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder