İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

12 Mart 2018 Pazartesi

Benim Güzel Pingo'm

Merhaba arkadaşlar, bir Bahar Pazarı'ndan merhabaaaa!!!! 🌼🌼🌼

Çok uzun yazmayacağım bugün çünkü çooook işim var ve sabahtan beri sallanıyorum. Dün biraz yoruldum, geç de yattım derken derken bugün kendimi kaldıramıyorum bir türlü 😁.

Bu aralar çoook senelerden beri yapmadığım şeyleri yapıyorum. Sizlerle de paylaşmak istedim. Mesela düz vites araba kullandım, hem de defalarca. Ne zorum mu vardı? Valla ben hiç istemedim ama şirket bizim birime düz vites bir araba tahsis edince zorla oldu 😆. İyi de oldu tabii bir yandan, düz vitese de alışkın olmak lazım. Amaaa nerede otomatik arabanın rahatlığı, nerdeee??? Normalde araba kullanırken bir yoga yapmadığım kalır 😁😁😁ama düz vites kullanırken nefes bile almıyorum vallahi!

Başka ne oldu yine senelerdir olmayan? Örgü örmeye başladım. En son üniversitede sabunluk (!) örmüştüm. Sabunluk yani 😆... Şimdi Jemmoo'ya atkı örüyorum. Koca çenemi tutamadığım ve söylediğim için sürprizi kalmadı. Rahat rahat yazabilirim. Eşsiz bir parça olmuyor ama el emeği göz nuru! Önemli olan da bu değil mi? (Neye benzeyecek ben de çok merak ediyorum. Buradan resim paylaşırım belki. 😉)

Aa çok önemli bir başka konu, ev değiştiriyorum!!! Annemler kendi evine geçecek, ben kiraya çıkacağım. Bakalım nasıl olacak kendi evim 🏡. Yine üniversiteden beridir yapmadığım bir şey... Tek yaşamak! Çiçekler alacağım, süs eşyalarımı serpiştireceğim her yere, Jemmoo'nun aldığı banyo takımını kullanacağım (öyle bekliyor garipler nicedir) vesaire vesaire... Her şeyin güzel olması için elimden geleni yapacağım kısacası, başka türlü olmamalı zaten değil mi? Değişen şartlara ayak uydurmak ve şartlar ne olursa olsun ortamımızı güzelleştirmemiz lazım. (Jemmoo da Jemmoo Juniorlarla başka bir eve çıkıyor. Dediğim gibi şartlar böyle gerektirdi.)

Arabamı da değiştiriyorum, elimde kalacak yoksa zaten 😛. Sanırım en çok birkaç ay içinde değiştirmiş olurum İnşallah 🙏. Her şey yolunda giderse tabii! Ev değişecek, araba değişecek... Benim tarafımda baya değişiklikler var kısacası.

(Yine burada yarım bırakmak zorunda kalmıştım. Şimdi gecenin bir yarısında devam ediyorum. Yoga yaparken de kolumu incittim bu arada, bir hayli zorlanıyorum şu an. 😌 İnsan yoga yaparken bir yerini nasıl incitir yaa? Boks yapsam ne olacak acaba? 😕)

Gelelim bloğumun başlığında yazan, dünyanın en tatlısına, en miniğine, en sevdiğime... Bir kuşum var artık. Üç ay falan önce Jemmoo gitti, arkadaşının çiftliğinden kaptı geldi onu. O bir kanarya... 💖💖💖Adı da Pingo. (Ben koydum adını.) Yıllar önce Sarışın vardı, onun adını da ben koymuştum. Muhabbet kuşum... Onu da çok sevmiştim ama biliyorsunuz işte kuşların ömrü insan ömrü kadar uzun değil 😪. Şimdi Pingo var ve o kadar çok seviyorum ki onu, anlatamam. O da beni tanıyor biliyor musunuz? Yemin ederim, minnacık kuş beni tanıyor ve ciklemeye başlıyor beni görünce 😊😊😊😊. Jemmoo'nun da kuşu tabii ama en çok benim 😎. Bir süre Jemmo'da kaldı, yalnız kalıyor diye kıyamadık. E tabii bütün gün işteyiz. Annemlere getirdim, bir süre de annemlerde kaldı. Maalesef annemin alerjisi tuttu, yine yer değiştirmemiz gerekti. Şimdi kaplıcada. Keyfi de yerinde. Aslında, eve çıkınca yanıma mı alsam diye düşünmüyor değilim ama... Bunu yapamayacağım herhalde. Pingocuk kaplıcada sürekli insan içinde, hiç yalnız kalmıyor ve oraya iyice alıştı. Şimdi sırf ben istiyorum diye yine yerini değiştirip, bütün gün yapayalnız benim işten gelmemi beklemesini isteyemem ki! Bazen, bazı fedakarlıklar yapmamız gerekiyor. Kuşumuzu ne kadar seversek sevelim ve ne kadar özlersek özleyelim, onun için daha iyi olacaksa ondan uzak kalmak zorundayız.

Biraz fabl, biraz kıssadan hisse olsun benden!

Herkese iyi geceler diliyorum, Allah rahatlık versin...


7 Mart 2018 Çarşamba

Yalan Dolan Prim Yapanlar

Çook uzun bir aradan sonra "Merhabaaaa" sevgili arkadaşlar... Geçen akşam Jemmoo hatırlattı ne zamandır boşladığımı birtanecik bloğumu. Haklı vallahi ama inanın vakit bulamadım, ne yapayım... İşe başladıktan sonra biraz böyle oldu. Ofiste yazmak çok mümkün değil (ama şu an ofisteyim 😏), akşam desen illaki başka bir şeyler çıkıyor. Hiçbir şey çıkmazsa da zaten "Ohh be, bu akşam hiçbir şey yapmadan 2.80 uzanacağım!" duygu durumunda oluyorum hehehehhe. 

___________________________

(Dün, yazımı yarım bırakmak zorunda kaldım. Haklıymışım değil mi? Öyle artık ne zaman canım istese rahat rahat blog yazamıyorum. Hep bir işler, bir şeyler giriveriyor araya 😒. Neyse... Şimdi evdeyim, saat 22:55. Kaldığım yerden devam ediyorum.

Hafta sonları ise başka bir durumumuz var bu aralar. Ya koştur koştur kaplıcaya gidiyorum (Çünkü Jemmoo boş durmadı ve yeni işlere girişti, butik termal otel işletmesi devraldı. O orada oluyor. Dolayısıyla, ben de hemen hemen her hafta sonu gidiyorum tabii.) ya da TÜRGÖK, kuaför, arkadaşlar, babazimlerle hasret giderme vb. eylemlerim oluyor. Aa bir de bazen ben çalışıyorum hafta sonları. Hep hafta içi etkinlik/organizasyon yapmıyoruz elbette. En son kermesimiz oldu mesela. İzmir'de yaşayan Slav kökenli hemşehrilerimizin kermesi. Bir Pazar günüydü ve çok da keyifli idi. Böyle böyle aylar geçmiş işte blog yazmayalı. 50'de (blog sayısı) kalmışım. Kısmetse bu akşam 51 olacak 😄. 

Velhasıl yoğunuz biraz ama yoğunluk iyidir değil mi? "Boş oturanı Allah sevmez!" demişler 😨😨😨. Ne laflarımız var Yarabbim! Neyse efendim, bizim de başımıza tatsız şeyler gelmedi değil, problemler yaşamadık değil. Halihazırda çözülmemiş problemlerimiz de yok değil. Hatta çok üzücü konularımız da var maalesef... Ama ben size bunları anlatmayacağım. İç karartan bir yazı yazmak istemiyorum. Herkesin benzer dertleri var zaten. Çözmek için elimizden geleni yapıyoruz, elimizden artık bir şey gelmeyen noktada ise Yaradan'a sığınıyoruz. Tevekkül ediyoruz! Çoğumuz gibi...

Ben size biraz dedikodu yapmak istiyorum aslında. Belli birisinin değil. Bazı kadınların. Belki bende biraz fesatlık vardır 🙊, bilemiyorum. Karar sizin. Çoğu kadın, çok özveriliymiş, çok anaçmış rolü yapıyor. Evet, aynen böyle. Biri bir konu hakkında yardım mı istedi? Etrafta da başkaları mı var? Hemen atılıyor bu profildeki caaaanım arkadaşlar: "Ben gelirim, ben yaparım, ben hallederim. Amannnn dert ettiğin şeye bak, çok kolay o iş. O iş bende. Nooolcak canım? Lafı mı olur?" gibi gibi. Benim bizzat başıma geldi, atladı bunlar aynen dediğim gibi. Yardım gereken an geldi, çattı. Tık yok! Ne ses var ne seda. Ben zaten hayatta arayıp, "Niye gelmedin? Niye yapmadın?" falan demem. Geldi, geçti. Çok zor durumda kalıp aradığımda da mutlaka çok acil işleri çıktı bu arkadaşların. Başka bir zaman, başka bir durumda yine coştu bunlar: "Ben varken kimseye ihtiyacın yok. Senin için rahat olsun, hemen halledeceğizzzz!!!" Sonra yine tısss. Ama ne olmuş oldu? Bana, herkesin içinde "Ben gelirim, ben yaparım, ben hallederim. Amannnn dert ettiğin şeye bak, çok kolay o iş. O iş bende. Nooooolcak canım? Lafı mı olur?" dedikleri için herkes onları çok candan, çok iyi insan, mükemmel arkadaş, çok çok çok vs. bildi. Konunun devamından haberleri olmadığı için, aslında yaralı parmağa işemediklerini kimse söylemediği için öyle bilmeye devam ediyorlardır kuvvetle muhtemel. Sadece benim başıma gelmiş değil bu arada. Etrafımda da çok gördüm. Yani dolaylı bir şekilde tanık olduğum zamanlar oldu. Yine böyle atıp, tutan bir sürü tipe rastladım. Üşenmedim, özellikle sordum bu şekilde tanık olduğum olayların ilgili kişisine, "Bilmem kim yardım etti mi sana diye?". Vallahi de billahi de %90 "hayır" cevabı aldım. Hepsi de kadın bu rol kesenlerin ve size yemin ederim sadece ve sadece o ortamdaki diğer kişilere ideal kadın, mükemmel arkadaş, dünyanın en yüce gönüllü insanı, değer verdikleri için saçını süpürge eden Türk Kadını gibi gözükmek için yapıyorlar bunu. (Erkekler çoğunlukla bizden daha dürüst galiba. Buraya bir not düşeyim.)

Şimdi diyeceksiniz niye taktın bu kadar? Taktım çünkü çok yakın biz zamanda yine denk geldim böyle birine. Neyse ki konu direkt benimle ilgili değil. Taktım çünkü yalan söylüyorlar. Yalan bu, düpedüz yalan!  

Yeni fark ettiğim bir şey değil bu zaten. Yıllar yıllar önce fark ettim ve kaç kere bunlar yüzünden ben daha az fedakarmışım, daha az cömertmişim, onlar kadar iyi arkadaş değilmişim gibi gözüktüm. En yakın arkadaşlarımla aramıza soğukluk bile girdi aylarca. Elbette sonunda kimin, ne olduğu anlaşıldı. Her zaman anlaşılır. Yine de bu tip birini gördüğüm zaten sinirlerim zıplıyor, ne yapayım gıcık oluyorum. Ben, hiçbir zaman yapamayacaklarım için atıp, tutmadım. Sonradan yapabilecek şartlarım oluştuysa yaptım, oluşmadıysa yapmadım. Tereddütte olduğum hiçbir şey için boş yere söz vermedim. Önce sazan gibi atlayıp sonra kıvırmadım. Yapabileceklerimi de seve seve üstlendim zaten, onları da elimden geldiği kadarıyla yaptım. Tabii ki bazen aksilik olur, verdiğin sözü tutamazsın. O, ayrı konu. Bahsettiğim profiller hiçbir zaman sözlerini tutmuyor. Arkalarını döner dönmez unutuyorlar bir dakika önce yaptıkları Ulu İnsan Şovu'nu! Ne verilen söz kalıyor, ne yardım... Önemli olan şov. Show must go on!

Ohh rahatladım vallahi. Ne kadar çok yazasım varmış bu konuyu. Canıma değsin 😊. Şimdi uyuyabilirim hahaha...

Herkese iyi geceler! 🌛

Not: 1.Genelleme yapmıyorum elbette ama üzülerek söylüyorum, hatırı sayılır sayıda kadın gördüm ben bu mizaçta. 
2.Bahsettiğim profildeki insanların hiçbiri yakın çevremden değildir. "Artık" en azından...