İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

20 Eylül 2018 Perşembe

Lattecik

Burnumda tütüyor minik bebeğimmm... Nasıl seviliyormuş nasıl! Daha dün gece gördüm rüyamda. Bebecik olarak gördüm. Halbuki bebekliğini bilmiyorum 😊😊😊. Biberonla besliyordum kızımı. Elcağızlarımla... 

Eskisine göre daha az görüyorum ya şimdi, malum sebeplerden ötürü, hep burnumun direğinde sızısı. Jemmoo bile benim kadar iyi bakamaz zannediyorum bazen hehehhehe 😂😂😂! Öyle saçmalıyor insan işte çok sevince. Hele de sevdiği bakıma muhtaç ve çaresiz bir varlık ise...

Hisli kızım benim... Hiç unutamam bizim evdeki son gecemizi. Mahallemize dadanan manyağın birinin gecenin ikisinde tüm mahalleyi ayağa kaldırmasına rağmen horul horul uyuyan Latte'm, sabaha doğru kabus gördüğüm için ağlamaya başladığımı hemen duyup kapıda dikilmişti. Ben de yanına gidip onu sevmeye başlamıştım ama bir yandan da hala hıçkırıyordum. Nasıl bakıyordu gözlerimin içine her hıçkırışımda. "Neden üzgünsün? Neden ağlıyorsun. Ben de üzülüyorum sen ağlayınca." der gibi. Canım... Canım... Canım...

Velhasıl; hep hasretlik, hep kalp ağrısı ama çok güzel bir şey sevmek! Allah sevdiklerimizin saçının teline zarar vermesin! 🙏

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Geliştim, Geliştirildim (!)

Herkese güzel Pazartesilerrrr!!! Mutlu, huzurlu, bereketli, sevgi ve iyilik dolu bir hafta olsun inşallah... Önce ufak bir not paylaşayım; geçen hafta Çarşamba günü yayınladığım ve sonra kaldırdığım iki yazı tamamen kurgudur ve edebi niyetlerle yazılmıştır. Ancak, ben bu blogda hep gerçek hayattan kesitler sunduğum için o iki yazı bazı yanlış anlamalara sebep oldu. Silmek zorunda kaldım. Tabii ki kopyasını aldım yazıların 🙋. Uygun bir zamanda, kurgu olduklarını belirterek tekrar paylaşacağım. 

Gelelim fasülyenin faydalarına... Yani bu yazının amacı ne meselesi! Valla ben bugün kendimle gurur duydum arkadaşlar ve hemen de bununla övünmek istiyorum 😄. İki sene boyunca hep yaptığım ve bu yüzden de hep hatalı konuma düştüğüm şeyi yapmadım! Yani... Bir şeye sinirlendiğim ya da kırıldığım zaman biraz susup oturup, sakinleşmeyi beklemeden hemen feveran etmekten bahsediyorum. Yanlış mı anladım acaba diye düşünmeden, direkt "Sen böyle bir şeyi nasıl yaptıııııın?" diye alev püskürttüm ben hep. Acı yüreğime çöreklendiğinde, uysal tonlarda ve sakin sakin konuşmayı beceremediğim için hep haksız çıktım günün sonunda.

Ama... Bugün bunu yapmadım. Sabah içim içimi kavuruyordu uyandığımda. Hemen söylemeliydim neye bozulduğumu, neyi aklımın almadığını. Hemen mesaj yazmalı, zehrimi akıtmalıydım. Yapmadım. Yapmayacağım artık. Yeni bir haftaya yine benim bir şeylerden hoşlanmamamla başlamasına içim razı gelmedi. Hele sabah sabah bunu yapmak hiç istemedim. Dahası, ben artık konuşarak bir şeyleri çözmeye çalışmamaya karar verdim. Bundan sonra bağıra bağıra neden kırıldığımı anlatmaya çalışmayacağım. Hiçbir zaman işe yaramadı. 

Ben artık tamamen hareketlerimle anlatacağım kendimi. Kırılıyorsam, öfkeleniyorsam iletişimi keseceğim. Benim korktuğumu bile bile deli gibi araba kullanıyorlarsa direkt kusacağım. 😷 Gerçekten uykum var diye dert anlatmaya çalışmayacağım, sızıp kalacağım olduğum yerde. Rahatsız olduğum konuşmalar/davranışlar oluyorsa bir daha o ortamda olmayacağım. Gibi gibi... Kendimi iyileştirmeye niyetlendiğim bu dönem için doğru bir karar sanki. Yeni haftanın yeni kararı! Hadi bakalım hayırlısı...🙏

Sevgiyle kalın...☺