İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

23 Ocak 2019 Çarşamba

Güzel hisler sarar beni bu aralar

Merhaba dostlar,

Sandık yazılarım henüz bitmedi. Buyursunlar…

Yine aynı hisler sardı içimi. Hani bazen bir anı canlanır ya zihninizde, hiç yoktan, öylesine, alakasız. Bende bu aralar hep aynı sahne canlanıyor sebepsiz. 8, 9 yaşlarında annemle birlikte ev gezmesine gittiğimiz bir yaz günü. Deniz kıyısında bir taş evin balkonunda, büyük büyük teyzeler çay içerken ben de bacaklarımı sallaya sallaya oturuyorum. Hava sıcak, boğucu ama en sevdiğim karşımda. Temel şifa kaynağım… Deniz!
                
Annem ve arkadaşlarının kadın muhabbeti bir uğultu gibi fonda çalarken gözüm denize takılır, deniz aşırı dağın zirvesinde iki kişi hayal ederdim. Hatta gözlerimi her kapadıkça görürdüm bu iki kişiyi. İki sevgili, kızın kim olduğu belli... Ama erkeğin yüzünü bir türlü seçemezdim. Hala seçemiyorum.

Akşam eve dönüş otobüsünde, dar sokaklarda ıkına sıkıla ilerlerken yine taş evin balkonu ve caaaanım deniz hissi. O kadar güzel bir his ki tarifi yeteneklerimin ötesinde. Çay içmek istiyorum şimdi. Ve gözlerimi her kapattığımda iki sevgili. Kızın kim olduğu belli...

Erkeğin yüzünü seçebiliyorum artık!

Tekrar görüşene dek sevgiyle…

8 Ocak 2019 Salı

Anlayamadığım ve Anlaşılamadığım Sizler

Merhaba arkadaşlar,

Yine tozlu sandıklardan bir şeyler buldum. Hoşuma gidiyor aslında biliyor musunuz? Böyle 12 sene falan önce yazdıklarımı okumak, oralardaki benim buralardakinden pek de farklı olmadığını hatırlamak… Daha da ileri gidecek olursam, hiçbir şeyin fazla değişmediğini fark etmek... Ne bileyim işte! Güzel şey yazmak… Ömrüme not düşüyorum kendimce. Evet, kabul etmek lazım arabeskin çevresinden dolaşmışlığım olmuş yer yer. E, o kadar olacak artık yaş gereği… 😉 Bakalım bundan 12 sene sonra neler yazıyor olacağım? 

Anlayamadığım ve Anlaşılamadığım Sizler

Çok zaman manasız tavırlar içine girdim, sevgimi ya da öfkemi dilediğim gibi dile getiremediğim için. Üstüne titredim bazılarının kimseler üzmesin diye ama onları en çok üzen ben oldum, sonra anladım. Artık, düzeltebilecek hiçbir şey kalmamıştı...

Çok zaman da beni kırdılar. Hem de bazen gözümün içine baka baka, bazen de hiç farkına varmadılar aynı benim gibi. 

Anlayamadığım insanları affettim ben, yapacak hiçbir şeyin olmaması çıkmazını iyi biliyorum. Kırgın değilim bu yüzden kimseye. Ben de eğer size kendimi anlatamadıysam, içiniz acıdıysa benim yüzümden; 

            LÜTFEN SİZ DE BENİ AFFEDİN!