Kesinlikle
var! Yaklaşık bir ay kadar önce Alsancak / TAŞEV’de bir atölyeye katıldım
arkadaşlar. Adı, “Yaşam Sergisi” diye geçiyor. İstersen izleyici olarak
katılıyorsun, istersen oyuncu. Nedir diyeceksiniz Yaşam Sergisi? Vallahi ben de
ilk defa katıldım bu çalışmaya. Toplamda 10 kişi falandık. Şimdi şöyle oluyor
efendim; oyuncu olan 6 kişi var, oyunu yönlendiren bir kişi var. (Artık
psikolog mu, terapist mi, yaşam koçu mu hiç bilmiyorum!) Sonracığıma bir de
oyunu oynanan kişi var. Yaşam Sergisi açılan kişi. O da diğer
izleyicilerle birlikte oyunu izliyor. İzleyiciler de toplamda 3-4 kişi zaten.
İlk oyunu izledim sadece, zaten izleyici olarak başvuru yapmıştım. Ama sonra
öyle oldu, böyle oldu, oyuncu eksik kaldı falan filan derken beni oyuna dahil
etti oyunu yönlendiren. Ben de tamam dedim, ne diyeyim yani?
Oyun
yani Yaşam Sergisi kısaca şöyle; hani dedim ya oyunu oynanan bir kişi var yani
yaşam sergisi açılan esas kız ya da esas oğlan. O kişi, oyunu yönlendiren
kişiye hayatındaki sorunlu alanları söylüyor. Anne, baba, kardeş, sevgili,
patron, kariyer, şehir değişikliği, miras kavgası, doktora vs. Her ne ise
artık. Canlı ya da cansız 5 tane sorunlu alanını söylüyor. Oyuncular bu
bilgileri bilmiyor. Oyuncular da toplamda 6 kişi demiştim zaten. Oyunu yönlendiren, tek tek
oyuncuların hepsine enerji yüklemesi yapıyor. Bir kişiye esas kız/esas oğlanın
enerjisini yüklüyor, geri kalan 5 kişiye de esas kız/esas oğlanın sorunlu
alanlarının enerjilerini yüklüyor fakat kimse kendisine ne enerjisi
yüklendiğini bilmiyor. Sonra oyun başlıyor. Oyunu yönlendiren ilk önce,
tek tek tüm oyunculara neler hissettiğini soruyor. Açıkçası, bazı oyuncuların
cevapları zorlama geldi bana ama ilk defa böyle bir deneyim yaşadığım için çok
laf etmek istemiyorum. Sıra bana geldiğinde ben; durağan, tepkisiz, yaşamdan
uzaktaymış gibi hissettiğimi söyledim. Gerçekte öyle hissediyordum belki de o
yüzden öyle dedim bilemiyorum. Neyse efendim, daha sonra oyunu
yönlendiren enerjileri karşı karşıya getirmeye başlıyor. Ve bu karşılaşmalarda neler hissettiğini, karşındaki enerjiye ne söylemek istediğini anlamak için sorular soruyor. Tabii böylelikle esas
kız/esas oğlan enerjisini taşıyan oyuncu belli oluyor genellikle çünkü en çok onu
kullanıyor karşılaştırmalarda. Ancak, diğer oyuncuların hiçbiri hangi enerjiyi
taşıdığını bilmiyor. Hatta ben oyun bitince bile öğrenemedim. Benim ve başka
bir oyuncunun taşıdığı enerjiler hariç hepsini söyledi oyunu yönlendiren ama
bizim ikimizinki çok özele giriyormuş, o yüzden söylemedi.
Ve oyun, tabiri caizse, karşı karşıya getirilen tüm enerjiler içlerini döküp, sorunlarını çözüp, helalleştikten sonra bitiyor.
Ve oyun, tabiri caizse, karşı karşıya getirilen tüm enerjiler içlerini döküp, sorunlarını çözüp, helalleştikten sonra bitiyor.
Neyse
kısacası, benim oyunda söylediklerimden etkilendi oyunu yönlendiren. “A aa çok
ilginç, hiç böyle bir tanımlama duymamıştım. Güzelll!” falan dedi oyun
esnasında. Oyun bittikten sonra da evrenle bağlantımın kuvvetli olduğunu,
enerjileri hemen hissettiğimi söyledi. Mutlaka bu alanda çalışmalıymışım…
Aslına
bakacak olursanız, oyunu yönlendirene katılıyorum. Artık, bağlantım kuvvetli. Bunu ben de her bahaneyle hissediyorum. Ve buna Latte’m sebep
oldu!
Dün,
Latte’min gelişinin 1. yıl dönümüydü. Mutlaka hepimizi değiştirdi ama beni
muazzam değiştirdi. Hayatımda ilk defa bana muhtaç olan bir canın
sorumluluğunu aldım. Tamam daha önce muhabbet kuşumuz vardı, balığımız vardı
ama aynı şey değil. Hiçbirinin sorumluluğunu tek başıma almamıştım.
Ayrıca, köpek olması bambaşka bir şey... Aynı küçük bir çocuğun varmış gibi
arkadaşlarınla bir yere kahve içmeye gittiğinde, onu dolaşsın diye serbest
bırakıp hem sohbet etmeye çalışıp hem de göz ucuyla sürekli onu izlemek mesela!
Ne
yalan söyleyeyim, daha önce korkardım böyle sorumluluklardan. Ama artık her şey
farklı! Latte, sorumluluğun bana yakıştığını gösterdi bir kere. Kimseye değil, bana gösterdi. Korktuğum şeyin aslında bana iyi geldiğini gösterdi başka bir deyişle.
İçimdeki iyileştirici gücü ortaya çıkardı. Koşulsuz sevginin iyileştirici ve
koruyucu olduğu varoluşun kadim gerçeklerindendir.
Ve toprakla bağlantı… Yaratımın kalbi Toprak Ana ve onun tüm çocuklarıyla olan bağımı kuvvetlendirdi Latte'm. Aslında, doğumsal olarak var olduğuna inandığım ve sadece kendimde değil her kadında var olduğuna inandığım müthiş bağ!
Ve toprakla bağlantı… Yaratımın kalbi Toprak Ana ve onun tüm çocuklarıyla olan bağımı kuvvetlendirdi Latte'm. Aslında, doğumsal olarak var olduğuna inandığım ve sadece kendimde değil her kadında var olduğuna inandığım müthiş bağ!
Hani
şey derler; çocuklar, daha iyi bir insan olmak için mükemmel bir fırsattır.
Bence de öyle… 22 kilocuk bir köpekçik bende bunları ortaya çıkarabildiyse,
başka neler mümkün acaba? :)
Son
söz, sevin ve bağlar kurun arkadaşlar. Bunlar öyle bağlar ki ne burada ne
orada, ne şu an ne de başka bir an, ne uyanıkken ne rüyada asla kaybolmayacak,
hep var olacak bağlar. İşte bu gerçekten çok güzel…