İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

27 Mart 2023 Pazartesi

Yazılarımın Arkası Kesilmiyor, Ne Mutlu Bana! 😃

Sevgili Dostlar,

Bu aralar kısmetim eski yazılarımdan açıldı. Ve ben bu işe çok seviniyorum. Hele bu sefer taa ortaokul yıllarımdan bir yazımı buldum. Hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Düşünsenize ’97 tarihli bir yazım var. O kadar kıymetli ki…💫💫💫

Annem, bir zamanlar dilbilgisi ve kompozisyon defteri olarak kullandığım defteri saklamış. Ve ben bu defteri yıllar yıllar boyunca hiç görmedim. Geçen gün, Güneşışığım üzerine yazsın diye ona vermiş. (Sanırım bebeğim de annesi, babası gibi yazmaya hevesli olacak ya da ağabeyleri gibi çizmeye… 😍 Göreceğiz.)

Bir bakayım dedim deftere, a aa benim 26 sene önceki defterim. Hemen açtım baktım ne varmış içinde diye. Birkaç tane yazı var ama sanırım hepsi gerçek değil. Bazıları kompozisyon ödevi. Belli oluyor zaten, öncesinde not düşülmüş. “...aşağıdaki üç kavram kullanılacak…” gibi.

Ancak düşündüm de ben o kompozisyon ödevlerimi de paylaşmak istiyorum. Gerçek olmasa da yine de bana ait yazılar. Benim kurgum. Hem de 26 sene önceki! Sırayla hepsini yayınlayacağım burada. Bugün ödev olanlardan biriyle başlıyorum. Ödev olmasına rağmen yazılanlar tamamen gerçek. O günleri gayet iyi hatırlıyorum. Kullanılması gereken kelimeleri içine serpiştirerek gerçek hayatımdan bir kesit yazmışım. Yazıda geçen arkadaşımı da uzun zaman önce hayatımdan çıkarttım. Farklı insanlar haline getirdi hayat bizi diyelim. Ve fakat çocukluğum ve ilk gençliğim açısından çok önemli bir karakterdir demeden geçemem. O masumiyet zamanlarında çok güldük, çok oynadık, çok paylaştık birlikte. Umarım kendisi de ailesi de iyidir ve şansı, bahtı açıktır. 🙏

Evet, artık yazıma geçiyorum. Bakalım beğenecek misiniz? Dilbilgisi hatalarını düzelttim ama metne sadık kaldım. Bir kelime bile ekleyip çıkarmadan kopyalıyorum buraya. Adı “Hafta Sonu Planı” ancak sadece Cuma planından bahsetmişim. 😄😄 Kullanılması gereken kelimeler: kızgın, küçük, koşmak

Hafta Sonu Planı

Oh be, en sonunda Cuma günü geldi! Okul açılalı tam bir ay oldu. Aman Tanrım, daha sekiz ay var! Nasıl geçecek? Neyse Cuma günü geldi, şimdi bugünün planını yapalım.

İlk önce bu akşamüstü çok yakın arkadaşım olan Rüyamlara gideceğim. Birlikte her zamanki gibi tıkınıp sonra da bizim eve doğru gideceğiz. Yaklaşık on beş-yirmi dakika sürüyor. Bazen bu sallanarak yürümem yüzünden eve geç kalıp ceza aldığım olur. Ne yapayım, günün bütün yorgunluğu üzerimdeyken koşmak hiç işime gelmiyor. Zaten hafta sonları voleybolda canım çıkıyor, bir de hafta içi antrenman yapamam. Yine konuyu dağıttım galiba.

Bizim evde teybi son sesine kadar açıp kendimizi bizim yumuşak, turkuaz koltuklara atıp yine bunalım takılacağız. Beş dakika sonra da dayanamayıp heyecanlı heyecanlı konuşmaya başlarız herhalde. O da benim gibi düşük çenelidir. Saat altıya yaklaşırken de kendimizi yine sokağa atarız her zamanki gibi. Hava da o kadar güzel oluyor ki o zaman. Rüzgarlı, güneşsiz, romantik bir hava... Sallana sallana, çene çalarak yürüdüğümüz yol, on beş dakikalıktan çıkıp yarım saat olur. Küçük çocukların neşeli cıvıltılarını duyduğumuzda da küçükken yaptığımız çılgınlıklar aklımıza gelir. 

Saat altı buçuk gibi annem eve geldiği için ondan önce eve dönmem lazım çünkü şu anda cezalıyım. Annemin dışarı çıktığımdan bile haberi yok. Duysa herhalde cezam iki katına çıkar ve o da kızgınlıktan deliye dönerdi. Her neyse, bu işlerde artık profesyonel olduğum için kesinlikle annemden geç gitmem. Hemen hemen her Cuma olduğu gibi bu Cuma da annemler arkadaşlarıyla yemeğe çıkarlar. Belki ben de giderim, keyfime bağlı. Böylelikle hafta sonuna iyi bir başlangıç yapmış olurum.

--------------------

😇💕🙏🙋

  

10 Mart 2023 Cuma

Kara Kaplı Defterimden Sürpriz Çıktı

Merhaba Dostlar,

Bugün biraz boş zamanım oldu belediyede. Azıcık Rusça çalıştım. Sonra da aklıma bir şey geldi ve senelerdir ajanda olarak kullandığım "kara kaplı" defterimi açtım. Ne zaman yazdığımı bile unuttuğum bir yazıma denk gelince asıl ne aradığımı bile unuttum. 😊

Yazı hoşuma gitti ve hemen sizinle paylaşmak istedim. Kim bilir ne tetikledi de yazdım? Belki de bir ara yaptığım içsel dönüşüm çalışmalarının ödevlerinden biriydi. İnanın hiç hatırlamıyorum. Olduğu gibi aktarıyorum:

Denizin iyileştirici gücünde sevgiyi gördüm.

Bebeğin, kedinin kuyruğunu ısırmasında,

Annemin dayanamayıp dönmesinde,

Babamın yavru köpekçik için ağlamasında,

Bana selam veren ağaçlarda,

Latte'yi anlatırken içimin kıpırtısında,

Arabamla kurduğum bağda, onu öpmemde,

Kitaplarımı okşamam ve bir an önce bitirip Jemmoo'ya vermek istememde,

Sol serçe parmağımda kalan eğrilikte,

Yanık izlerimde,

Evlerimde,

Eşyalarımı toplasam da toplamasam da... 

Darıcı çocuğun aklıma gelmesinde,

Carmen'in bakışlarında, benim Latte'yi gördüğüm güzel gözlerinde,

Anneannemin dayıma kıyamamasında,

İdil'in yüzünü görmeden kanımızın kaynamasında,

Gökten gelenin babaannem olduğunu düşünmemde,

Sevgi her yerimde ve daima benimle!

Bu kitaba yazdığım notta bile...

Belki şiirleştirebilirim bile. Bakalım, olabilir. Ya da böyle bırakabilirim. Göreceğiz. 

Anladığım kadarıyla dayım bile sağ imiş. Babamlar bir önceki evlerindelermiş. Sanırım Jemmoo ile aramız kötüymüş. 😩 Kuşadası'ndaki yazlık evin son zamanları sanki. 2019-2020 arası yazmışım demek ki.

Nasıl hoşuma gitti şimdi bu yazıya rastlamak. İçim tatlı bir şekilde tuhaf oldu. Biraz da hüzünlendim tabii. Gidenler var... 

Ve fakat gelen de oldu. Güneşışığım geldi. 🙏🙏🙏

Hepinizi öpüyorum. İyi hafta sonları olsun İnşallah! 

💝