İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

8 Aralık 2023 Cuma

Kıbrıs

Sevgili Dostlar,

Yine kaç zamandır yazamamışım. 😅 Güya ücretsiz izindeyim, Güneş de kreşe gidiyor. Boş zamanım bol yani ama... O kadar çok iş çıkardım ki kendi kendime, anlatsam inanmazsınız. 😁 Memnunum bu durumdan bu arada, yanlış anlaşılmasın. Tamir edilmeyi/ettirilmeyi bekleyen bir sürü eşya vardı, kendi yıllık kontrollerim vardı. Alışveriş vardı, ziyaretler vardı, resimleri düzenlemek vardı. Vardı da vardı. Hala da bir sürü işim var. Örneğin yarın depomuzu düzenleyeceğiz. Senelerdir atıl kalan ya da Güneş'in saldırı tehdidinde olan 😆😆😆 her şeyi atıp kapısını kilitlediğimiz depomuzun bir elden geçmesi gerekiyor. 

Velhasılıkelam sizlere yazmaya vakit bulamadım maalesef. O kadar ki Kıbrıs'ı yazmak bile bu geceye kısmet oldu. Neredeyse bir ay oldu gideli ama dediğim gibi arkadaşlar anca oturabildim bilgisayarın başına. 

Kıbrıs'a Gülten annem ve Güneşışığım ile birlikte gittik. Gülten annem, bana doğum günü hediyesi etti bu geziyi. Kesesine bin bereket! 🙏🙏🙏🙏🙏 Çok da güzel oldu. Nasıl özlemişim gezmeyi, nasıl... Biraz tedirgin oldum başta açıkçası ne yalan söyleyeyim. Güneş daha çok küçük, burnumuzdan gelir mi acaba diye. Çok şükür her şey yolunda gitti. 🙏 Uçağa binmeye bayılmasından bellydi zaten. 🌞🌞

Tabii ki yorulduk. Yorulmadan gezmek olmuyor zaten. Güneş ile birlikte bir kat daha yorucu oluyor haliyle. Babasının ya da ağabeylerinin de olması lazım böyle gezmelerde. Uzun süre kucakta taşıyabilmeleri bakımından! 😅 Bebek arabası ittirmek de bir süre sonra zor gelmeye başlıyor. Kucak daha zor. Erkek kuvveti lazım kısacası. 😁

Üç gecelik gezimizin iki gününde de doya doya gezdik. Yağmura da yorgunluğa da hiç aldırmadık. Şansımıza çok zorlandığımız bir durum da olmadı şükür. Gazimağusa'daki Namık Kemal zindanı tüyler ürperticiydi. Giderseniz mutlaka görün. Kapalı Maraş daha da tüyler ürperticiydi. Çernobil'i geziyormuşsunuz gibi (tabii orayı gezemeyiz de hayalet şehir deyince ilk aklıma Çernobil geliyor). Artık kimsenin yaşamadığı, terk edilmiş bir şehir. Boş dükkanlar, boş apartmanlar. Çürümüş tabelalar. Korku filmi sahnesi gibi. Ama bir sahili var... Aman Allah'ım o ne güzellik öyle. Bir zamanlar Akdeniz'in en gözde sahillerinden olması hiç yersiz değil. Bakmaya doyamadık. 💙 Artık, Kapalı Maraş'a günübirlik giriş yapılabildiği için bir dahaki gidişimizde denize de gireriz belki. Hava daha sıcak olursa. Neden olmasın? 😉

Bir daha gitmeyi zaten çok istiyorum çünkü hem vakit darlığından hem de mesafeden ötürü başşehir (Kıbrıslılar öyle diyor) Lefkoşa'yı göremedik. Aynı şekilde ünlü kaçakçı Pablo Pavlides'in evini nam-ı diğer Mavi Köşk'ü de göremedik. Tekrar gitmek şart oldu yani. 😏

Girne'yi gezdiğimiz gün de tesadüfen Kıbrıs'ın Cumhuriyet Bayramı idi (15 Kasım). Türk Yıldızları, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve hatta Özgür Özel de oradaydı. Hoş bir tesadüf oldu.

Ve yine tesadüfen sömestr haftası gittiğimiz için otelde Çocuk Festivali düzenlenmişti. Her akşam çocuk diskosu vardı. Güneş'in o diskoda nasıl eğlendiğini hatta kudurduğunu anlatmama gerek yok sanırım. 😂😂😂

Özetle, çok çok iyi ettik de gittik dostlar. Allah sizlere de gönlünüzden ne geçiyorsa nasip etsin İnşallah. Oteli de beğendim. Onu da söyleyeyim bitirmeden. Acapulco! Çok geniş bir alanda ve çok rampa var yalnız. Bir de bungalov tercih ederseniz eğer acayip nemli oluyorlar haberiniz olsun. Geri kalan her şey harikaydı. 🎆🎆🎆

Yatma vakti. Hepinizi öpüyorum. Görüşmek üzere...
💞

19 Ekim 2023 Perşembe

Hem Çok Güzel Hem Dehşet Verici Dünya

Merhaba Dostlar!

Yaz bitti, şehre döndük. Yine bir koşuşturmaca, hep bir koşuşturmaca... 😁 Allah bitirmesin koşuşturmacalarımızı. Bebişkomun kreşe başlamasıyla hayatımızda yeni bir dönem başladı. 2 yaşında vermeyecektim ama planlar değişti. Tamamen adapte olunca işe de geri döneceğim İnşallah. Malum, para kazanmak lazım. 💶💶 

Artık hafta içi her gün 11:00 - 17:00 arası kreşte benim canımın içi. 💞💞 Dolayısıyla, iki sene sonra yeniden kendime ayırabileceğim zamanlar doğdu. Ve fakat yine de size ancak yazabiliyorum gördüğünüz gibi. O kadar bekleyen işim varmış ki yap yap bitiremedim hala. 😄😄😄 Biri bitiyor, biri başlıyor. Ben de bu durumdan gayet memnunum, yanlış anlaşılmasın. Sadece yazmaya ve spora istediğim gibi zaman yaratamadım henüz. Elbette bu durum da bir düzene girecek. An meselesi. Zaten kreşin dördüncü haftasındayız. İlk iki hafta oryantasyonla geçti. Güneşışığımı yavaş yavaş alıştırdılar yeni ortamına. Haliyle 2 yaşında çocuk ne yapsın, önceleri garipsedi biraz. Beni aradı. Yine de maşallah! Çabuk alıştı diyebiliriz. 🧿🧿🧿 Umarım hep böyle sağlıkla, keyifle devam ederiz kreş hayatına. Hemen hasta da olduk tabii, Allah'ın emri. Atlattık gitti, şükür. 🙏 Olacak arada ufak hastalıklar. Her seferinde üzülsem de çocuklar böyle büyüyor, biliyorum.

Kısacası; şimdi şimdi okumaya, yazmaya daha çok vakit ayırabilmeye başladım. Bir sürü hikaye dönüp duruyor kafamın içinde. 😊 Birine konsantre olup olay örgüsünü kabataslak oturtunca yazı aşamasına geçeceğim. Zaten yazı aşamasında hiçbir şeyin garantisi yok. 😅 Her an bir sürpriz olabiliyor ve hikaye bambaşka yerlere sürüklenebiliyor. İşin en eğlenceli tarafı burası. Benim için de saklı kapılarla dolu bu süreç. Son paragrafta bile aklımın çelindiği ve hikayenin farklı bittiği oldu mesela. Bence harika bir şey bu. Bakalım sıradaki hikayemde neler çıkacak bu benden? 😏

Bu arada, biliyorsunuz "Nesi Var?" basıldı ve satışa çıktı. İlk göz ağrım. 💛 Daha önceki yazılarımda bizim belediyenin YouTube kanalında okunacağını söylemişim. Sonra ben bile unuttum bu dediklerimi. 😆😆 Olmadı öyle bir şey ve iyi ki de olmadı. İyi ki kitap olarak basıldı. Ve şimdi belki de diğer masalım da basılacak!!! 😍😎 Vallahi ben de şaşkınım. O yüzden hemen sizlerle de paylaşmak istedim. Olayların gelişimi şöyle oldu...

Yazın ortası falan gibiydi galiba, ben yabancı bir internet sitesi keşfettim. Son derece sevimli, tamamen masallara adanmış bir site. Kurucusu da Jade adında bir hanım. İlk kitabım basıldı fakat ilk kitabım olması sebebiyle teşvik kapsamında ücretsiz basıldı. İkinci kitabım için öyle bir şansım yok. Kitap bastırma maliyetlerini bilmem biliyor musunuz? Gerçekten çok pahalı. Bu sebeple, ben de bulduğum bu yabancı sitede masalımı yayınlatabilir miyim acaba diye düşündüm. Tabii öncelikle İngilizceye çevirdim. Sonra da gönderdim. 💣Bu Jade adındaki tatlı hanım, masalımı beğendiğini ve yayınlayacağını söyledi. İlk plana göre Kasım ya da Aralık ayında illüstrasyonları ve seslendirmesi (podcast için) tamamlanacaktı ve sitede yayınlanacaktı. (Düzeltmeleri zaten hemen yaptı. Anadilim olmadığı için tabii ki dilbilgisi hataları vardı, onları düzeltti. Kurguda bazı ufak değişiklikler yaptı. Çocukların okuyacağı içeriklere çok daha hassas yaklaşılıyor biliyorsunuz.) Ancak, bugün gönderdiği mailde kitap olarak basılmasını ister miyim diye sormuş. 😀 İstemez miyim hiç? Hem de çok isterim. Nasıl olacak bilmiyorum. Benden para isterse olamaz ne yazık ki. Ücretsiz izindeyim ve zaten dolarla euroyla kitap bastıracak halim yok. 😂😂 Biraz sonra cevap yazacağım ve gelişmeleri acayip merak ediyorum. Elbette sizi de haberdar edeceğim. 😎

Bizden haberler böyle dostlar. Cuma günü de Jemmoocuğumun doğum günü. Onun için de ayrıca mutluyum. Ben, doğum günlerini çok severim ve doğum günü sihrine kesinlikle inanırım. Dedikleri gibi o ruh o gün bu dünyada bedenlenmeye karar vermiş. Bu çok büyük ve çok güzel bir enerji. Umut dolu bir haber! Özeldir yani doğum günleri. Allah hep keyifle kutlamayı nasip etsin İnşallah! 🙏🙏🙏🙏

Bir yandan bunları yazarken bir yandan da kalbim acıyor. Susturamıyorum o sesi, susacak gibi değil. Susmamalı ayrıca. Savaş var. Yine savaş var. Yine olan masumlara oluyor. Bu dünyayı hem çok sevip hem de öfkeyle nefret ediyorum. Yukarıda yazdığım keyifli cümleler aynı anda kalbime batıyor. Ve hiçbir şey yapamıyoruz. İnsanı delirten bu aslında. Ben kendimce uluslararası bir örgütün imza kampanyasına katıldım, kampanyayı paylaştım ve bütçem yettiğince bağış yaptım. O kadar. Başka da bir şey yok. Başka hiçbir işe yaramıyorum. Gerçek bu. 

Sosyal medyamda şunları yazmıştım ve her satırının arkasındayım: 

Ben bu resimlere bakmaya bile dayanamıyorum. Çok şükür bu resimdeki yavruların hepsi sağ ancak onları kan, toz, gözyaşı içinde görmeye yine de dayanamıyorum. Biliyoruz ki savaşlar devam ettiği sürece bu resimlerin çok kötü olanları paylaşılacak. Ne olur bitsin bu savaşlar! Ne olur insanca yaşayalım! Ne olur barış, dirlik ve huzur içinde yaşayalım!
Hiç kimse çok zenginim diye böbürlenmesin. Bu olanları durdurmaya paran yetmiyorsa zengin falan değilsin. Başarılı da değilsin, şöhret de değilsin. Hiçbir şey değilsin. Hiçbir şey değiliz. Evet aslında tam olarak böyle... Hiçbir şey değiliz çünkü elimizden hiçbir şey gelmiyor!
En azından bu çağrıya katılalım, tek başına hiç olmaktansa kolektif olarak güç olalım!

Çağrı dediğim, bahsettiğim uluslararası örgütün imza kampanyası. En azından bunu yapalım. Tamamen tepkisiz kalmayalım. 

Bugünlük bitiriyorum dostlar, karmakarışık hisler içerisinde veda ediyorum size. Allah, hepimizin kalbini sevgi ve iyilik ile doldursun. Menfaatler, vicdanlara baskın gelmesin.

İyi geceler...