İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

30 Nisan 2020 Perşembe

Karantina Devam Ediyor

Merhaba Dostlar!

Yine blog yazacağım diye niyetlenip günlerdir yazamıyorum. Koştur koştur bir çalışma içerisindeyiz belediyede biliyorsunuz. (Salgın çalışmaları haricinde iki arada bir derede sanki çok acilmiş gibi bir meclis kararı bile çevirdim. Niye olduğunu hala anlamış değilim.) Türkiye'nin 2/3'sinin çalışmadığı bir dönemde biz tam zamanlı çalışmaya devam ediyoruz. Normal şartlarda acayip isyan eder, yıkardım ortalığı ama şu anki şartlar çok farklı tabii. Burada olup salgın döneminde bize ihtiyaç duyanlara yardımcı olabildiğim için çok büyük mutluluk duyuyorum. İnanın hiç zor gelmiyor. Sadece hastalık kaygımız var tabii doğal olarak. O konuda da Cipralex imdadıma yetişti. İyi ki Jemmoo'yu dinlemişim ve ilaca başlamışım. Biraz kafamıza göre oldu ama iyi oldu. Hem genel ruh halime hem de salgından kaynaklanan kaygı durumuma çok iyi geldi. Hatta fazla iyi geldi, maske bile takmıyorum çoğu zaman. İyice gevşedim. Bu iyi olmamış olabilir... 😅

Ne tuhaf ama değil mi? Nasıl da alıştık salgın şartlarına! Sinemaya gidemiyoruz, dışarıda oturup bir kahve içemiyoruz, şehir dışına çıkamıyoruz. Maskesiz markete bile giremiyoruz... Ve tüm bunlar normalleşmeye başladı. Gerçekten insanoğlu her şeye alışabilme iradesine sahip. Tabii ben biraz rahat konuşuyorum çünkü hiç karantina yaşamadım aslında. Altı üstü iki gün üst üste evden çıkamadım. Bu da her zaman olabilecek bir şey yani. Fakat bütün hayatım iş oldu tabii. Beni tanıyanlar durumun ne kadar ironik olduğunu bilir 😆. Resmen evden işe, işten eve. Ertesi gün hooop yine aynı...

Bu felaket durumun bazı iyi yönleri de var tabii. Her şerde bir hayır olduğu gibi! Dünya ölçeğinde, doğa kendine geldi. Denizler, kanallar temizlendi, her yerden çiçekler fışkırıyor. Tam ilkbahar gibi ilkbahar oldu. Doğa yeniden doğdu. Kendi ölçeğimde de iyi şeyler oluyor. Uzun zamandır yapamadığım kadar düzenli spor yapıyorum. Az alkol ve az sigara içiyorum. Fazla para harcayamıyorum hehehehhehe 😁😁😁😁. Rusça çalışmalarıma ara vermiştim, bir hayli mesafe katettim bu dönemde. Yazıyorum. Geçen gün paylaşmıştım, bir hikaye tamamlama oyununa katıldım. Yine katılacağım, onu da okutturacağım sizlere bitince. Gibi gibi...

Bir de Jemmoo'yla yaptığımız kaçamaklar var tabii... Bu karantina günlerinin en güzel anları desem yeridir. Mısırımızı, cipsimizi alıp birlikte film seyretmeyi o kadar özlemişim ki! Kucağına yattığımda saçlarımı koklamasını, kocaman elleriyle beni sevmesini. Sevgili kokusunu, birlikte uyuyup uyanmayı... Şimdi diyeceksiniz siz ayrıldınız, sevgili değilsiniz. Evet, teoride öyle. Ağzımızla söylediğimiz o. Fakat gerçek bu mu? Bilemiyorum. Bir gün birbirimizi tamamen affedebilir miyiz bilmiyorum. Hayat bize neler getirecek bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, tüm yaşananlara rağmen her fırsatta birbirimize koşmamız "Aşk"tır. Onun bunun dediği gibi bitip gitmedi de bu aşk. Hala burada ve hala capcanlı! Belki de Jemmoo'nun dediği gibi biz aslında hiç ayrılmadık. Zaten kalbin kime aitse onunlasındır. Onunsundur. Öyle değilmiş gibi yapmak sadece bir yanılsama. O kadar. 

Yine çok konuştum 😏. Artık belediyeden çıkıp eve gitmem lazım. Ve iyileşmeye devam etmem... Dünya da iyileşiyor, ben de! Her şey güzel olacak! 🙏 

Görüşmek üzere...


5 Nisan 2020 Pazar

Güzel Günlere

Dostlar, dostlar!

(101. yazım. 100 yazı oldu mu yayınlayacağım diyordum ama sanırım biraz daha beklemem gerekecek bunun için)

Çok garip bir ruh hali içerisindeyim. Çoğunuz gibi. Neyse ki buraya yazıp biraz rahatlama şansım var çok şükür. Geçen sene tam bugün biyopsi olmuştum. Sabahtan beri o gün geliyor aklıma. Hem operasyondan korkuyordum hem çıkacak sonuçtan. Allah’ıma binlerce kez şükürler olsun her şey yolunda gitti, sonuç da iyi çıktı. 

O gün sabah erkenden kalkıp hastaneye gitmiştik. Jemmoo da gelmişti canım benim… Operasyona giderken başımı okşamıştı. Unutmuyorum. Sonra birlikte bize geçmiştik, kahve içmiştik. Jemmoo ofisine dönünce benim gönderdiğim hediyeleri görmüştü. "İlk defa birisi Avukatlar Günü’nde hediye gönderiyor bana!" demişti. İlk olduğum için ve o mutlu olduğu için çok sevinmiştim.

Sonra gerçekten avukatım oldu. Benim için birçok konuda saatlerce/günlerce uğraştı. Allah bin kere razı olsun. Daha sonra... Kötü kötü şeyler oldu işte. Onları anlatmayacağım demiştim. Ben avukatlıktan azlettim Jemmoo’yu. Sırf canım yanıyor diye. Biliyorum çok kırıldı bu hareketime.  Onun da canı yandı. Şimdi, şu günlerde düşünüyorum da biz bu salgını hak ettik galiba. Hiçbir şeyin değerini bilemedik biz. Jemmoo… O kadar özledim ki… İstesek bile birbirimizi göremeyecek durumdayız şu anda çünkü ayrı şehirlerdeyiz ve şehirlere giriş-çıkışlar yasaklandı.

Geçsin, bitsin artık bu salgın ızdırabı ne olur... Belediyede nöbet usulü çalışıyorum biliyorsunuz. Sürekli telefondayız, vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Herkesin o kadar siniri bozuk ki telefonda ağlayan ağlayana. Benim gözyaşlarım zaten “hazır ol”da bekliyor. Her telefonu yutkuna yutkuna kapatıyorum sonunda, ağlamamak için zor dayanarak.

Bir yandan da manevi olarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bugün 05:45’te tüm enerji çalışanlarıyla salgının sonlanmasına yönelik şifa çalışmasına katıldım. Yapabildiğim kadarıyla tabii. Şifa topu göndermeyi öğrendim daha yeni. Hatta iki kere Jemmoo’ya da gönderdim, umarım faydalı olmuştur. Bu sabah da niyet edip şifa topu gönderdim tüm dünyaya. Allah’ım bu güzel niyetlerimizi, bu çabalarımızı, sabahın 5’inde bir sürü insanın aynı anda şifa göndermeye çalışmasını kabul et Yarabbim!

Şu salgın bir geçsin... İlk işim babamları ve Jemmoo’yu görmek olacak. Bir de sinemaya gitmek! Hepinizi çok özledim. Ne olur iyi olun!

Elbet bu salgın geçecek! Güzel günler göreceğiz tekrar! Nefes aldığımız sürece umut var!!! Ve sen canımın yarısı, sen her zaman benim Sevgili Avukatım'sın. Ve saatler her zaman 08:08, 14:14, 22:22…