Benim Canım Dostlarım Merhaba!
“Long time no talk” olduk yine. İdare edin beni vallahi, hep yazmak istiyorum ama işte… Rahmetli anneanneciğim hep şey derdi: “Bir Pazartesi oluyor, bir Cuma. Nasıl geçiyor hafta, anlamıyorum.” Ben de aynen öyle hissediyorum. Nurlar içinde yatsın. 🙇
Zaten iki hafta öncesine kadar
her Cuma “Anne Destek Programı” vardı. Beş ay sürdü. Çarşambalar da TÜRGÖK günü.
TÜRGÖK, Haziran sonuna kadar devam edecek İnşallah. Pazartesi; temizlik yapalım,
çamaşır yıkayalım. Salı; pazara gidelim, detoks vs. hazırlayalım. Kuaför işi
falan varsa oraya gidelim. Çarşamba ve Cuma zaten tüm gün dolu. Bir Perşembe boştu,
o günlerde de maşallah hep bir iş çıktı. 😀 Güzel tabii, hiç şikayetim yok. Boş
oturmayı sevmem zaten. Size yazamıyorum sık sık ama ne yapalım, gönüller bir
olsun. 💕
İki haftadır da yıllık
kontrollerimi yaptırmakla uğraşıyorum. Onlar da zaman alıyor tabii. Neyse,
hepsi güzel geçti çok şükür. 🙏 Ay yıllık kontrol deyince hep aklıma şey geliyor;
10 sene falan önce bir gün rahmetli babamla telefonda konuşurken yıllık
kontrollerimi yaptırdığımı söylemiştim. O da bana “Kafa doktoruna da gittin mi
kızım? Kafa doktoruna git sen bir de.” demişti! 😆😆😆😆😆 Baya
gülmüştüm. Hala gülüyorum. Mekanı cennet olsun. Bir sene oldu ayın 27’sinde. 🙇
Aslında hepimizin ara ara “kafa
doktoruna” gitmesi lazım bence. Vallahi insanlar içindekileri kimselere anlatamadıkları
için ya olmadık yerlerde öfke patlamaları yaşıyorlar ya da oralarında
buralarında bir şeyler çıkıyor evlerden dışarı. Ne güzel olur bazı Avrupa
ülkelerindeki gibi SGK karşılasa da “Çocuklar Duymasın”daki Meltem gibi düzenli
olarak psikoloğa gidip deşarj olsak. İnşallah o günleri de göreceğiz.
Gerçi bizim milletimiz neyi ne
kadar hak ediyor bilemiyorum. Çöpünü çöpe atamayan bir millet. 😡 Vallahi bazen
birilerini gırtlaklamak istiyorum. Kaç kere kaç kişiyi uyardım hatırlamıyorum.
Emekli Albay gibi. Ya da Sabri Bey! Ama yani dostlar; adamın biri evinde
tadilat yaptırıyor diye çıkan molozu evin önüne bırakınca (belediye ekipleri
tarafından alınacak olan molozu), başkalarının yemeden içmeden hemen kendi ev
çöplerini molozların yanına bırakması nasıl tabir edilir? Salaklık mı? Hainlik
mi? Sorarım size. Ben de çok sinirleniyorum. Her yer çöp, her yer köpek kakası
içinde. Köpeklerinin kakasını da toplamıyorlar. Köpekten soğuyacağım bunlar
yüzünden. Lattoş hariç tabii. 🐶Canım benim, artık yaşlı bir teyze oldu Latte’miz.
Hep iyi olsun İnşallah. 💖
Neyse… Düzeleceğiz İnşallah diyelim.
Ben bu yazıyı aslında binlerce kez şükretmek için yazıyorum. Her şeye ve
herkese rağmen iyiyiz çok şükür. Yaradan’a binlerce kez şükürler olsun. 🙏🙏🙏🙏🙏 İyi
olmak için de elimden geleni yapıyorum. Şimdi aklımda fikrimde hep deniz. Nasıl
özledim! Haftaya bir gün kaçarım yine Foça’ya sezonu açmaya. İyice hava
ısınsın. Gerçi bayramda Kuşadası’nda da gireriz büyük ihtimalle. Bakalım,
göreceğiz. Bu sene Ekim başında bile girdim. Güneşışığımı okula bıraktıktan
sonra, atladım arabaya gittim Foça’ya. Girdim bir saat denize, sonra çıktım
hemen bir kafede üstümü başımı değiştirdim. Bir kahve aldım, döndüm. Birkaç
kere yaptım bunu. Nasıl iyi geliyor deniz bana, nasıl…🏊
Hadi bir itirafta bulunayım şimdi
burada. Yıllar önce de Jemmoo’dan gizli böyle bir kaçamak yapmıştım. 🙈Temmuz’du
galiba. Bir şey olmuştu, denize gitmek istemediğini söylemişti Jemmoo. Zaten
Cumartesi çalışması gerekiyordu. Ben de o ofise gittikten sonra evdeki işlerimi
halledip atlamıştım arabaya, Güzelbahçe’de bir saat denize girip dönmüştüm.
Çoğu insan üşeniyor ya da yalnız
bir yere gitmeye çekiniyor. Onları da anlıyorum tabii. Herhalde ben çok
alışkınım yalnız bir şeyler yapmaya. Zaten denize girerken birileri ile sohbet
etmeye ihtiyacım yok. Tek başıma yüzmeyi de çok severim ayrıca.
Hamileyken de Kuşadası’nda
kaçmıştım öyle denize ama o zaman yakalandım. 😅 Saçlarım kurumadan dönmüştüm
çünkü. Jemmoocuğum çalışıyordu, benim de karnım burnumda. Artık doğuma sayılı
günler kalmış, sıcaktan fenalıklar basıyor. Attım kendimi denize. Doğumdan
önceki gün bile denizdeydim zaten. Denizde doğururum diye ödü kopuyordu
herkesin. Çok büyük şanstı benim için, çok şükür. 🙏 Muhtemelen her gün denize
girdiğim için çok fazla şişlik olmadı hiçbir yerimde. Asıl şişkinlik doğumdan sonra oldu. Spinal anestezi yiyince gördük şişmeyi. 😐
Ayy yine çeneme vurdu. Özlemişim
size yazmayı. Bu arada, “Nesi Var?”ı okuyan 3. Sınıf öğrencileriyle bir araya
geldik geçen hafta. Aman Allah’ım bu çocuklar nasıl zehir gibi böyle. Maşallah!
🧿🧿🧿 Hiç tahmin etmediğim sorular sordular. Şahane bir buluşma oldu. 💫💫💫💫 Kitabımı çok
beğenmişler, bu beni çok mutlu etti tabii. Bir de bana hediyeler hazırlamışlar.
Canlarım benim… 💝Hepsi oturmuş ayrı ayrı resim yapmış, bir şeyler yazmış.
Simlerle süslemişler. Birisi kalem başlığını hediye etmiş. Pure Goodness! İyi
ki bu güzel çocuklar var ve ben de iyi ki yazıyorum!!! 🙏
Artık bitiriyorum dostlar. Güneşışığımı alacağım okuldan. Bekliyordur şimdi beni annesinin canı. 💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜
Hepinizi öpüyorum. Sağlıcakla kalın! İçinizi kimselere açamıyorsanız ve yazmak gibi başka yöntemlerle kendinize destek olamıyorsanız mutlaka "Kafa Doktoru"na gidin. 😉
Sevgiler,
💋