Cuma günü ve saatlerimiz 16:00, demek oluyor ki hafta sonu tatiline çok az kalmış! 😏 Jemmoo’yu da Latte’yi de Salı’dan beri görmüyorum ve burnumda tütüyorlar resmen. Neyse az kaldı. Bir an önce çıkalım gidelim şu ofisten. Şimdi Jemmoo okuyunca yine içinden kızacak; “Aklı fikri işten kaçmakta!” diyecek ama öyle değil. Vallahi değil.
Sabah çok yoğun geçti mesela. DEÜ’ye gittik doktora danışman hocamı ziyaret etmeye. Ben bir zamanlar doktora yapıyordum, yazmışımdır belki daha önce. Yaklaşık 10 sene oldu. Ders aşaması bitti, sıra yeterlilik sınavı ve tez aşamasına geldi. İş, güç durumları başladı tabii bir yandan. Doktora derslerine girerken bir yandan yine DEÜ’de İngilizce Öğretmenliği formasyonu almıştım. Aynı zamanda Halk Eğitim’de de İngilizce derslerine girmeye başlamıştım. Böyle yoğun bir dönem olmuştu. Çok da zevkliydi ama… Zaten aynı anda birkaç şeyle ilgilenmek her zaman hoşuma gitmiştir. (Aynı anda iki kitap birden okurum mesela. Size de tavsiye ederim. Hiç kafanız karışmaz, tam tersine ikisine de ayrı ayrı daha iyi konsantre olursunuz.) Bununla ilgili bilimsel araştırmalar da var. Bir tek konuya odaklanmak vizyonunuzu daraltabiliyor ve hata yapma riskinizi artıyor. Ancak, farklı konularla aynı anda ilgileniyorsanız ilginç bir şekilde tüm konuları daha iyi kavrıyorsunuz, daha az hata yapıyorsunuz ve daha az yoruluyorsunuz.
Araya 3 gün girdi. 😂 Bugün Salı hehehehe. Yine yarım kaldı yazım. Ne yapayım toplantıya girdik aniden, sonra da evde devam ederim dedim ama ofisteki yoğun negatif enerji yüzünden(!) başım ağrıdı çok. Sonuç olarak, evde de yazamadım. Sonra Jemmoo geldi ve hafta sonu moduna geçtik. Dün de tatildi biliyorsunuz. Demek şu ana kısmetmiş. Gerçi belli olmaz, yine bölünebilirim her an hehehhehe 😆😆😆.
Velhasıl doktora döneminin başka bir yeri var hayatımda. Cuma günü tekrar o havayı teneffüs edince, bir de üstüne danışman hocam beni öve öve bitiremeyip üniversiteye dönmemi isteyince içim bir hoş oldu yani. (Bu konuyu düşüneceğim zaten, aftan yararlanıp geri dönmem kuvvetle muhtemel.)
Peki, sonra ne oldu? Müdür beyimiz toplantı ile ilgili tek kelime bile etmedi benimle. Halbuki, danışman hocam bizi çok iyi karşıladı ve müthiş fikirler sundu. Ben de dönüş yolunda konuyu detaylandırayım dedim ama Müdür bana ne dedi: “Düşüneceğim!” Bir daha da konusu açılmadı.
Şimdi ben nasıl motive olayım? Nasıl işime adanayım? Zaten, ofiste beni hiç tanımadığı halde benden nefret eden bir manyak var. E, projelere de dahil edilmezsem nasıl çıkacak bu karanlıklar aydınlığa?
Neyse bakalım, her şey yoluna girer elbet. Ben izne çıkıyorum zaten, yetti canıma. WW gelecek İstanbul’dan bu Pazar. Hep beraber Kuşadası’nda biraz tatil yapacağız. Canımın içi o… Çok özledim! Bir buçuk senedir görmüyorum neredeyse. Kadim dost… 😍
Allah’ımmmm! Öyle bir uyku bastırdı ki şu an arkadaşlar… Gözlerimi açık tutabilmem bir mucize! Yemin ediyorum iki aydır bu Müdürlükteyim; sürekli uykum var, sürekli halsizim ve sürekli karnım şiş. Ortamdaki ve hatta daha kötüsü direkt size yönelen negatif enerji insanı gerçekten etkiliyor. Umarım, en kısa zamanda kurtulurum bu negatiflikten. Ayy göz göze geldik şimdi öğğğhh psikopat, manyak…
Benden bu kadar! Gideyim de bir kahve içeyim. Yoksa olduğum yerde sızacağım, ağzımdan salyalar akacak.
Sonra biraz toparlanırsam öyküme devam edeyim diyorum. A aa bu arada ne diyeceğim? Bu yazıyla beraber bloğumdaki yazılarım 88 olacak. 100’e tamamlayınca kitaplaştırayım diyorum. Siz ne dersiniz? Keyif alır mı okuyucular? Şeyma Subaşı’dan neyim eksik benim ayol? 🙃
Hepinizi öpüyorummmm… Hayırlı, uğurlu, mutlu, huzurlu, sağlık, sevgi, aşk ve bereket dolu bir hafta olsun İnşallah! Amin. 🙏
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder