İyi ki Geldin!

İyi ki Geldin!
Burası benim son derece genel, özel alanım; umuma açık, gizli odam. Hoş geldin :)))

25 Ocak 2023 Çarşamba

Boşluk

Bugün yine ziyarete gittim anneanneciğimi. O kadar özledim ki... Bugüne kadar kolay kolay toparlanamayacağım zannediyordum ama bugün kendimi biraz daha iyi hissetmeye başladım. Sanırım işe geri dönmek iyi geldi. Ve fakat bir yandan da suçlu hissettim kendimi. Bu kadar çabuk mu unutuyorum diye... Elbette öyle bir şey mümkün değil. Unutabilir miyim hiç? 40 yılım birlikte geçti. Sadece kabulleniyor insan işte.  

Gün geçtikçe daha çok kabulleneceğim. Ama akşam olup da odasının ışığı yanmayınca... O çok dokunuyor insana. Canım benim...

Anneannem, kendi anneannesini çok anlatırdı bizlere. İnşallah, ben de hayırlısı ile o yaşlara geldiğimde hala anneannemi anlatıyor olacağım. 

En kısa sürede tekrar ziyaretine geleceğim. Seni çok seviyorum anneanneciğim...

20 Ocak 2023 Cuma

Bal arısı - Canım Anneannem

Ben şimdi nasıl yazayım, nasıl anlatayım sizlere bilmiyorum. 40 yıllık arkadaşımı ebediyete yolladım. Neşe ve dert ortağım, hayat öğretmenim, canım anneannem... Şu minicik ev bomboş kaldı birdenbire. Güneş, odasına gidip duruyor. Ben, her gece belki rüyamda görürüm diye uykuya dalıyorum. Annem perişan, perişan.

Zaman dolmuş demek ki... Bu sefer iyileşemedi anneanneciğim. Oysa nasıl mutluyduk 4 nesil bir arada. Daha anlatacaklarım vardı. Terziye bollaştırsın diye verdiğim pantolonun son halini göremedi. Ececiğimin Güneş'e getirdiği cicileri göremedi. Jemmoo, arabamın anahtarını kendi arabasında bulmuş. Söyleyemedim. Kitabımın basılmış halini göremedi...

Dün ziyarete gittim. Bir an önce gitmek istiyordum zaten, duramıyordum. Çok iyi geldi bana. Mümkün olsa her gün gidip saatlerce kalacağım. Anlatamadığım her şeyi mezarı başında anlattım. Kitabımı da götürmüştüm ama onu göstermeyi unuttum. Bir dahaki sefere İnşallah. Okumuştu zaten, çok da beğenmişti. Beni teselli eden de bu. İngilizce olan hariç tüm yazdıklarımı okudu canım benim. Çok seviyordu bizi çok... Toprağını sevsin. Güneş, hiç hatırlamayacak "nenne"sini. Ama ben anlatacağım, göstereceğim ona. Her şeyini öğreteceğim. Canının canının canı Güneş. En kıymetlisi! Güneş de bilecek "nenne"sini. 

Yarın ya da Pazar yine gideceğim yanına. Belki yine bal arısı orada olur. Şöyle bir şey oldu; camide tam sela vaktiydi, bir bal arısı geldi, benim göz hizamda durdu. "Ay gözüme girecek!" dedim hatta. Çok sonra teyzem anneme, camide bir bal arısı olduğunu ve herkesi tek tek dolaştığını söylemiş. Dikkatini çekmiş, hemen anneme de anlatmak istemiş. Annem de bana söyleyince, hatırladım bal arısını.

Dün mezara gittiğimde yine geldi bal arısı. Çiçekler götürmüştüm, bir baktım nergislerin içinde bir bal arısı. Ben konuşurken anneannemle, çoğaldı arılar. Hatta birisi elime kondu. Biraz gezindi elimde ve uçtu tekrar.

Biliyor musunuz, bu sene yazlığın balkonuna da defalarca arılar kovan yaptı... 

Anneanneciğim arı oldu, çiçek oldu, toprak oldu. 

Bir önceki yazımda, bir an önce şifa bulup evine kavuşsun demiştim. Ölümle şifa bulup ebedi yuvasına kavuştu. 

Nurlar içinde uyusun...

11 Ocak 2023 Çarşamba

"Nesi Var?" satışta!

Merhaba Sevgili Dostlar,

Yine ancak bir gece yarısı yazabiliyorum size. 😅 Gündüz Güneş Hanım bırakmıyor çünkü. Güzel, çok güzel bir haber vermek istiyorum. İlk göz ağrım masalım "Nesi Var?" basıldı ve Kitap Yurdu'nda satışa sunuldu. Başka yerlerde de var ama Kitap Yurdu en bilindik olduğu için onu söylüyorum. Nasıl mutlu oldum, nasıl heyecanlandım anlatamam. Gerçi henüz kitabı ben bile görmedim. Kargoda şu an, sabırsızlıkla gelmesini bekliyorum. 💚💚

Ücretsiz basıldığı için bana kitap göndermediler, ben de herkes gibi parayla satın aldım fakat indirimli olarak tabii. "Herkes" derken bu arada biraz hayal kırıklığına uğradığımı da paylaşmak isterim sizinle. Tanınmamış bir yazar olarak kitabımın hemen yüzlerce satılmasını beklemiyordum şüphesiz ama basıldığını duyar duymaz hemen alacağını söyleyen bir sürü tanıdık/arkadaşlarımdan hiçbiri henüz kitabı satın almadı maalesef. Biraz önce yine rakamlara baktım ve şu ana kadar sadece ben, Jemmoocuğum ve işyerinden tatlı bir arkadaşım satın aldı kitabımı. Coşkuyla söz verenler neden almadılar diye de soramıyorum tabii ki. Ama kırıldım açıkçası, ne yalan söyleyeyim... Neyse, sağlık olsun. Önümüzde uzun bir yol var. Gün gelir, ben de hatırlarım bu tutulmamış sözleri. 😑

Aslında çok daha önemli bir sebepten ötürü biraz da buruk kaldı heyecanım. Anneannem rahatsızlandı Perşembe günü ve hastanede şu anda. Bugün çok daha iyi ama bizi epey korkuttu. En temel beklentim onun bir an önce iyileşmesi. Sonrasında kitap satışım için bazı çalışmalar yapacağım. Allah bir an önce anneanneciğimi sağlıkla evine kavuştursun. Ve nerde varsa... 🙏🙏🙏🙏

Yine de insanın kitabının çıkması çok güzel bir şey dostlar! 😍😍 Ateş, Deniz ve Güneş'e ithaf ettiğim masalım; rahmetli babaannemlere de bir sevgi ve hasret duruşu oldu aynı zamanda. Neden derseniz; kitabın konusu olan oyun "Nesi Var?", küçükken babaannemlerin Antalya'daki cumbalı evinde, şu an ismini maalesef hatırlamadığım karşı evdeki arkadaşımla pencereden pencereye oynadığımız çocuk oyunumuzdu. Uzun yıllar boyu ne zaman Antalya'ya gitsem biz hep bu oyunu oynardık onunla. Çok iyidir ve mutludur İnşallah. Kulakları çınlasın. 💛 Bilmem inanır mısınız ama ben o arkadaşımla hiç sokakta falan bir araya gelmedim, evine de gitmedim, o da bize gelmedi. Sadece pencereden pencereye "Nesi Var?" oynadık. Ve fakat gördüğünüz gibi onu hiç unutmadım. 

Bugünkü yazımı bitirirken ve yeri gelmişken; ta en başından yani masalı ilk yazdığım zaman 2018'de hemen masalımı okuyup beni cesaretlendiren ve şu anda da kitabımın ilk alıcısı olan sevgilim, hayat oyunu sırdaşım, Güneş'imin babası Jemmoo'ya tekrar teşekkür etmek isterim. Teşekkürler canım benim... 💟💟💟💟

Sizler de umarım okursunuz ve umarım beğenirsiniz. Geri dönüşlerinizi duymak beni çok çok mutlu eder. 

Sevgiyle öpüyorum.

İyi geceler! 🌜