Merhaba Dostlar,
Bu sefer arayı çok açmadım sanki. Biraz açtım, çok denmez. 😏 Özledim size yazmayı. Aslında bu aralar genel olarak pek yazmıyorum desem yeridir. Bir önceki yazımda da söylemiştim galiba. Daha çok okumaya verdim kendimi. Bir de yine yeni yeniden Rusça çalışmaya başladım. Öhöm öhöm! Ne yalan söyleyeyim, Rusça konuşabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor. Biliyorum, anadil gibi asla olmayacak. Bırakın anadili, İngilizce seviyesinde bile olması uzun yıllar alır. Belki birkaç sene Rusya’da yaşarsam falan anca. Öyle bir niyetim de hiç yok. Büyük konuşmayayım aman. Nasıl desem işte, ufak ufak günlük hayatta derdimi anlatabilecek kadar konuşsam yeter ve o şekilde konuşabilmeme de az kaldı gibi hissediyorum. 😄
Aslında keskin bir ara
vermemiştim, her fırsatta Slav kökenli arkadaşlarımla çat pat konuşmaya
çalışıyordum kendimce. Ya da ne bileyim, sosyal medyadaki Rusça yorumları falan
okuyordum anlayabildiğim kadarıyla. Elbette disiplinli bir şekilde çalışmanın yerini tutamaz
bunlar. Ders kitabımın son bölümlerine gelmiştim zaten o zamanlar. Pandemi idi hamilelik
idi biraz çalışmalarım sekteye uğramıştı. Doğumdan sonra da kitabı kaldırmıştım. Şimdi
yine elimde canım kitabım. Bitireceğim, azimliyim. 💪 Ve bence bu çok güzel bir
şey. Yani benim için. Herkes dil öğrenirken benim kadar eğlenmiyordur tabii ki.
Bu benim ilgi alanım ve kitabı tekrar elime aldığım için kendimi kalpten tebrik
ediyorum.😎
Bu aralar uzun zamandır yapmadığım
şeylere geri dönüş akımı içerisindeyim sanırım. Yine yıllar yıllar sonra satranç
oynamaya da başladım. Gerçi bu benim istememle olmadı doğruyu söylemek gerekirse. Bizim minik kuşlar
satranç dersi almaya başladılar bu sene. Ben de o yüzden oynamaya başladım
Güneşışığımla. Öncesinde de bilgisayarla oynadım biraz ısınayım diye. Yenildim tabii ama ne kadar
zevkli olduğunu bir kez daha hatırladım. Hatta bu aralar hiçbir şey yapmayıp sırf
satranç oynayasım var. O derece! 😅
Bir zamanlar her akşam
bilgisayarla oynardım. Çok iyi değilim, tartışmaya gerek yok ve fakat ruhuma da
beynime de çok iyi geldi. Hatırlıyorum da annemler beni 5-6 yaşlarındayken kursa
göndermişlerdi. Hayal meyal zihnimde o günler. Tek bir kare var hatta hatırladığım diyebilirim.
Annemlerin çok yakın arkadaşlarının benden bir yaş büyük oğluyla beraber
gidiyorduk. Çok da sarmamıştı beni o zamanlar açıkçası. Üniversitede tekrar ilgi duymaya
başladım. Şimdi ise satranç sevgimin zirvesindeyim herhalde. ♚ Güneş de öğreniyor
diye çok seviniyorum, bence herkes bilmeli.
Bir de okul etkinliklerim
başladı, onu da duyurayım buradan. Biraz önce Bornova’daydım. Kütüphaneler
Haftası kapsamında Bornova Belediyesi’nin bir etkinliğine katıldım. 2. Sınıf öğrencileri
ile söyleşi yaptık. “Nesi Var?”ı tanıttım, sohbet ettik havadan sudan ve
etkinliğin en sonunda da masal uydurduk hep birlikte. Tabii bağırış çığırış! 😂😂Bir
yabancı öğretmen şöyle yazmıştı sosyal medyasında: “Public teaching means: %10 content + %90 Quiet
please!” Aynen öyle oldu benim de bu miniklerle. Yapacak bir şey yok. Ücretli öğretmenlik
yaptığım zaman boğazım acırdı yüksek sesle konuşmaktan. Bugün de gıcıklanır gibi
oldu vallahi. Ve fakat çok keyifliydi her
zamanki gibi. Tekrar çağıracaklarmış, buyursunlar çağırsınlar. Seve seve
giderim ben. 💚
Bir sonraki etkinliğe “Defne ve Ormandaki Boz Ayı” da çıkmış olur herhalde. Size söyledim mi bilmiyorum “Bear of the Woods” Türkçe olarak çıkacak. Yol Akademi ile anlaştık yine. "Nesi Var?”ı da onlar basmıştı. “Defne ve Ormandaki Boz Ayı”yı da çok sevdiler. Resimlendirmesini yapıp ücretsiz basacaklar. Ben de çok mutluyum elbette. Aslında, Jemmoo demişti onlarla konuş diye “Bear of the Woods” ilk çıktığında. Ben de haber vermiştim İngilizce masal kitabım çıktı diye. Sadece tebrik etmişlerdi o zaman. Ben de üstelememiştim.
Geçen ay aklıma düştü yine. Aradım, ikinci bir kitap için başvuru yapabilir miyim diye sordum. Ücretsiz olarak yazar başına tek kitap basıyorlar diye kalmış aklımda. Öyle değilmiş meğer. Beğenirlerse ve daha önce basılan kitapta bir sorun yaşanmadıysa ikinci kitabı da basıyorlarmış. Aylık olarak düzenledikleri yarışmaya katılırsam daha çabuk cevap alırmışım. Bir de bunu dediler. Ben de hemen başvurdum. Ve kabul edildi. 🎉🎉 Şahane oldu kısacası! Biraz önce kapak tasarımını göndermişler onay için hatta. Sanrım bir ay içinde basılır. Hayırlısıyla diyelim tabii ki. 🙏
Her şeyin bir zamanı var yani sevgili arkadaşlar. Beş senedir bekleyen kitabı bu sene tamamlayacağım İnşallah. Belki on beş senedir oynamadığım oyunu tekrar oynuyorum. Hem de kızımla. 💕Jemmoo’nun yıllar önce yaptığı öneri de bu sene karşılığını bulacak hayırlısıyla Yarabbim. 🙏🙏🙏
Zaten bu
yazma işlerinde Jemmoo’nun bana hep bir şekilde faydası dokundu. Doğrudan ya da
dolaylı olarak mutlaka güzel bir kapı araladı bana. Uğurlu geliyor bana. Ona da buradan teşekkürler ve öpücükler…😘
Yazımı da sonlandırıyorum artık,
kuzucuğumu almaya gideceğim. 😍
Sevgiler,
💛